Katliamda ölenin cenazesine katılanlara ceza

İzmir Asliye Ceza Mahkemesi, Ulucanlar Cezaevi'ne yönelik operasyonda yaşamını yitiren Nevzat Çiftçi'nin cenazesine
katılan 31 kişiyi, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasası'na muhalefet ettikleri ve Polise mukavemette bulundukları
gerekçesiyle, 1.5 yıl ve 3 yıl arasında değişen ağır hapis cezalarına mahkum etti

Ulucanlar Cezaevi'ne yapılan operasyonda
yaşamını yitiren Nevzat Çiftçi'nin cenaze törenine katıldıkları gerekçesiyle yargılanan 31 kişi 1.5 yıl ile 3
yıl arasında ağır hapis cezasına mahkum edildi.
Ulucanlar Cezaevi'nde yapılan operasyonun ardından, 26
Eylül 1999 tarihinde, İzmir Helvacıköyü mezarlığı'na
defnedilen Çiftçi'nin cenazesine katılan 68 kişinin,
Mezarlığa girmesine polis tarafından izin verilmemişti.
Burada çıkan arbedede, katılımcılar gözaltına alınırken,
İzmir Asliye Ceza Mahkemesi'nde haklarında 2911 Toplantı ve
Gösteri Yürüyüşleri Yasası'na muhalefet etmek ve polise
mukavemette bulunmak suçlarından dava açılmıştı. 14 kişinin
tutuklunarak cezaevine gönderildiği davada, diğer sanıklar
ise tutuksuz yargılanmak üzere salıverilmişti. Tutuklanan 14
kişi, 1999 yılında 3 ay cezaevinde kaldıktan sonra tahliye
edilmişti.
DAVA 4 YIL SÜRDÜ
İzmir Aliağa Asliye Ceza Mahkemesi'nde 4 yıldır süren
dava sonuçlandı. Mahkeme, 2911 Toplantı ve Gösteri
Yürüyüşleri Yasası'na muhalefet ettikleri ve polise
mukavemette bulundukları gerekçesiyle, aralarında Türkiye
İnsan Hakları Vakfı yöneticileri Günseli Kaya ve Alp Ayan'ın
da bulunduğu 30 kişinin 1.5 yıl ağır hapsine karar verdi.
Mahkeme, 1 kişiyi de 3 yıl ağır hapis cezasına mahkum etti.
BAŞBAKAN'A MEKTUP
Türkiye İnsan Hakları Vakfı Başkanı Yavuz Önen,
mahkumiyetler üzerine Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a bir
mektup yazdı.
Önen, mektubunda, son yıllarda, hükümetlerin bir
"demokratikleşme ve insan hakları stratejisi"
geliştirdiklerinin görüldüğünü belirterek, tüm
düzenlemelere, açıklama ve genelgelere karşın, insan hakları
ihlallerinin sürdüğünü kaydetti.
DAĞIN BAŞINDA CENAZE
Önen, mektubunda şöyle dedi:
"Bir cenazeye katılıyorsunuz. Mezarlık kentin dışında,
dahası herhangi bir yerleşim yerinin dışında, gerçek anlamı
ile 'dağın başında'. 'Dağın başında' cenazeniz için
bulunuyorsunuz. Kimi güvenlik görevlileri bu dağın başına
geliyor. Anlaşılmaz tartışmalardan sonra, cenazedeki
tartışmalar nedeniyle cenazeye katılan kişiler hakkında
dağın başında 'Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasası'na'
muhalefet gibi tuhaf suçlamalarla dava açılıyor. 31 kişiye
hapis cezası veriliyor. Yargının bağımsızlığı ilkesini
gözardı etmeksizin, bir cenazeye katılma arzusunun insan
hayatının önemli bölümüne malolacak bir travmaya dönüşmesini
anlamanın, dahası bu tuhaf uygulamayı kabul edilebilmenin
bizler açısından olanaksız olduğunu ifade etmek isteriz."
Önen, insan hakları savunucularının, işkenceye karşı
mücadele edenlerin bu faaliyetlerinden ötürü takibata
uğratılmasının, işkenceye göz yummak ve işkenceyi teşvik
etmek anlamına geldiğini belirtti.