scorecardresearch.com

'Karımın porno görüntüleriyle bana şantaj yaptılar'

'Karımın porno görüntüleriyle bana şantaj yaptılar'
28 Şubat'ın sahte şeyhi Ali Kalkancı'nın polis ifadesi

 

İSTANBUL - 28 Şubat’tan sonra uzun süre sesi soluğu çıkmayan Ali Kalkancı, geçen Şubat’ta İstanbul’da yapılan bir operasyonla yeniden sahne almıştı. Operasyonda kendisine ait Kalkale Kimya adlı fabrikada ele geçirilen 2 milyon adet uyuşturucu hap nedeniyle gözaltına alınan Kalkancı, poliste 28 Şubat’tan Fadime Şahin’le olan ilişkisine, Veli Küçük’ten Ergenekon’a kadar birçok konuda sorgulanmıştı.

Vatan gazetesinden Savaş Akın'ın haberine göre işte “uyuşturucu madde imal etmek ve ticaretini yapmak” suçundan tutuklanan Kalkancı’nın, 25 sayfalık ifadesinde öne çıkanlar:

 

 

-FADİME BENDEN YÜZ BULAMADI MÜSLÜM GÜNDÜZ'E GİTTİ-

 

 



Polis: Eğitim durumunuz?

Kalkancı: İlkokul mezunuyum.

Polis: Mesleğiniz ve aylık geliriniz?

Kalkancı: Serbest meslekle uğraşıyorum. Ayda 1.800 lira gelirim var.

Polis: Özgeçmişinizi anlatın?

Kalkancı: 1973 yılında babamın Almanya’dan emekli olması nedeniyle Türkiye’ye döndük. Bayrampaşa’ya yerleştik, 1982 yılında ilk evliliğimi yaptım. Bu evlilikten 2 çocuğum oldu. 1992’de Çarşamba Cemaati’nin etkisine girdim. Seyit olduğum için bir gece rüyamda insanlara faydalı işler yapmam gerektiği ile ilgili rüya gördüm. Bu rüyadan sonra Balat’taki evimi Tekke yaptım. 1995 yılında Emire Ersoy ile evlendim. Bu evlilik nedeniyle ilk eşimle aramız açıldı ve ayrıldık. 1996 yılında tekkemize gelen Fadime Şahin’le tanıştım. Mürşit ile mürit arasındaki ilişkiyi aşması nedeniyle onu ikaz ettim. Bir senaryonun parçası gibi beni bir takım olaylara çekmek istemesi nedeniyle kendisini kovdum. Fadime Şahin daha sonra benimle yapamadıklarını Müslüm Gündüz’le yaptı. Ardından da 28 Şubat sürecinde bir komplonun içine çekildim.

 

-KÜÇÜK'Ü DEĞİL AMA ÖZTÜRK'Ü TANIYORUM-

 

 

 

Polis: Ergenekon örgütüne üye misiniz?

Kalkancı: Değilim.

Polis: Ergenekon operasyonunda gözaltına alınan Veli Küçük, Zekeriya Öztürk, Turgut Büyükdağ’ı tanıyor musunuz?

Kalkancı: Veli Küçük’ü tanımıyorum. Ama diğerlerini bana her türlü komployu kuran, maddi manevi zarara uğratanlar olarak tanıyorum.

Polis: Gürbüz Çapan, Tuncay Güney, Şener Eruygur, Hurşit Tolon’u tanıyor musunuz?

Kalkancı: Gürbüz Çapan’ı hemşerim olduğu için tanıyorum. 2008 yılında da bana gelip belediye başkanı olabilmesi için destek istedi. Diğerlerini tanımıyorum.

Polis: Ergenekon dokümanlarında ’Naylon Terör Örgütleri’ kurulması ve bunların yönetilmesiyle ilgili kısım var. Bu konuda ne biliyorsunuz?

Kalkancı: Bu konuda bilgim yok.

Polis: Tuncay Özkan’ı tanıyor musunuz? Ajandasında ‘Ali Kalkancı şevki mühendis tarikatı’ şeklinde not bulundu. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?

