@ismailsaymaz

Karakolda intihara davetiye çıkarıldı

Karakolda intihara davetiye çıkarıldı
Karakolda intihara davetiye çıkarıldı
Bağcılar'da karakolda intihar ettiği belirlenen Hasan Latif Kaplan'ın, yerine getirilmeyen bazı kurallar nedeniyle intiharına imkan sağlandığı belirlendi.
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

Bağcılar’da, Hasan Latif Kaplan adlı yurttaşın polis merkezinde, 52 santimetre boyundaki bir masaya kendisini kemeriyle asarak, intihar ettiği iddiasına ilişkin Adli Tıp Kurumu (ATK) da “İntihar” sonucuna vardı. Fakat raporu Radikal’e değerlendiren Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Adli Tıp Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Serhat Gürpınar, “O düzeyde, yüksek alkollü bir kişinin gözaltına alınması ve kemerine el konulmaması izaha muhtaçtır. Ayrıca vücudundaki çok sayıda sıyrığın nasıl meydana geldiği açıklanmalıdır” dedi.

Ağabey Fatih Kaplan da rapora inanmadıklarını savunarak, “Bu çocuğun dışarıda coplanıp kamerasız odaya konmasını, masada kendini asmasını kimin aklı alıyor?” diye soruyor. ATK’nın 27 Kasım 2012’de hazırladığı otopsi raporuna göre Hasan Latif Kaplan’ın boynunun sol yanında telem (intihar veya asılmada kullanılan malzemenin boyunda bıraktığı iz) görüldüğü, boyun içinde dört ayrı noktada kanama, alt çene kemiğinde kırık tespit edildi. Fizik İhtisas Dairesi’nin görüşüne göre, Kaplan’ın 119,5 uzunluğunda, 3 santimetre genişliğindeki kemerin mukavemeti ve uzunluğu bakımından “ası ve boğma olayında” kullanılmasının mümkün olduğu kaydedilerek, “Kemerin ucunun masaya tutturulmak suretiyle vücudun tam olmayan ağırlığı ile ası fiilinin gerçekleştirilmiş olabileceği” ifade edildi. Sonuç olarak, “Kişinin vücudundaki sıyrık ve ekimozların ölümüne müessir (etki eden) olmadığı, kişinin ölümünün asıl sonucu meydan gelmiş olduğu” kaydedildi. Rapor Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı’na gönderildi.

GÜRPINAR: O KEMER ÇIKARILMALIYDI

SDÜ’den Prof. Dr. Serhat Gürpınar, Kaplan’ın vücudunda çok sayıda küçük ölçüde sıyrık ve ekimozun görüldüğünü, bu yaraların ölümden kısa bir süre önce meydana geldiğini, “Sıyrık ve ekimozların nasıl oluştuğu izah edilmiyor. Raporda tek tek anlatılması gerekirdi” dedi. Kaplan’da 91 miligram gibi yüksek miktarda alkol bulunduğunu kaydeden Gürpınar, “Bu düzeyde alkollü kişi sağlıksız sayılır ve gözaltına alınmamalıdır. İkinci sorun, gözaltına alıp kemerini çıkarmamaktır. İntihar riski olan bir vatandaşın o şekilde gözaltına alınmış olmasında sorun vardır” diyor.

Kaplan’ın ağabeyi Fatih Kaplan, intihar iddiasına inanmadıklarını belirterek, “Bu çocuğun dışarıda coplanıp kamerasız odaya konmasını, masada kendini asmasını kimin aklı alıyor? Cevap bekliyoruz. Emin olun, artık polise güvenmiyoruz. 70 yaşındaki babam bile tebligat gelse karakola gitmiyor. ‘Korkuyorum, öldürürler, siz de gitmeyin’ diyor. Adamın psikolojisini bozdular. Bizler kime güveneceğiz?” diye soruyor.

Ailenin avukatı Mahmut Uğurlu ise polislere ‘görevi ihmal’ nedeniyle dava açılması gerektiğini savunarak, “Hasan’ı iki saat tek başına bırakmış, işlem yapmamışlar. O odanın içi dışarıdan görünüyor. Hiç mi insan geçmemiş iki saat boyunca? İhmal olduğu kanısındayız” diyor.

52 SANTİMETRELİK MASA

Bağcılar’da yaşayan 33 yaşındaki Hasan Latif Kaplan, 20 Eylül 2012’de “Ben kuş almaya gidiyorum” diyerek, evden çıktı. Eşi Hüsniye, erkenden gelmeyen eşinin içki içip kendisini dövmesinden korkarak ağabeyi Yasin Erdal’ın evine gitti. Üç çocuk babası Kaplan, saat 01.00’de kayınbiraderinin zilini çaldı. Kapının camını kırıp apartmana girdi. Arbede çıktı. Polis, saat 01.30’da Kaplan’ı gözaltına aldı. Fezlekeye göre, “Kendini kaybetmiş biçimde apartmanın duvarlarına başını vurduğu görülmesi üzerine” kelepçelendi. Üzerinde bıçak bulundu. Eşi ve kayınbiraderinin şikâyetçi olması üzerine üç kişi saat 03.06’da Bağcılar Asayiş Şubesi’ne bağlı Aile İçi Şiddet Bürosu’na götürüldü.

Kabaca üzeri arandı; kemer ve bağcıklarına el konulmadan kameralı nezarethane yerine kamerasız avukat görüşme odasına kondu. Polise göre, resmi gözaltı yapılmadığından kemer ve bağcıklara el konmadı. Üç saat geçtiği halde, anlaşılmaz şekilde savcılık haberdar edilmedi.
Polis Sinan Çan, 05.00’te odaya girdiğinde, iddiaya göre, Kaplan’ı 64 cm yüksekliğindeki masanın, 52 cm yüksekliğindeki bölmesine kemerini takıp intihar etmiş halde buldu. Saat 05.28’de, Kaplan’ın öldüğü anlaşıldı. Otopsisinde, bedeninde 30’u aşkın sıyrık ve ekimoz izi saptandı. Kamera kaydında baş ve sırtında darp izleri görüldü. Paçasındaki büyük bir kan lekesi dikkat çekiyor. Ne var ki karakol giriş kayıtlarında bu leke görülmüyor.

Şüpheli polis Sinan Çan, ifadesinde, Kaplan’ın büroya getirildiğinde taşkınlık yapmadığını, konulduğu odaya girdiğinde boğazına kemer geçirmiş halde olduğunu söyledi. Atiş de “Taşkınlık yapan biri olsaydı, odaya konmaz, savcıyla görüşülerek nezarethaneye konurdu. Taşkınlık yapmadığından avukat görüşme odasına konmuştur” diye konuştu.