Katiller yaratan karanlığa ışık düşürmek için...

Katiller yaratan karanlığa ışık düşürmek için...
Katiller yaratan karanlığa ışık düşürmek için...

*AGOSgazetesinin önünde vurulduktan sonra Dink?in düştüğü yer çiçeklerle süslenirken etrafında binlerce kişi toplandı. FOTOĞRAF: İSMAİL SAYMAZ
*Cinayetin üzerinden geçen iki yıl acıları azaltmadı, yine gözyaşları vardı. FOTOĞRAF: SULTAN ÇOĞALAN / AA

Hrant Dink'i öldürüldüğü yerde 10 bin kişi andı. Amaç çağrı metninde olduğu gibi 'Katiller yaratan karanlığa ışık düşürmekti.' Farklı dillerde 'barış' dövizleri taşınırken omuzlarda Filistin bayrakları da vardı

İSTANBUL - AGOS’un Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink, iki yıl önce öldürüldüğü gazete binası önünde toplanan 10 bin kişi tarafından anıldı. Anmada Türkçe, Kürtçe, Ermenice ve İngilizce ‘Hrant için adalet için’ yazılı dövizler taşındı; ‘Hrant’ın katili çete devleti’ sloganları atıldı ve Filistin bayrakları taşındı. Geçen yıl olduğu gibi törenin ardından Taksim’e yürüyen bir gruba polis biber gazıyla müdahale etti.
Hrant Dink’ın anma eylemi duyurulurken ‘Adalet için, eşitlik için, bebeklerden katil yaratan karanlığa ışık düşürmek için bir araya geliyoruz’ deniyordu. Anma töreni, cinayetin işlendiği Halaskargâzi Caddesi’ndeki AGOS Gazetesi binası önünde dün saat 14.30’da başladı. Dink’in öldürüldüğü kaldırıma karanfiller, yanan mumlar ve üzerinde ‘Hrant için adalet için’ yazılı  bir pankart bırakıldı. Ayrıca binanın her iki penceresine de aynı sloganın yazıldığı bir pankart ve Dink’in fotoğrafı asıldı. 

Filistin bayrakları da vardı
Katılımcılar da üzerinde aynı sloganın Türkçe, Kürtçe, Ermenice ve İngilizce versiyonlarının yazıldığı yuvarlak dövizler taşıdı. Sık sık ‘Hrant’ın katili çete devleti’, ‘Hrant Dink’in katili Ergenekon’, ‘Hepimiz Hrantız, hepimiz Ermeniyiz’, ‘Faşizme inat kardeşimsin Hrant’ ve Türkçe ‘Hrant seni unutmayacağız’ anlamına gelen Ermenice ‘Hrant kerzi çi bidi mornank’ sloganları atıldı. ‘Hepimiz Filistinliyiz’ sloganlarının da atıldığı anmada Filistin bayrakları da taşındı.
Gazete binası önü kol kola giren gençler tarafından çevrelenirken, binada Dink’in eşi Rakel, oğlu Arat, kızları Delal, Sera, kardeşleri Orhan ve Levent, ailenin avukatı Fethiye Çetin ve AGOS çalışanları hazır bulundu. 

‘Özür diliyorum’
Alanda toplanan insan sayısı giderek arttı ve cadde trafiğe kapatıldı. Yaklaşık 10 bin kişinin katıldığı tören Dink için bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. Dink’in arkadaşları adına oyuncu Halil Ergün bir konuşma yaparken, Dink’i eşi Rakel Dink pencereye çıkarak katılımcılara el salladı. Ergün Hrant’tan ve Ermenilerden özür dilediğini belirterek, “Kardeşim Hrant yetim bir halkın yetim çocuğuydu ve biz o yetim çocuğu kaybettik. İçimizden bizden birisi olarak konuştu, yüreklerimize seslendi. Tarihimizle yüzleşmek için önemli bir tutamaktı... Şimdi ben senden ve bu toprağın Ermenilerinden özür diliyorum. Buradakileri de özür dilemeye çağırıyorum” diye konuştu. Ergün konuşmasını alkışlar eşliğinde üç kez özür dileyerek bitirdi.
Bir duduk sanatçısının ‘Sarı gelin’ ve diğer Ermenice ve Türkçe ezgileri çaldığı anma boyunca katılımcılar gözyaşı döktü. 