Kalkancı: Tuncay Özkan’ı tanımıyorum. Not hakkında da bilgim yok.

 

-HANİ SALAK BİR ŞEYH VARDI-

 

 

 

Polis: Zekeriya Öztürk (Ergenekon sanığı eski binbaşı) ve Cengiz Palacan (Emekli üsteğmen) arasında geçen bir telefon konuşması şöyle:

-Z.Ö: Cengiz nasılsın? Bir şeyh vardı, salak olan. Onunla görüşüyor musun?

-C.P.: Kalkancı mı? Görüşmüyorum ama Beylikdüzü’nde olduğunu biliyorum. Kendisine ulaşabilirim.

-Z.Ö. Tamam, ulaşıp gereğini yapın. Bu görüşme hakkında ne diyeceksiniz?

 

 

UZAN'DAN 3 MİLYON DOLAR ALDILAR

 



Kalkancı: Bu iki kişi, Çınar Farma Kimya’da gizli ortaklarımdı. Benden şantajla para alırlardı. Her seferinde de büyükleri olarak Veli Küçük’ün ismini kullanırlardı. 28 Şubat sürecinde Ümit Oğuztan ve adamları beni zorla alıkoydular. Beni Strateji Dergisi’ne götürdüler. Oğuztan sakalımı kesmem gerektiğini söyledi. Takım elbise ve kravat getirdiler. Sonra JİTEM üyesi olduğunu öğrendiğim bir kişi sakalımı zorla kesmeye başladı. Beni tuttukları odadan seslerini duyuyordum. Star, Show TV, Kanal D, ATV’yi aradılar. Benimle ilgili pazarlık yaptılar. “Cem Bey, Ali Kalkancı’yı sana getiriyorum. Büyük reyting alacaksınız” dediklerini duydum. Sonra da programa çıkmam karşılığında Uzan’dan 3 milyon dolar aldıklarını öğrendim. Turgut Büyükdağ, ellerinde eşim Emire Kalkancı’nın porno görüntülerinin olduğunu söyleyip bana şantaj yaptı.

 


SKANDALLARIN BAŞ AKTRİSİ

 

 

Aczimendi Tarikatı’nın lideri Müslüm Gündüz, Fadime Şahin’le basılmış, ardından da Ali Kalkancı’nın zikir ayinlerine gelen Şahin’i iğfal ettiği iddia edilmişti. Bu tarikat ve seks skandalları olay yaratmış, aylarca haberlere konu olmuştu.

 

HÂLÂ ŞEYH OLMANIN ACISINI ÇEKİYORUM-

 



Polis: Tuncay Güney’in bir televizyon programında “Ali Kalkancı Esenyurt’ta içki içerken şeyh oldu. Bunu da bir binbaşı yaptı” açıklamasına ne diyeceksiniz?

Kalkancı: İsmi geçen binbaşı Zekeriya Öztürk’tür. Tuncay Güney’i tanımıyorum. Esenyurt’a da hemşerim olan Gürbüz Çapan’ın yanına gidiyordum. Ama kimse beni şeyh yapmadı. Ben kendim oldum. Acısını ve cezasını şimdi de çekiyorum.

Polis: Ortağı olduğunuz Kalkale Kimya’da bulunun uyuşturucuyla ilgili neler söyleyeceksiniz?

Kalkancı: O konuyla ilgili bilgim yok. Operasyonun detaylarını da bilmiyorum. Bu nedenle de o konuyla ilgili konuşmak istemiyorum.

Polis: Operasyon sırasında 4’üncü katta bir odada 40 adet CD bulundu. Bunlardan birinin içinde hayvan pornosu görüntüleri bulundu. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?

Kalkancı: CD bana ait değil. Fabrikada çalışanlardan birinin olabilir.

