@ismailsaymaz

'Karakolda soda şişeli işkence'de hesap vakti!

'Karakolda soda şişeli işkence'de hesap vakti!
'Karakolda soda şişeli işkence'de hesap vakti!
Sultanbeyli'deki Fatih Polis Merkezi'nde, Şerafettin Öztürk adlı kişiyi kelepçeleyip dövdükleri ve makatına soda şişesi sokmaya çalıştıkları iddiasıyla yedi polis bugün yargı önüne çıkıyor
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

RADİKAL - İstanbul Sultanbeyli’deki Fatih Polis Merkezi’nde, Şerafettin Öztürk adlı kişiyi kelepçeleyip dövdükleri ve makatına soda şişesi sokmaya çalıştıkları iddiasıyla yedi polis hakkında “işkence” ve bir polis hakkında da “suçu bildirmemek” suçundan dava açıldı. Haklarındaki suçlamaları reddeden ve sekiz günlük tutukluluğun ardından “deliller çelişkili olduğu” gerekçesiyle tahliye edilen sanık polisler, halen tutuksuz yargılanıyor. İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın ilk duruşması bugün görülüyor.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianameye göre, Şerafettin Öztürk adlı vatandaş yargılandığı davanın duruşma tebligatını teslim almak üzere 10 Kasım 2014’te Sultanbeyli Fatih Polis Merkezi’ne geldi. Tebligatı aldıktan sonra karakoldan çıkarken kapıda mahalle arkadaşı Yasin İpek’le karşılaştı. “Neden geldin?” diye sorması üzerine İpek, yine mahalleden tanıdıkları Canbey Öztürk’ü şikayet etmek için geldiğini söyledi. Şerafettin Öztürk’ün “Sizi anlaştırayım, ayıptır” demesi üzerine İpek teklifi kabul etti.

Ancak Öztürk iki arkadaşı barıştıramadı. İpek de bunun üzerine şikayette bulundu. Şikayet sonrası polisler; Yasin İpek’i, İpek’in yanında çalışmakta olan Musa Şahbaz’ı, Canbey Öztürk’ü gözaltına aldı.

Enes Onay ve Şerafettin Öztürk ise çağrı üzerine karakola geldi.

ÖNCE DAYAK, SONRA SODA ŞİŞELİ İŞKENCE İDDİASI

Şerafettin Öztürk’ün iddiasına göre polis A.C., “Sen kim oluyorsun da bu adamları anlaştırıyorsun!” diye bağırarak, kendisini, Canbey Öztürk’ü ve Enes Onay’ı bir odaya aldı. Ve iddianameye göre Şerafettin Öztürk, “bir eli kırık olduğu, herhangi bir fiziki ve sözlü direnişte bulunmadığı ve olayla ilgisi olmadığı halde” polis tarafından tokatlandı. Daha sonra da polis A.C.’nin talimatı üzerine polis Y.C. tarafından kırık olmayan kolundan Canbey Öztürk’e kelepçelendi.

Ardından A.C. ve beş polis tarafından tekme tokat dövüldü. Şerafettin Öztürk’ün “Şikayetçi olacağım” demesi üzerine tekrar dövüldü. İddiaya göre bir soda şişesi getirdi. İki polis Şerafettin Öztürk’ü kollarından tutarak, pantolonunu indirdi. Polis A.C. de şişeyi Şerafettin Öztürk’ün makatına sokmaya çalıştı. İddiaya göre polis merkezinin amiri A.Ş. olayı gördüğü halde “Dayağını ye, otur” demekle yetindi.

“İki kişinin kollarında ve bitkin halde” karakoldan çıkarılan Şerafettin Öztürk, hastaneye götürülerek rapor alındı. Ardından karakolda “İfade sahibi” sıfatıyla ifadesi alınan Şerafettin Öztürk, iki kişinin yardımıyla karakolun dışına çıkarıldı. Şerafettin Öztürk’ün fenalaşıp yere düşmesi üzerine ambulans çağrıldı.

İNTİHAR RİSKİ VAR

İddianamede yer verilen Adli Tıp Kurumu raporunda, “kişinin vücudunda tarif edilen yumuşak doku yaralanmalarının kişinin olay öyküsünde aktardığı kaba dayak ile uyumlu olduğu” kaydedildi. Ve ayrıca Şerafettin Öztürk’e “akut stres bozukluğu” tanısı konduğu ve tanının işkence öyküsü ile uyumlu olduğu ifade edildi. Öztürk’ün aktif intihar düşüncesi içinde olduğu ve riski bulunduğu için kapalı serviste yatılı tedavi görmesinin isabetli olacağı kaydedildi. Raporda, “İnsan eliyle oluşturulan şiddet olaylarının ruh sağlığı üzerinde travmatik olumsuz etkilerinin olacağı, ileriki zamanlarda ek belirtilerinin ortaya çıkabileceği, var olan etki ve belirtilerin ağırlaşabileceği, kişinin ruhsal sağlığı üzerinde ve gelecek yaşamında bozulma oluşturma olasılığının bulunduğu, bu nedenle kontrol muayeneleri ve uzun süreli psikiyatrik takibinin uygun olacağı” ifade edildi.

SEKİZ GÜN SONRA TAHLİYE

Bu rapor üzerine altı polis 25 Kasım 2014’te kuvvetli suç şüphesiyle tutuklanarak, cezaevine kondu. Ancak yapılan itiraz üzerine sekiz gün sonra İstanbul 5. Sulh Ceza Hakimliği, polisleri tahliye etti. Tahliye kararında, şüpheli polislerin iddiaları reddettikleri, ifadelerde çelişkiler olduğu, polise suç atma yönünde bir kuşkunun bulunduğu ifade edildi. Bu karara rağmen savcılık, yedi polis hakkında Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 94. Maddesi gereğince “işkence” suçundan, bir polis hakkında ise TCK’nın 279. Maddesi gereğince “kamu görevlisinin suçu bildirmemesi” suçundan dava açıldı. Bu davanın ilk duruşması, İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün görülecek.