@ismailsaymaz

Kavurma silah oldu!

Kavurma silah oldu!
Kavurma silah oldu!
İzmir'deki bir örgüt davasında yine telefon dinleme skandalı yaşandı. Davada tape'lerin çözülen kısmı ile çözülmeyen arasında çelişki olduğu ortaya çıktı.
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

İzmir’de, yasadışı Maoist Komünist Parti (MKP) adına faaliyet yürüttükleri suçlamasıyla 13’ü tutuklu 22 sanık hakkında açılan davada telefon dinlemesi skandalı yaşandı. Polis, yaptığı dinlemelerden bir kısmını “suç unsuru taşıyor” diye yazılı dökümünü yaparak savcılığa gönderdi. Diğer görüşmeler ise başka bir CD içinde ve yalnızca ses dosyası halinde iletildi. Savcı da CD’deki kayıtları dinlemeden, dökümü yapılan görüşmeleri esas aldı.
Ancak kayıtlar ile esas ses dosyalarının birbirini tutmadığı ortaya çıktı. İzmir’de geçen yıl kasımda MKP adına faaliyet gösterdikleri savıyla Demokratik Haklar Platformu’na ve haftalık Halkın Günlüğü gazetesine operasyon yapıldı. Operasyon sonunda, aralarında İzmir Büyükşehir Belediyesi çalışanı Erol Hanbayat’ın da olduğu 13 kişi tutuklandı. Soruşturma sonunda 22 şüpheliye MKP üyeliği suçlamasıyla dava açıldı. İddianame ağırlıklı olarak telefon görüşmelerine ve ortam dinlemesi kayıtlarına dayandırıldı. İzmir Terörle Mücadele Şubesi 17 Kasım 2012’de dinleme işlemine son verdi. Bazı görüşmeler “suç unsuru” içerdiği savıyla dökümü yapılıp fezlekeye eklenerek, savcılığa iletildi. “Diğer görüşmeler” başlığında toplanan kayıtlar ise dökümü yapılmaksızın, ses dosyası olarak CD’ye konup gönderildi. Savcılığın zarftaki ses dosyalarını hiç dinlemediği anlaşıldı. Adliye emanetine terk edilen kayıtlar avukatlar tarafından fark edildi. Zarf açılıp ses kayıtları dinlendiğinde, birbirini izleyen görüşmelerden bazılarının “delil” diye sunulduğu, diğerlerinin çözümünün bile yapılmadığı belirlendi.
Örneğin; bir sanığa ait görüşmede geçen “emanet” ifadesi “silah” olarak yorumlandı. Oysa bir gün sonraya ait dökümü yapılmayan görüşmede, aynı konuşmada “et ve kavurma” deniyordu. Bir başka sanığın dökümündeki “CV” ifadesi, “örgüte eleman kazandırmak” diye alındı. Dökümü yapılmayan görüşmede ise CV’lerin eleman arayan bir şirkete gönderileceği yer alıyordu.

DOLAPTAKİ EMANET HANGİSİ?

Tutuklu sanıklardan Fatma Algül’ün 21 Nisan 2011’de Barış adlı arkadaşıyla yaptığı telefon görüşmesinde “Dolapta bulunan emanetin getir” şeklindeki sözü, “Bu emanet silah olduğu değerlendirilmektedir” diye yorumlandı. Bu kaydın çözümü yapılarak, savcılığa iletildi. Algül ile Barış’ın bir gün sonra yaptıkları ikinci görüşme ise yalnızca ses dosyası olarak gönderildi. Bu görüşmede, “emanet”in kavurma olduğu anlaşıldı. İki görüşme şöyle:

ÇÖZÜLEN KAYIT

Fatma: Barış geliyor musun bugün ?
Barış: Bilmiyorum, ne oldu?
Fatma: Sen bize hani dolapta bir emanetin vardı, onu getirecektin.
Barış: O zaman yarın sabah geldiğimde getireyim onu.
Fatma: Yarın sabah...
Barış: Getirsem de çözülmez bu akşam, tamam.
Fatma: Barış getirseydin iyi olurdu ama.
Barış: Çıkamam ki ben bugün canım benim ya.
Fatma: Tamam o zaman oldu.

ÇÖZÜLMEYEN KAYIT

Fatma: Ee? Geliyon mu buraya?
Barış: Geleyim mi? Kahvaltı hazırlayacak mısın bana?
Fatma: Eti de getir eti, Barış.
Barış: Hallederiz.
Fatma: Getir burada kavurma yapak, yiyek birlikte.
Barış: O akşama anca çözülür.
Fatma: Getir sen getir, biz çözeriz onu.
Barış: Tamam hadi.

BU CV KİMİN İÇİN HAZIRLANDI?

Tutuklu sanıklardan Erol Hanbayat’ın Ahmet Talay adlı arkadaşıyla yaptığı, içinde “CV” ifadesi geçen 20 Ocak 2012 tarihli görüşme yine örgüt delili olarak kabul edildi. Hanbayat’la Talay arasında aynı gün gerçekleşen ikinci görüşme ise bu diyaloğun iş içerikli olduğunu ortaya koyuyordu. Bu kayıtlar ise şöyle:

ÇÖZÜLEN KAYIT

Erol: Şimdi diyorlar ki, birkaç tane genç var, onlarla nasıl bağlantı kurduracağız Serkan’la?
Ahmet: Evet.
Erol: Telefonumu mu verelim, ne yapalım?
Ahmet: Arkadaşlar kendi isimlerini, adreslerini, CV’lerini, eğitim durumlarını... CV oluşturabilirler mi?
Erol: Oluştururlar herhalde.
Ahmet: suphiserkan@hotmail.com
adresine göndersinler abi.
Erol: Tamam.
Ahmet: Ben sana Serkan’ın numarasını
vereyim ya da...
Erol: Cepten arasın diyorsun.
Ahmet: Tabii.
Erol: Direkt arasınlar konuşsunlar bence de, sen ver.

ÇÖZÜLMEYEN KAYIT

Erol: Alo, yarım saat sonra atacak Özgür. O tarz projelerde çalışmış, alan çalışmaları yapmışlar bunlar. CV’de yazıyor zaten onlar. Belediye için çok koşturdu, çok yetenekli, çok emekçi bir çocuk yani. Sen Özgür’ü tanısan şey olurdu...
Ahmet: Tereddüdüm yok Özgür konusunda. Ben Serkan’la konuştum. Serkan şey diyor; makine teknikeri olsa zorlarız ama, ben yine de konuşacağım, bu arkadaş olsun, daha önceden ekibimde çalıştı gibisinden zorlayacağım dedi. CV’nin üstüne düşecek. Onlar şimdi ekip kuruyorlarmış, on kişi falan lazımmış. Ama bütçemiz kısıtlı dedi. Yüksek maaş veremiyoruz dedi. Özgür girdikten sonra kendisini sevdirirse... anlatabiliyor muyuz?
Erol: Tabii bir süre sonra o da sorumluluk alır yani.
Ahmet: Tabii sorumluluk alırsa artık farklı yerlerde farklı şekilde değerlendirir firma. Ama belediye değil ha, özel firma, haberin olsun.
Erol: Biliyorum biliyorum, onu söyledim ben. Sonuçta dedim, belediyeye çalışıyor ama özel firma.