 

GİZLİ TANIK ANLATMIŞTI 


Ergenekon kapsamında, geçen yaz savcılara ifade veren bir “gizli tanık”, Ali Kalkancı ile Fadime Şahin’in 28 Şubat’a zemin hazırlamak için Ergenekon tarafından görevlendirildiklerini iddia etmişti. Ergenekon iddianamesinin ek delil klasörleri arasında da yer alan ifadede gizli tanık özetle şunları söylemişti: “Ali Kalkancı alkolikti. Skandalların talimatı Veli Küçük’ten geldi. Organizasyonu, Turgut Büyükdağ’ın sahibi olduğu Strateji dergisinin yayın yönetmeni Ümit Oğuztan ile Sisi yaptı. Sisi, Aksaray’da bir müzikholde çalışan Fadime Şahin’i, tesettür kıyafetleri giydirerek Çarşamba’da cemaatlerin içine sokup staj yaptırdı. Kalkancı da umreye gönderildi. Aczimendi şeyhi Müslüm Gündüz’ün etrafına, sahte müritler ayarlandı.”

 

KİMDİR?


Ali Kalkancı, Aczimendi Tarikatı’nın lideri Müslüm Gündüz ve Fadime Şahin gibi isimlerle 28 Şubat’ın sembol isimlerindendi. İlkokul mezunu olan Kalkancı, herhangi bir dini eğitimi olmadığı halde Fatih’te tarikat kurup yönetmişti. Erbakan’ın kurduğu Refahyol iktidarı sırasında Kalkancı ve Müslüm Gündüz’ün Fadime Şahin’le seks skandalları patladı. 28 Şubat’ın ardından ortadan kaybolan Kalkancı, sakal kesip, dergahını kapattıktan sonra da işadamı kimliğiyle öne çıktı. Geçen Şubat’ta da uyuşturucudan tutuklandı. Hala cezaevinde. (Vatan)


ETİKETLER:

haber

http://www.radikal.com.tr/96673296673219

YORUMLAR
(19 Yorum Yapıldı)
Tüm Yorumları Gör

Empati - hür kal

Dönem bilgi kirliliğinin yoğun olduğu bir dönemken her yazılana her çizilene bu denli teslim olma durumu ancak; toplumca bastırılma,sindirilme duygularının tezahürü olabilir.Dönemin içinde bulunduğu sistem kabulune almadığı inananları her yolu deneyerek tasfiye etme gayretinde bulunmuştur ki bu hala da devam etmektedir ve bu yolda telafisi mümkün olmayan acılar doğurmuştur.Arzu edilen sonuç sistemce topluma türlü ayak oyunlarıyla dayatılmış ve böylelikle topluma düşman hediye edilmiş oldu.Toplum bu düşmanla ilgilenirken dönem içerisinde devlet görevini su istimal edenlerde yerlerini birkez daha sağlamlaştırmış oldu, ayrıca bunun üzerinden yapılan siyasetlerle gelinen makamları görebiliyoruz.Bu ancak toplumda ikilik oluşturmaktan başka hiçbir şeye hizmet etmez İnananlara yapılan bunca operasyonun varlığı tüm inananları dizayn etme çabasının bir sonucudur.Son olarak empati yaparak konuların üzerinde durmalı,ithamlarda ve yahutta doğruluğu kesinleşmemiş hiç bir kaynağa değer vermemeli, önce sorgulayarak yaklaşmalı doğru bilgiye ulaşmakta da bir okadar titiz davranmamız gerektiği hususundada dikkatleri çekmek isterim.

