'Katsayıda B, C, D planımız var'

'Katsayıda B, C, D planımız var'
'Katsayıda B, C, D planımız var'

Danıştay?ın katsayı kararına karşıeylemler dün Ankara?da sürdü. Eylemciler ?Cüppeli darbeye hayır? ve ?Yargı despotizmine hayır? pankartları açtı. fotoğraf: SERDAR ÖZSOY

YÖK Başkanı Özcan katsayı sorunuyla ilgili olarak 'Gerekirse hukuku dolanırız' dedi. Ardından düzeltti: Yani bize açık her hukuki zemini sonuna kadar kullanırız

ANKARA - YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, Danıştay 8. Dairesi’nin yürütmeyi durdurma kararı üzerine B, C, D ve E planları hazırladıklarını belirterek bunların 17 Aralık’taki YÖK Genel Kurulu’nda görüşüleceğini söyledi. Özcan, bir soru üzerine 1.5 milyon öğrencinin mağdur edilmemesi için “Gerekirse hukuku dolanırız” dedi.
Ancak basın danışmanından bir not alınca, “Siz hukuku dolanmaktan ne anlıyorsunuz bilmiyorum. Biz, bize açık olan her hukuki zemini kullanacağımızı, alternatiflerin çokluğunu söylüyorum. Sahtekârlık falan yapmayacağız. Hile mile yok. Biz hukuku kandıramayız. Ben hukuktan anlamam zaten. Kanmazlar zaten” dedi. YÖK Başkanı olarak ikinci yılını dolduran Özcan, dün icraatlarını ve planlarını anlattıktan sonra son günlerin en güncel sorunu olan katsayı konusunda yapacaklarını anlattı. 

7.5 MİLYON İNSAN BEKLİYOR: 1,5 milyon insan, öğrencimiz ve onların aileleri, yani 7.5 milyon kişi bir gelişme bekliyordu. (Alanlar arasında, bölümler arasındaki geçişlerin sınırlandırılması) Böyle bir sınır hiçbir yerde yoktur. Nereden mezun olursanız olun, istediğiniz bölüme geçişin serbest olmasıdır.
Geçişleri ne kadar serbest bırakırsanız, sisteminiz o kadar doğru çalışıyor demektir. Biz her zaman ilgilerimizden çok emin değiliz. 14-15 yaşındaki çocuğun ilgilerini çok doğru belirlemesini bekleyemezsiniz. Onların hepsi lisedir.
Kanunun hiçbir ayrım olmadığını söylediği liselere siz farklı statüler atfederseniz, bu yanlış olur. Bazısı meslek, bazısı fen ama hepsi lisedir. Statü farkı yoktur. Olmayan bir şeyi atfediyorsunuz. Sonra bunlar farklı kulvarlarda ele alınmalıdır diyorsunuz. Zaten dezajantajlı olan müfredatı nedeniyle okumadığı konulardan sorumlu öğrencilere bir duvar daha örüyorsunuz. 

DÖRT İŞLEM YAPAMIYORLAR: Çok hakkaniyetsiz olan bir durum. Mesleki ve teknik eğitim öğrencilerine bu kadar ihtiyaç varken, bu politika çok acınacak bir durum. O kadar kötü durumdayız ki. Meslek okulu öğrencilerinin üniversiteye girmeyeceğini biliyoruz. İmtihanı çok azı kazanacak. Amaç, bu öğretimi sevimli hale getirip kabiliyetli öğrencileri yönlendirmektir. 300 binde 212 öğrenci giriyor. 500 öğrenci girse ne olacak. Sınavsız giriyorlar bu okullara (meslek liselerine). Müdürler rapor ediyor. Dört işlemi yapamayan öğrenciler geliyor diyorlar. Bu öğrencilerle endüstriye büyük katkılar yapamazsınız. Zaten okulu da ciddiye almıyorlar. 

HERKESİ İLGİLENDİRİR: Katsayı sadece meslek liseleri ilgilendirmiyor. Asıl sorun, genel lisedeki öğrenciler bundan zarar görüyor. Sayısal, eşit ağırlık, sözel var. Sayısalda çok başarılısınız ama hukuka girmek istiyorsunuz. Gidemezsiniz. Fen lisesini birinci bitirin. Sınavdaki bütün soruları yapın. Alan değiştireceğiniz için 330 puan alırsınız, İstanbul, Ankara’yı unutun, belki yeni vakıf üniversitelerden birinin hukuk fakültesine girersiniz. Böyle şey olur mu? Kime faydası var ki bu sistemin. 

YEDEK PLANLARIMIZ VAR: B, C, D ve E’ye kadar planımız var. Bunu tahmin ettiğimiz için böyle bir şeyin olacağını her şeyi baştan hazırladık bu sefer. Kesinlikle aileler mağdur olmayacak. Bunun için her şeyi yaparım. Sınav sisteminin ana hatları değişmeyecek. Sınav tarihleri aynı kalacak. Çünkü bu çocuklar için ölüm olur. O insanlara karşı sorumluluğumuz var. (“Hukuku mu dolanacaksınız” sorusu üzerine) Gerekirse hukuku da dolanacağız. Planların ayrıntısını 17’sinden önce vermeyeceğiz. Katsayı farkları arasındaki makasın daraltılması da alternatiflerden biri. 

