Karakullukçu'ya barolardan destek

Haber: MİRAY ÇİMEN / Arşivi

Danıştay Başkanı Hüseyin Karakullukçu’nun bilirkişilik kurumu ve yargılama süreçlerine ilişkin “Polis, emniyet teşkilatımız savcı olmuş, bilirkişi de hâkim olmuş, mübaşir de yazı işleri müdürü olmuş, ondan sonra ‘adalet’ diye bağırıyoruz” açıklamasına barolardan destek geldi. Baro başkanlarının Danıştay Başkanı’nın açıklamalarını değerlendirmeleri şöyle:
Ankara Barosu Başkanı Metin Feyzioğlu:
Türkiye ’de bilirkişi kurumu maalesef mahkemeler tarafından suiistimal edilmektedir. Hâkimler teknik konularda bilirkişiden yararlanmanın çok ötesinde adeta fiilen bilirkişilere hâkim yardımcısı gibi kullanmaktadır. Sistemi bir bütün olarak ele alıp, değerlendirdiğimizde özellikle ceza davalarında avukatın işlevsiz kılınmak istendiği, hâkim ve savcının birlikte hareket ettiği ve savunmanın maddi gerçeğe ulaşılırken, engel görüldüğü çarpık bir durum yaşanmaktadır. Bu itibarla, Sayın Danıştay Başkanı’nın bilirkişiliğe ilişkin görüşlerini doğru ancak sorunları tanımlamakta yetersiz görüyorum.
İzmir Barosu Başkanı Sema Pekdaş:
Yargıda pek çok sıkıntı var. Bu sıkıntıları avukatlar, barolar dile getiriyordu. Danıştay Başkanı’nın bu açıklaması düşünülmesi gereken bir açıklamadır. Barolar uzun yıllardır bilirkişilik kurumunu eleştirdiler, savcılığın fonksiyonsuz bırakılmasını eleştirdiler. Emniyet birimlerinin görevlerini yaparken, yargı görevi yapan savcıdan kendilerini üstün gördüklerini barolar söylediler. Bunlar bir Danıştay başkanı tarafından dile getirildiyse ne mutlu bize. Türkiye’nin böyle bir sorunu vardır. Toptan bir nitelik sorunumuz var, hukuk algısı sorunumuz var. Hepimizin hukukçu gibi düşünmeye ihtiyacımız var.
Şırnak Barosu Başkanı Nuşirevan Elçi: Bilirkişi kurumu maalesef Türkiye’de suiistimal edilmektedir. Hem ceza mahkemelerinde, hem hukuk mahkemelerinde bilirkişilik kurumu amacın dışına taşmış. Çünkü bilirkişilik kurumu özellikle hukuk bilgisi dışında teknik bilgi gerektiren, hâkimin, savcının vâkıf olamayacağı hususların vâkıf olan kişilere sorulması temelinde yapılır. Ama maalesef günümüzde hukuki bilgi gerektiren konularda bile bilirkişiye sunulmakta ve verilen hüküm de ona göre tespit edilmektedir. (Danıştay Başkanı’nın) Yakınmak konusunda kesinlikle haklı olduğunu düşünüyorum. Ben şahsen Sayın Başkan’ın görüşüne katılıyorum ve bilirkişi sorununa karşı tepkisinin yerinde olduğunu düşünüyorum.
Adana Barosu Başkanı Mengücek Gazi Çıtırık:
Danıştay Başkanı’nın açıklaması doğru ve yerinde, hatta geç kalınmış bir açıklamadır. Cumhuriyet savcıları yeterince çalışmazsa, sadece emniyetin yapmış olduğu çalışma ve oluşan fezlekeyi satırı satırına iddianame haline dönüştürürseniz, işte Karakullukçu’nun dediği gibi olur, yani polis savcı olmuş olur. Polis savcı olursa, bilirkişi hâkim olursa bu adalet dediğimiz mevhumun gerçekleşmesinde, insanların adalete duyduğu güvenin azalmasında çok önemli birer faktördür. Sayın Karakullukçu aslında avukatların, hâkimlerin ve savcıların üzerlerine düşen görevleri layıkıyla yapmaları doğrultusunda, görev ve yetkilerini bir kez daha hatırlatmış durumda.
Antalya Barosu Başkanı Alper Tunga Bacanlı:
Bu öteden beri bir sorun haline geldi maalesef. Yasal mevzuata göre hâkimler teknik konularda bilirkişiye müracaat etmek durumundalar. Zaman içerisinde bilirkişiler hukuki yorum yapar hale geldi ve sonuçta ilgili kişiler hukuku oluştu. Bilirkişilik müessesesinin tamamen masaya yatırılıp, baştan yenilenmesi ve modernleşmesi lazım. Hakikaten bizim için çok büyük sıkıntı. Mahkemelerin iş yükü çok ağır. Hâkim dosyaya çok vâkıf olmuyor yoğunluktan kaynaklı. Dolayısıyla bilirkişi raporları çoğu zaman mahkemenin kararını yönlendiriyor. Danıştay Başkanı da bu sistemden şikâyetini ifade etti.