'Kartları Küçük'ün adamı verdi'

Başkentteki çete operasyonunda iki adet Jandarma İstihbarat Teşkilatı (JİT) kimliğiyle yakalanan Sedat Edip Bucak'ın şoförü Rıfkı Özkaya, her iki kimliği de Susurluk skandalının kilit isimlerinden...
Haber: SONER ARIKANOĞLU / Arşivi

ANKARA - Başkentteki çete operasyonunda iki adet Jandarma İstihbarat Teşkilatı (JİT) kimliğiyle yakalanan Sedat Edip Bucak'ın şoförü Rıfkı Özkaya, her iki kimliği de Susurluk skandalının kilit isimlerinden emekli Tuğgeneral Veli Küçük'ün adamı Yalçın Tanfer'den aldığını itiraf etti.
Ankara'daki bazı eğlence yerlerini haraca bağlayan çeteye yönelik olarak gerçekleştirilen 'Kaldırım Operasyonu'nda Rıfat Özkaya iki adet JİT kimliğiyle yakalanmıştı. Özkaya'nın Sedat Edip Bucak'ın Çayyolu'ndaki evinde bir defterin arasında bulunan kartlardan ilkinin, İzmir Jandarma İstihbarat Tim Komutanı Yüzbaşı Sinan Yaşar imzasını taşıyan 9/995 numaralı Jandarma İstihbarat Haber Elemanı Kartı olduğu belirlendi. Kartın üzerinde, 'Personel İzmir Jandarma Bölük Komutanlığı Emrinde Tim Haber Elemanı ve Özel Birimlerde Operasyon Bölümüne Kayıtlıdır' yazdığı saptandı. Özkaya'nın fotoğraf ve kimlik bilgilerini taşıyan ikinci kartın da Jandarma Genel Komutanlığı İstihbarat Daire Başkanlığı'nca düzenlendiği öğrenildi.
Özkaya'nın kartlardan ilkini 1994 yılında, Siverek bölgesinde terörle mücadele için kendisi Veli Küçük tarafından görevlendirilen Yalçın Tanfer'den aldığını söylediği öğrenildi. Tanfer'in rütbesini bilmediğini belirten Özkaya, kartın Siverek kırsalında güvenlik görevlilerinin kendisini tanıması ve istihbarati bilgi alması için verildiğini vurguladı.
İzmir-Siverek çelişkisi
Özkaya'nın ikinci kartı almasını şöyle anlattığı öğrenildi: "İkinci kartı 2002-2003 yılı içerisinde Yalçın Tanfer ile birlikte Şırnak'ta Tümen Komutanı olan İsmail Evcil'i ziyarete gitmiştik. Ben dışarı çıktım, Yalçın Tanfer ise içerde kaldı; birkaç dakika sonra dışarı çıktığında bu kartı bana verdi."
Özkaya, Siverek'te görevli olduğunu söyledi ancak ilk kartın İzmir'den düzenlenmiş olmasının yarattığı çelişkiyi açıklayamadı.
'Silahı getirdim, pişmanım'
Operasyon kapsamında Sedat Bucak'ın evinde yapılan aramada, Özkaya'ya ait ruhsat süresi dolmuş Brownig marka bir tabanca ile yine süresi dolmuş bir Kalaşnikof ruhsatı bulundu. Ancak Kalaşnikof ele geçirilemedi. Özkaya, korumalığını yaptığı Bucak'ın evinde kaldığını ve ruhsatı geçmiş silahın kendisine ait olduğunu söyledi. İddiaya göre Özkaya şöyle konuştu: "Bu silah her ne kadar Urfa mülki sınırları içerisinde taşıma ruhsatlı ise de ben tabancamı boyatmak için Ankara ya getirdim. Aslında silahı Ankara'ya getirmemem gerekirdi, fakat getirmek zorunda kaldım, pişmanım. Ruhsat da yine bu tabancaya ait süresi geçmiş silah taşıma ruhsatıdır. Sağlık sorunlarım nedeniyle yeniletemedim. Bahsi geçen Kalaşnikof marka silaha ait süresi geçmiş olan ve Urfa mülki sınırları içerisinde kırsal alanda taşınabilir silaha ait ruhsat yine bana aittir ve Kalaşnikof halen Siverek'teki evimdedir. Bu silahın ruhsatını da sağlık problemim nedeniyle yeniletemedim. Bu silahın ruhsatını her zaman yeniletebilirim . Zaten geçici köy koruculuğu yaptığım için süresiz ruhsat sahibi olmaya haizim, en kısa zamanda ruhsatımı yenileteceğim."
Özkaya, yine Sedat Bucak'ın evinde bulunan 7N092426 seri numaralı Yaesu marka telsizi tarlada bulduğunu söyledi. Özkaya, "Bu telsiz bana aittir. Bu telsizi köyde PKK'lılar kaçarken düşürmüş olacaklar ki tarlada buldum. Ankara'ya getirdim."