DANIŞTAY DA ÖĞRENCİLERİ DÜŞÜNÜYOR: Bu sorunu ciddi şekilde hissediyorum, omuzlarımda, uykularım kaçıyor çocuklara zarar gelmesin diye. Biz çarçabuk bize düşeni yapmak niyetindeyiz. Her tepkiye karşı bir planı sunacağız. Karşı taraf da geç kalmıyor. Danıştay ile YÖK’ü de karşı karşıya getirmeyin. iki devlet kuruluşunun böyle bir durumda olması da gariptir. Onların da bizim kadar öğrencilerin geleceğini düşündüğünü düşünüyorum. Bizim kadar ilgili ve işin çözülmesini istiyorlar.

KİTAPÇIK 20 ARALIK’TA: 20 Aralık’ta o kitapçık basılmak için ÖSYM’ye emir verilecek. Sonra bakarız ne olacağına. Kaçıncı planda çözüleceğini öngörmek çok zor bir iş. Satranç oyunu gibi. Diğer taraf yargı tabi, ses çıkartmak için iki el lazım. Onların hareketine bakalım. Ben yasal düzenleme yoluna karşıyım. Bu bizim işimiz. Yasal yollara gidilmesi biliyorsunuz başörtüsü meselesinde nelere sebep oldu.

‘İmam hatipler genel lise olabilir’
Katsayı sorununa en çok imam- hatiplerin sahip çıkmasını bu liselerin daha örgütlü olmasına bağlayan Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan bu liselerle ilgili kişisel çözüm önerisini şöyle anlattı:
“İmam-hatipleri de bu ülkenin halletmesi gerekiyor. Sesli düşünüyorum. Şahsi görüşüm. YÖK’e mal etmeyin. Bu okulları genel liseye çevirirsiniz. Ortaöğretimdeki din dersi kaldırılabilir. Seçmeli din dersi getirilebilir. Bu derste, veliler neyi arzu ediyorlarsa, Kuran öğrenme, namaz sureleri, temel dini bilgiler öğretilebilir. Alevi öğrenciler için Aleviliğin prensipleri, Hıristiyan öğrenci varsa, onun ihtiyaçlarını karşılayacak ders verilebilir. Böyle halledilebilir. Kimse çocuğunu imam-hatiplere imam olsun diye yollamıyor. Hayata dini açıdan daha hazır olsun diye yolluyor. İmam-hatip ihtiyacını başka şekilde karşılarsanız, imam hatiplere ihtiyaç kalmaz diye düşünüyorum. Eşitsizlik meseleleri bıçak gibi kesilir gibi geliyor. İmam ve hatip yetiştiren okullardan yeteri kadarı Diyanet İşleri’ne bağlanabilir. Orada tamamen imam yetiştiren bir faaliyet devam eder.”

Jet düzeltmeler
YÖK’ten yapılan açıklamada ise Özcan’ın imam-hatipler için söylediklerinin şahsi düşünceleri olduğuna dikkat çekilerek, imam-hatiplerin düz liseye dönüştürülmesinin YÖK’ün görev alanında olmadığı ve böyle bir çalışma yapılmadığı bildirildi. Ayrıca, Özcan’ın ‘hukuku dolanırız’ derken “hukukun YÖK’e verdiği imkânlar doğrultusunda, her türlü çıkar yolun kullanılması, öğrenci ve ailelerinin mağdur edilmemesi” düşüncesini ifade etmek istediği anlatıldı.

Koç’a meslek lisesi eleştirisi
ÜZÜCÜ: Mesleki ve teknik eğitimin yeniden yapılandırılması gerek. Teknik elemanlara çok ihtiyaç var. Ekonomiye yetiştirip vermek gerekiyor ama “Meslek liseleri memleket meselesi” slogan olarak kalıyor. Katsayı meselesinde gördünüz, sloganın sahibi olan Koç grubundan çok ses çıkmadı. Bu üzücü bir şey. Madem bir meseleye gönül verdiniz, o mesele için gerekli bütün destekleri sağlayın. Biz onlardan onu beklerdik.
DOĞRAMACI’YLA HUZUR GELDİ: Doçentlik yönetmeliği değişti. Sübjektif unsurları sistemin dışında bıraktık. 4 bin 300 jüri teşkil edildi, hiç şikâyet gelmedi. Ali Doğramacı’nın üniversitelerarası kurul başkanı olmasının bunda payı var. Çünkü hiçbir ideolojik yanı olmayan, problem çözmeye odaklı bir akademisyen. O geldikten sonra ÜAK’a bir huzur geldi. Yıllardan beri görmek istediğimiz şekilde çalışıyor.

REKTÖRLERİ MÜTEVELLİ HEYETİ SEÇECEK: Rektörlük seçim sistemi üniversitelerde parçalanmalara neden oluyor. Altı adayın çıkınca üniversite 6’ya bölünüyor. Buna da kafa yoruyoruz. Mütevelli heyeti benzeri bir yapı düşünüyoruz. Rektörlük seçimini bu insanlar yapıyor.  Gözü tutuyorsa, çağırıp yüz yüze konuşuyorlar. Bence en iyisi bu. Köşk ve YÖK devrede olmayacak.