EMPATİ... - hür kal

Dönem bilgi kirliliğinin yoğun olduğu bir dönemken her yazılana her çizilene bu denli teslim olma durumu ancak; toplumca bastırılma,sindirilme duygularının tezahürü olabilir.Dönemin içinde bulunduğu sistem kabulune almadığı inananları her yolu deneyerek tasfiye etme gayretinde bulunmuştur ki bu hala da devam etmektedir ve bu yolda telafisi mümkün olmayan acılar doğurmuştur.Arzu edilen sonuç sistemce topluma türlü ayak oyunlarıyla dayatılmış ve böylelikle topluma düşman hediye edilmiş oldu.Toplum bu düşmanla ilgilenirken dönem içerisinde devlet görevini su istimal edenlerde yerlerini birkez daha sağlamlaştırmış oldu, ayrıca bunun üzerinden yapılan siyasetlerle gelinen makamları görebiliyoruz.Bu ancak toplumda ikilik oluşturmaktan başka hiçbir şeye hizmet etmez İnananlara yapılan bunca operasyonun varlığı tüm inananları dizayn etme çabasının bir sonucudur.Son olarak empati yaparak konuların üzerinde durmalı,ithamlarda ve yahutta doğruluğu kesinleşmemiş hiç bir kaynağa değer vermemeli, önce sorgulayarak yaklaşmalı doğru bilgiye ulaşmakta da bir okadar titiz davranmamız gerektiği hususundada dikkatleri çekmek isterim.

Üzücü bir durum - Banasökmez

Yorumcuya yorum yazmak gibi bir adetim yoktur ama.Hala insanların konuyu anlamadığını, Halkın cehaletinden bahserken kendi cehaletinin farkında olmadığını, hala 28 şubat sürecinin devam ettiğini 1000 yıl daha devam edeceğini düşündüklerini görmek gerçekten üzücü. O günleri yaşamamış olduklarını düşünüyorum, belki bir teselli ama rahatlatıyor beni.

Bunu biliyormuydunuz? - fozturk

Müslüm Gündüz ile Fadime Şahin'in basıldıkları ev Hüseyin Üzmez'e aitmiş. Ben Söylemiyorum. (Soner Yalçın'ın son kitabından) Kurgulanmış bir senaryonun ayrıntıları bir bir ortaya çıkıyor.

ŞEYHE DİL UZATMA ÇARPILIRSIN! - Hikmet Selçuk

Birçok yönden binlerce ibret içeren olaylar bunlar. Hatırıma gelen bazı çarpıcı düşünceler şöyle dile getirilebilir: ?Hile ile cennete girilmez!? Sahtekarlıkla dindar olunmaz, olanlar işte böyle çarpılır, toplum tarafından ekarte edilirler. Ama üzülerek görülüyor ki dindar olduğunu söyleyen daha birçok sözde din bilgini, tarikat şeyhi ve benzeri zevat-ı kiram, cahil toplum tarafından tutunmaktadır?Bu durum sadece Türkiye?de değil, bir çok İslam ve batı ülkesinde de izlenmektedir. Toplumun reylerine, yönelimlerine rehberlik etmektedirler. Din ve iman konusunda samimi, hünerli insanların çok az olduğuna inananlardanım. Çoğu şöhret, mevki, para ve benzeri amaçlarla yola çıkmaktadır. Ancak suyun leşi kabul etmediği gibi, dinin de çürük, sapık kalpli sahtekarları kabul etmesi veya böylesi sahtekarların uzun süre toplum içinden rağbet görmesi mümkün değildir. Sisi ve Nurseli İdiz, görevlerini yapmışlardır. Sahtekarları çabucak ortaya çıkarmayı başarmışlardır. Keşke böyle çalışanlar çok olsa da, sahtekarlar ortaya çıkarılsa?

Hey gidi Şeyh hey - omeriyan

Heyy sahte Şeyh heyy sana milli karganekon piyangosu vurulmuş haberin yokmuş be kardeşim niye daha yüksek mertebe istemedin. Mesala Hasan mezarcı gibi vahilik isteseydın. Hata melek bile olmak isteseydin bu karganekon örgüte seni yaparlardı. Gitmişsin en alt rütbe Seyhlık istemişsin. Onu da yüzüne gözüne bulaştırdın. Neden acaba bana kimse tekke açmıyor, Şeyh yapmıyorlar. Ali xoca içerdeyken aday adayımı koysam diye düşünmüyor değilim.

Sahte şeyhmiş :) - anafartalar-06

Şimdi sormak lazım bu haberi yapanlara, gerçek şeyh nasıl oluyor diye...