Karadeniz'e sıcak saldırı

Akdeniz ve Ege'den sonra Karadeniz de turizmdeki canlılıktan payını aldı. Trabzon sahilleri doldu taştı. Öte yandan, 20 yıldır iklim değişikliğini araştıran Prof. Cemal Saydam, "Biz yanıyoruz, Avrupa ise donuyor. Dünya değişiyor. Daha da ısınacağız, hazır olun" dedi.
Haber: HİLAL KÖYLÜ / Arşivi

ANKARA - Son yılların en sıcak günlerini yaşanan Türkiye, dünyadaki iklim değişikliklerine bağlı olarak daha da ısınacak. Sıcaklık artışının 'anormal' karşılanmamasını isteyen Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırmalar Kurumu (TÜBİTAK), vatandaşlara, "Yaşam koşullarınızı hava sıcaklığına göre yeniden belirleyin" uyarısında bulundu.
Dünyadaki iklim değişiklikleri konusunda 20 yıldır araştırma yapan TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Prof. Cemal Saydam, Türkiye'deki aşırı sıcağın kaynağının, dünyayı etkileyen 'küresel ısınma' olduğuna dikkat çekti. Saydam, "Anormallik yok. Biz yanıyoruz, Avrupa donuyor. Dünyanın başka bir yerinde de başka değişiklikler oluyor. Çünkü dünya gerçekten değişiyor. Ama, bizim daha da ısınacağımız kesin" dedi.
Aşırı sıcaklara dayandırılarak yapılan
'Deprem olacak', 'Kuruyoruz' gibi söylentilerin bilimsel hiçbir yanı olmadığına dikkat çeken Saydam, aşırı sıcaktan bunalanlara şöyle seslendi:
"Şimdi sıcak dönemdeyiz. Bu unutulmamalı. Dünyamız ısınıyor, daha da ısınacak. Yaşam koşullarımızı bu ısınmaya paralel olarak değiştirmek zorundayız. Sıcaklardan dolayı paniğe kapılmak gerçekten çok yanlış."
'Küresel ısınma'nın 21. yüzyılda insanın kaderini belirleyeceğine 'kesin' gözüyle bakan Prof. Saydam, bu kavramın hayatımızda yaratacağı değişiklikleri de şöyle sıraladı:

  • Atmosferdeki karbondioksit oranının 2050'lerde ikiye katlanacağı tahmin ediliyor. Sıcaklıklarda bir derecelik artış önemli görülmüyor ancak beş derecelik artış tüm canlıların yaşamını değiştirecek.
  • Özellikle kutup bölgelerinde daha da şiddetli hissedilecek sıcak, Arktik Denizi ile Antarktika'daki buzların ve dağlardaki buzulların erimesine neden olacak. Uzun sürede bu bölgeler belki yine ormanlarla kaplanacak.
  • Buzlar eriyince deniz düzeyi yükselecek. Örneğin 2100'e doğru deniz düzeyi 60 santimetre yükselince, ABD'nin toprak kaybının 25 bin kilometrekareye ulaşacağı hesaplanıyor. Büyük bir bölümü alçak deltalardan oluşan Bangladeş ise topraklarının yüzde 10'unu yitirebilir. Bu durum şimdiden Bangladeş, Maldiv Adaları, Mozambik, Pakistan ve Endonezya gibi
    ada ve kıyı ülkelerini endişelendiriyor.
    Gece gündüz farkı kalkacak
  • Deniz düzeyinin yükselmesi, kıyılara yakın temiz su kaynaklarının denizle birleşmesine de neden olacak. Temiz su, dünyanın belki de en önemli sorunu haline gelecek. Artan buharlaşma yüzünden göl ve ırmaklarda yüzde 20'ye varan su kaybı görülecek.
  • Gece sıcaklıklarındaki artış, gündüzden yüzde 10 daha fazla olacak. Bu durumda karalar, geceleri eskisi kadar soğumayacak. Yazla kış, geceyle gündüz arasındaki sıcaklık farkının azalması, dünyadaki rüzgârları etkileyecek.
  • Sıcaklık artışı yüzünden her yıl binlerce kişinin ölmesi bekleniyor. 17 derecenin altında en fazla bir-iki gün yaşayabilen sıtma taşıyıcısı sivrisineklerin yaşama şansı artacak, her yıl 1 milyondan fazla kişi sıtmadan ölecek.