Taksim’de müdahale
Dink’in öldürüldüğü akşam yuhalanan CHP İlçe örgütü Şişli’de, ‘Katledilişin 2. yılında Hrant Dink’i saygıyla anıyoruz’ yazılı  pankart astı.  Törenin ardından Taksim’e yürüyen bir grup ile polis arasında gerginlik yaşandı. Gruptakilerden bazılarının polise taş atması üzerine, güvenlik güçleri biber gazıyla grubu dağıttı. (Radikal)?
***
Fotoğraftaki çocuğu çok özledik 
İSTANBUL-  AGOS gazetesi dün ‘Fotoğraftaki çocuk’ manşetiyle çıktı. Dink’in çocukluk fotoğrafının birinci sayfadan basıldığı yazıda “İçindeki çocuğu çoktan öldürmüş olanlar, onun karşısında aciz hissettiler kendilerini. Yitirmiş oldukları vicdanın ve yüreğin acısını da ondan çıkarmak istediler” denildi.
AGOS, dünkü sayısında sukastın ikinci yıl raporuna yer verirken, cinayetin kronolojisini de yazdı. Manşetteki ‘ Fotoğraftaki çocuk’ yazısında şöyle denildi: “Herkes gibi bir çocuktu o da. Aynen bizler gibi, çocuk olarak çıktı yola. İçinde görünmek, duyulmak, sevilmek arzusuyla...Çocuk, kendi farklılığının farkındaydı. Hem keyfini çıkardığı hem de bu yüzden biraz utandığı bir farktı bu. Herkesle eşit olmaya, hak yememeye,  yatkındı... Korkmadığı için de, büyüse de çocuk kaldı...Ölüm onu korkutup avucunun içine alamadı... Çocukluk ona ölümsüzlük getirdi. Ruhunu ve vicdanını temiz bıraktı. İçindeki çocuğu çoktan öldürmüş olanlar, onun karşısında aciz hissettiler kendilerini. Yitirmiş oldukları vicdanın ve yüreğin acısını da ondan çıkarmak istediler...O çocuğu özlüyoruz...”
***
Adalet için yanıtlanması gereken çok soru var
Dink’in öldürülmesinin ikinci yılında halen yanıtı bulunmamış pek çok soru var. Henüz Dink’i öldüren silahı sanıkların kimlerden alındığı bile açığa çıkarılamamışken ortaya çıkarılan suçluların arkasında, onları yönlendiren güçlerinin olduğu şüphesi devam ediyor.
Dink cinayetinin yargı sürecinde Trabzon’da BBP çevresinde örgütlenmiş bir grup sanık sandalyesinde oturdu. Ancak cinayette rol alan güçlerin onlarla sınırlı olmadığını düşündürecek gelişmeler hiç eksik olmadı. Cinayetin azmettiricisi olarak yargılanan Erhan Tuncel’in polisin yardımcı istihbarat elemanı olduğunun ortaya çıkmasıyla katillerin devlet ile bağlantısı gündeme geldi. Suikastın azmettiricisi Yasin Hayal’in eniştesi Çoşkun İğci ise Dink’i öldürecek silah aranırken jandarmayı haberdar etmişti. Polis ve jandarmanın istihbaratının cinayet planını bilmesine karşın devletin suikaste engel olmaması en büyük şüphe.
Ogün Samast cinayetten önce yaşadığı Pelitli’deki arkadaşlarına İstanbul’dan gelen ve aralarında ‘Başkan’ diye hitap edilen bir liderin olduğu kişilerle toplantı yaptıklarını, cinayete karar verdiklerini anlattı. Ancak cinayetten sonra bu sözlerini yalanladı. Hrant Dink öldürülmesinden önce Ogün Samast’ı olay yerinde gören bir görgü tanığı ise yanında iki kişinin olduğunu söylemişti. Başka tanıkları da Samast ile birlikte bir kişinin kaçtığını anlatmıştı. Son dönemde ortaya çıkan bilgiler de şüpheleri artırdı. Başbakanlık Teftiş Kurulu müfettişlerinin hazırladığı raporda Yasin Hayal 2004’te gerçekleştirdiği Mc Donald’s bombalaması öncesinde Amerika ve Almanya gibi ülkelerle telefon görüşmeleri yaptığı tespit edildi. Ancak detaylı inceleme talepleri kabul edilmedi. Ayrıca Yasin Hayal’in Mc Donald’s bombalaması döneminde ‘Sinan Raşitoğlu’ isimli bir polis muhbiriyle defalarca görüştüğü belirlendi. Yasin Hayal’in ağabeyi Osman Hayal’in cep telefonunun cinayet günü İstanbul’dan sinyal verdiği belirlendi.