Kasımpaşa'da polise öfke

Kapkaççılara müdahale ettiği için önceki gün Kasımpaşa'da kurşunlanarak öldürülen Hikmet Bakça'nın yakınları yürüdü. Mahalle sakinleri, polisin suç örgütleriyle ortak çalıştığını ileri sürdü.

İSTANBUL - Eski adı 'Hacıhüsrev' olan İstiklal Mahallesi'nde bir kapkaç çetesinin kendilerine müdahale eden bir kişiyi öldürüp, iki kişiyi yaralaması, mahalleyi ayağa kaldırdı. Önceki gün polisle çatışan ve kapkaççı olduğu iddiasıyla bir kişinin evini yakan mahalleli, dün de kapkaç ve uyuşturucu çetelerine öfke kustu, polisi çetelere göz yummakla suçladı.
İstiklal Mahallesi'ni savaş alanına çeviren olay, önceki gün meydana geldi. Ali Kabulü Caddesi üzerindeki 'İstiklal ve Hacı Ahmet Mahallesi Çevre Koruma Derneği' önünde oturan bir grup, kapkaç yapmak isteyen iki kişiye müdahale etti. Ancak kapkaççılar olay yerinden kaçtı. Saat 16.00'da dernek önüne gelen kapkaççılardan biri, derneğin camına, içi benzin dolu bir şişe attı ve yeniden kaçtı.
18 yaşındaki Ahmet Toptaş, olayın devamını şöyle anlattı: "Kapkaççı daha sonra iki arkadaşı ile birlikte yeniden döndü. Aramızda kovalamaca başladı. İki kapkaççı ayrı yönlere koştu. Biz birini cadde üzerinde yakaladık. Bu sırada ara sokaktan çıkan diğer kapkaççı silahıyla üstümüze doğru ateş etti."
Kapkaççının açtığı ateş sonucu, dün tatilden dönen İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde zabıta memuru, aynı zamanda dernek yönetim kurulu üyesi 35 yaşındaki Hikmet Bakça yaşamını yitirirken, Metin Çoban ve Şahin Özdemir birer kurşunla yaralandı.
Galeyana gelen mahalleli, olayla ilişkili olduğunu ileri sürdükleri Sezai Baysal'ın evini yaktı, arabasını tahrip etti. Olay yerine gelen çevik kuvvet ekipleri ile de çatışan mahalleli biber gazı sıkılarak dağıtılırken, mahalle ablukaya alındı. Çevrede geniş güvenlik önlemi alındı, mahalleye çıkan cadde ve sokaklar trafiğe kapatıldı.
Mahalle dün, yine çevik kuvvet polisleri, panzerler ve akreplerle güne başladı. Kapkaççılara ve polise tepkisi dinmeyen mahalleli, sabah saatlerinde gazetecilerle karşı karşıya geldi. Kimi basın organlarının olayı 'terörist çatışma' ve 'esrar paylaşımı yüzünden çıkan kavga' diye yansıttığını öne süren mahalleli, gazetecileri taşladı.
Erkekleri dernek önünde beklerken, kadınlar Bakça'nın evinde toplanarak ağıt yaktı. Bu sırada derneğin yönetim kurulu üyesi Salih Deniz Çağlar, mahallelerinin eski adının Hacıhüsrev olduğunu belirterek, şunları söyledi:
"Bu olayın tarafları, onuru ve emeğiyle yaşayanlar ile gayrimeşru işlerle ayakta kalmaya çalışanlardır. Biz onurlu bir yaşam isteyenler olarak, mahallemize 'İstiklal Mahallesi' adını veriyoruz. Kapkaç çeteleri, hırsızlar, uyuşturucu satıcıları ve diğer gayrimeşru işlerle geçinenler ise mahallenin 'Hacıhüsrev' olarak kalmasını istiyor."
Çağlar, gayrimeşru ilişkilerin polisin bilgisi dahilinde yürüdüğünü ileri sürerek, "Biliyoruz ki, burada görevli polisler, çetelerle kol koladır. Buna 'Dur' demek istiyoruz. Derneğimiz de bu amaçla kuruldu, bunun için hizmet veriyor."
Cadde üzerinde gergin bekleyiş sürerken, Bakça'nın, Dik Sokak 25 numaradaki evinden yas sesleri yükseliyordu. Evli ve üç çocuk babası Bakça'nın eşi, kadınlar tarafından teskin edilmeye çalışılırken, babası Hasan ve kardeşleri, kapkaç çetelerine öfke kusarak, olaydan polisi sorumlu tuttu.
Üç gözaltı var
Bakça'nın cesedinin Adli Tıp Kurumu'ndan alınması üzerine mahalleli, toplu şekilde Okmeydanı'ndaki Hacı Bektaş Veli Kültür Vakfı Cemevi'ne yürüdü. Yaklaşık 100 kişilik topluluk, polis kordonu eşliğinde, 'Polis uyuma, katilleri koruma', 'Çeteler halka hesap verecek' ve 'Hikmet Bakça ölümsüzdür' sloganları attı. Cemevi önünde yine kalabalık bir topluluk tarafından karşılanan grup, Bakça'nın cenazesini beklemeye başladı. Cenaze işlemleri bittikten sonra tabut, mahalleye götürülerek Feriköy Mezarlığı'na defnedildi. Olayla ilgili M.K. P.K. ve E.U. gözaltına alındı, silahı kullandığı ileri sürülen F.K. ise aranıyor.