Karakolda esrarengiz ölüm, aile isya etti

Karakolda esrarengiz ölüm, aile isya etti
Karakolda esrarengiz ölüm, aile isya etti
İzmir'in Gümüşpala Semti'nde, bir kişiyi av tüfeğiyle yaraladığı gerekçesiyle gözaltına alınan 24 yaşındaki Abdurrahman Sözen, iddiaya göre nezarette su istediği polis memurunun tabancasını ele geçirip intihar etti.



İzmir'in Bayraklı İlçesi Gümüşpala Semtinde, Mustafa Bağcı'nın silahla yaralanması olayına karıştığı gerekçesiyle evinde gözaltına alınıp götürüldüğü karakolun nezarethanesinde başına isabet eden mermiyle yaşamını yitiren Abdurrahman Sözen'in otopsisi yapıldı. Evli, iki çocuk babası Sözen'in, intihar ihtimalini güçlendiren bitişik atış sonucu, başının sağ tarafından girip solundan çıkan mermiyle yaşamını yitirdiği, vücudunda yara ve darp izine rastlanmadığı belirlendi.
Olay, dün akşam saatlerinde Gümüşpala Polis Merkezi'nde meydana geldi. Asıl işi metal kaplama olan, günübirlik işlerde çalışarak geçimini sağlayan 27 yaşındaki Abdurrahman Sözen ve arkadaşı Yusuf Alak, iddiaya göre, sürekli yemeğini yiyip parasını ödemedikleri için kendilerini polise şikayet eden lokanta sahibi Mustafa Bağcı'yla yolda karşılaşınca tartıştı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine Alak, av tüfeğiyle Bağcı'yı bacağından vurup yaraladı. Sözen ve Alak, daha sonra bindikleri motosikletle olay yerinden uzaklaştı. Olayla ilgili soruşturma başlatan polis, takibin ardından, evli, iki çocuk babası, aslen Mardinli olan Sözen'i, aynı semtteki evinde yakaladı. Halen firarda olan Alak'ın ise yolda motosikletten inip ayrıldığı belirlendi.
Gözaltına alınan Sözen, işlemleri yapılmak üzere Gümüşpala Polis Merkezi'ne götürüldü. Bu sırada nezarethaneye alınan Sözen, iddiaya göre, istediği suyu getiren polis memuru C.M.'nin dalgınlığından yararlanıp parmaklıkların arasından elini uzatarak beylik tabancasını aldı. Bir el havaya daha sonra da kafasına ateş ettiği belirtilen Sözen, kanlar içinde yere yığıldı. İncelemede, ‘uyuşturucu kullanmak, hırsızlık ve gasp’ suçlarından poliste kaydı bulunan Sözen'in olay yerinde yaşamını yitirdiği belirlendi.
Sözen'in, nezarethanede öldüğü haberini alan yakınları da karakolun önüne akın etti. Herhangi bir olay çıkmaması için karakolun önünde geniş güvenlik önlemi alınırken, Sözen'in cenazesi, otopsi için İzmir Adli Tıp Kurumu Morgu'na kaldırıldı.

BİTİŞİK ATIŞ SONUCU ÖLÜM
Bugün yapılan otopside, Sözen'in, intihar ihtimalini güçlendiren bitişik atış sonucu, başının sağ tarafından girip solundan çıkan mermiyle yaşamını yitirdiği, vücudunda yara ve darp izine rastlanmadığı belirlendi. Yakınları tarafından gözyaşları içerisinde cenazesi alınan Sözen'in, Sancak Camisi'nde ikindi namazının ardından kılınacak cenaze namazı sonrası Doğançay Mezarlığı'nda toprağa verileceği bildirildi.

EL SVABI SONUÇLARI BELLİ OLMADI
İzmir Emniyet Müdürlüğü yetkilileri, Sözen'in ölümünün kayıtlara intihar olarak geçtiğini, beylik tabancası kullanılan polis memuruyla ilgili idari soruşturma başlatıldığını, nezarethanedeki güvenlik kameralarının sadece gözlem amaçlı kullanıldığını, kayıt yapmadığını bildirdi. Ayrıca, olay sırasında, trafik kazası nedeniyle ifade vermek için karakola gelen dört kişilik bir ailenin de Sözen'in intihar ettiğiyle ilgili tanık olarak ifade verdiği kaydedildi. El svabı sonuçlarının da, daha sonra ortaya çıkacağı bildirildi. Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcısı'nın bizzat olay yerinde incelemelerde bulunduğu, şaibeye yol açmaması nedeniyle ifadeleri tek tek kendisinin aldığı vurgulandı.

SÖZEN'İN AİLESİNDEN İSYAN
Otopsiyi bekleyen ve sonuçlanmasının ardından cenazelerini teslim alan Sözen ailesi ise polise isyan etti. 49 yıldır İzmir'de yaşadıklarını dile getiren, 9 çocuğundan en küçük olanını kaybetmenin acısını yaşayan emekli işçi Şehmuz Sözen, “Evden, çocuk çocuk, kadınların önünde, ayakkabısını bile giymesine izin vermeden alıp karakola götürmüşler. Bu ne biçim insan hakkı. Allaha havale ediyorum onları ama bu işin peşini bırakmayacağım. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne kadar gideceğim” dedi. Sözen'ın dayısı Ramazan Dağ da, “Sapasağlam evden alıyorlar. Daha sonra cenazesini veriyorlar. Acımız çok büyük olay da çok vahim” dedi. Sözen'in ağabeyi Ramazan Sözen de, “Kardeşim asla silahla yaralama olayına karışmamış, arkadaşı karışmıştır. Kendisi bir numaralı zanlı olmadığı halde polisler zorla ve darp ederek gecenin bir vakti evimizi basıp götürmüşlerdir. Sonra da bize kardeşimin intihar ettiğini söylüyorlar. Bu nasıl Türkiye, bu nasıl adalet” diyerek tepkisini dile getirdi.

İNSAN HAKLARINA AYKIRI
Ailenin avukatı Nezahat Başa Bayraktar ise, “Ortada ciddi bir insan hakkı ihlali ve zorla evden alınıp götürülme var. Polis kayıtlarına göre, Sözen'in, polisin silahını alarak intihar ettiği söyleniyor. Bu zor ihtimal. Çünkü nezarathanedeki demirler arasına elin girmesi mümkün ancak silah tutan bir elin girmesi mümkün değil. Biz ölümü şüpheli bulduğumuz için hemen savcılığa kamera kayıtlarının incelenmesini istedik. Savcılığın yaptığı araştırmada kameranın kayıt özelliğinin bulunmadığını, sadece izleme özelliğinin bulunduğu ortaya çıktı. Ceset nezarathane içerisindeydi. Başı duvara yakın bir şekilde, tabancada bacaklarının arasına yakın yerdeydi. Ceset parmaklıklara yakın değildi. Ne olursa olsun, can güvenliğini korumakla görevli kişilerin bir ihmali var” dedi. Bayraktar, “Olayın karakolda olması ve polisin silahının kullanılmış olması hassasiyetimizi arttırıyor. İdarenin ağır bir ihmali var. Ölümün aydınlatılması için tüm hukuki yollara başvuracağız” dedi.

İNCELEME YAPILMIŞTI
Olayın meydana geldiği Gümüşpala Polis Merkeziyle ilgili, yaklaşık altı yıl önce, dokuz kişi tarafından işkence şikayeti yapılmıştı. Şikayetler üzerine İzmir Barosu İşkenceyi Önleme Grubu üyesi avukatlar, karakolda incelemelerde bulunmuştu.(dha)