'Katliam' sözüyle başlayan fırtına dinmiyor

'Katliam' sözüyle başlayan fırtına dinmiyor
'Katliam' sözüyle başlayan fırtına dinmiyor
Son iddia: Atilla Olgaç Kıbrıs'ta sadece patates soydu


ATİNA - Tiyatro oyuncusu Atilla Olgaç’ın 1974’de 10 Rum’u öldürdüğüne ilişkin Atina ve Kıbrıs Rum kesiminde şok etkisi yaratan açıklamalarından çark etmesi bir şey değiştirmedi. Rum kesiminden 'Olgaç yakalanıp Kıbrıs'a getirilsin', 'Türkiye AİHM'de yargılansın' sesi yükseldi. Olgaç ise Rum televizyon ve gazetelerine konuşarak 'tekzip' açıklamasını tekrarladı. Rum devlet televizyonu RİK’e “Senaryo yazıyorum bir ara aklım karıştı senaryo ile gerçeği karıştırdım” dedi. Sigma televizyonunda ise Kuran-ı Kerim'e yemin ederek söylediklerinini gerçek olmadığını belirtti. Doğu Akdeniz Üniversitesi öğretim görevlilerinden Hilmi Özen, Olgaç'ın Kıbrıs'ta mutfakta çalıştığını söyledi.
Olgaç, 'Orada Neler Oluyor' adlı magazin programında ve Radikal'deki söyleşisinde, Kıbrıs Barış Harekatı'na katıldığını, 10 kişiyi öldürdüğünü, ilk öldürdüğü kişinin 19 yaşında elleri bağlı bir Rum esir olduğunu söylemişti. Olgaç, "Silahımı ona doğrulttuğumda yüzüme tükürdü. Alnından vurdum" dedi. Daha sonra, anlattıklarının yakında çekeceği filmin senaryosu olduğunu savundu.
Yunan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Yorgos Kumuçakos, Olgaç hakkında “Sarsıcı bir itiraf sözkonusu. Daha sonra söylenenler, bilinen bir şeyi değiştirmez. Bilinen şey de Kıbrıs’taki yasadışı Türk iştilası sırasında uluslararası ve insan hakları hukukunun ayaklar altında çiğnendiğidir. AİHM kararları uygulanmalı ve Türkiye istila sırasında tüm kayıp vakalarının aydınlatılması için işbirliği yapmalıdır ” dedi.

-Kayıp aileleri dava açabilir-

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) eski üyelerinden Lukis Lukiadis de Olgaç’ın Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne, Türkiye’nin de AİHM’ye götürülmesini mümkün olduğu görüşünde. Eski başsavcı Alekos Markidis de, Rum Yönetiminin Olgaç’ın açıklamalarını 2 Şubat’ta Avrupa Konseyi bakanlar kurulu toplantısının gündemine götürmesini istedi. Markidis, 1974 olaylarında kayıp oldukları ileri sürülen Rumların ailelerinin Olgaç aleyihnde dava açabileceklerini belirtti.
Ana muhalefetteki DİSİ partisi lideri Nikos Anastasiadis “İtiraflardan yararlanmalıyız. Rum kayıplar konusunu AİHM’ye götürmeliyiz” derken DİKO partisi, Rum yönetimini Olgaç’ın yakalanıp Kıbrıs’a getirilmesi amacıyla İnterpol bülteni yayınlanması için harekete geçmeye çağırdı.
Brüksel’de geçtiğimiz günlerde başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın azarladığı Rum Avrupa parlamenteri Marios Matsakis ise 19 yaşındaki meçhul askeri kahraman ilan etti. Matsakis, “Türk katil Atilla Olgaç’ın öldürdüğünü itiraf ettiği 19 yaşındaki Rum askeri bir kahramandı. O esir düşymüş olmasına rağmen korkmadan Türk askerlerine tükürdü. Bizler bugün, Türk askerlerine tüküren o kahramana layık değiliz” dedi.

-Susturuldu-

Rum gazeteleri, Olgaç’ın kopan gürültü üzerine “susturuldugu” ve korkarak tekzip açıklaması yaptığı iddiasında.
Politis gazetesi “Derin devletten emir gelince Olgaç çarketti. Tekzip açıklaması yapmadan önce cep telefonu kapalıydı. Açıklamadan sonra açtı. Kanaltürk televizyonu ise Olgaç’ın programını kasetini vermeyi reddetti” diye yazdı.
1974’de Kıbrıs’daki darbede yuna cuntasınını birkaç günlüğüne Rum yönetimini başına getirdiği EOKA’cı Nikos Samson’un oglu Sotiris Samson’un sahibi olduğu Mahi gazetesi “Attila bizimle dalga geçiyor' manşetini kullandı.
Filelefteros gazetesi 'Ankara sanık sandalyesine' manşeti ile yayınlanırken, Simerini gazetesini manşeti “Atilla’ya şantaj ve baskı yapıyorlar” oldu. İktidardaki komünist AKEL partisini yayın organı Haravgi gazetesi ise 'Savaş suçu' manşetine yerverdi.

MUTFAKTA PATATES SOYMUŞ

Hurriyet.com.tr'nin haberine göre Doğu Akdeniz Üniversitesi öğretim görevlilerinden Hilmi Özen, Atilla Olgaç’ın yalan söylediğinin canlı tanığı olduğunu belirtti. KKTC eski cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın da danışmanlığını yapan Hilmi Özen, Hürriyet’e yaptığı açıklamada, "Savaştan çok korkuyordu. Bırakın çatışmaya girmeyi, eline silah bile vermediler. Keza Ağustos 1974’te daha birinci harekat yeni yapıldığında askerliğini Lefkoşa’daki Kıbıs Türk alayında yapıyordu. Bu alay harekat boyunca hiç çatışmaya girmedi, sadece bölgesini korudu" dedi. Hilmi Özen, Atilla Olgaç’a nasıl torpil yaparak mutfağa alınmasını sağladığını da şöyle anlattı: "20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekatı olduğunda ben Kıbrıs Devlet Tiyatroları Müdürü’ydüm. Ağustos ayında Atilla Olgaç’ın ailesi beni aradı ve Atilla’nın 1963 anlaşmalarıyla kurulan Lefkoşa’da konuşlu Kıbrıs Türk Alayı’nda askerlik yaptığını ve çok korktuğunu belirtip, yardımcı olmamı istedi. Atilla adaya yeni gelmişti. Alaya gidip komutanlarıyla görüştüm. Komutanları bana, Atilla’nın korku içinde olduğunu ve sinirlerinin zayıfladığını söyledi. Nöbet bile tutturamıyorlarmış, yani eline silah bile almamış. Rica ettim, kollayın dedim. İsteğimi kırmadılar ve mutfağa aldılar. 20 gün sonra Türkiye’ye geri gönderdiler."