Kazandıkça kaybetti

Şans, insana her zaman mutluluk getirmiyor. Cağaloğlu'nda ayakkabı boyacılığı yapan 53 yaşındaki Adanalı Mustafa Savgan'ın hayatı, bunu kanıtlayan dramatik bir öykü.
Haber: HATİCE YAŞAR / Arşivi

İSTANBUL - Şans, insana her zaman mutluluk getirmiyor. Cağaloğlu'nda ayakkabı boyacılığı yapan 53 yaşındaki Adanalı Mustafa Savgan'ın hayatı, bunu kanıtlayan dramatik bir öykü.
Savgan'ın kendi deyimiyle 'acılarla dolu hayatı' 1948'de Adana' da başladı. İki yaşında babasını kaybetti, annesi de başkasıyla evlenince tamamen yalnız kaldı. Amcasının büyüttüğü Savgan'ın başından iki mutsuz evlilik geçti.
Ver elini İstanbul
Mustafa Savgan, yeni bir hayat kurmak ve mutsuz evliliklerinin izini silmek için 1978'de İstanbul'a gelip ayakkabı boyacılığına başladı. Ama kazandığı parayla geçinemeyince sürekli borçlandı. O kadar borçlandı ki bir süre sonra mekân değiştirmek
zorunda kaldı ve bugün bulunduğu yere, yani Cağaloğlu'na çıktı.
İyi yürekli çiçekçi kadın
Aralık ayının soğuk bir günüydü. Zabıta boya sandığına el koydu. Savgan üzüldü, çok ağladı.
Aynı yerdeki çiçekçi kadın Savgan'a acıdı, cezayı ödeyip sandığı aldı. Savgan'a 2 bin lira da harçlık verdi. Bu, çiçekçi kadınla Savgan arasında hayat boyu sürecek bir dostluğun başlangıcı oldu. Bin lirasıyla borçlarını ödeyen Savgan, o zaman 200 lira olan bir tane tam piyango bileti aldı. Ve 1978'in aralık ayındaki çekilişte 10 bin lira ikramiye kazandı.
Talihi açıldı bir kere
Gördüğü iyiliği unutmayan Savgan, çiçekçi kadına 5 bin lira verdi. Ama, Savgan'ın hırsızlık yaptığını düşünen çiçekçi kadın korktu, parayı almadı. Savgan'ın kadını ikna etmesi zor oldu.
Savgan o günden sonra sürekli piyango bileti aldı. 1979'da 100 bin lira kazandı, parasının bir kısmını ihtiyacı olanlara dağıttı.
Para üstüne para
Savgan, 1982'nin aralık ayında ise 34 bin 800 lira verip, tanesi 400 lira olan 87 tane tam bilet aldı. Biletler için büyük bir para yatırdığının farkında olan Savgan'ın hatırladığına göre o zaman memur maaşı 5 bin lira civarındaydı. Savgan yine kazandı ve biletlerinden birine 6 milyon, birine 2 milyon, birine de 500 bin lira ikramiye çıktı.
Garibanları unutmadı
Şansı daha sonra da yaver gitti Savgan'ın. Bir sonraki yılın nisan ayında 10 milyon, 1983 veya 1984'ün 23 Nisan özel çekilişinde de 15 milyon lira kazandı.
Hep çok sayıda tam bilet alan Savgan, çiçekçi kadını asla unutmadı. Son ikramiye çıktıktan sonra çiçekçi kadına koştu. Çiçekleri için 30 bin lira harcayan kadına 250 bin lira uzattı ve "Çalışma, git evine yat" dedi. Çiçekçi kadın bu sefer Savgan'ın piyangodan kazandığına inandı ve parayı alıp, çocuklarının yanına gitti. Savgan, "Çok iyidir, merhametlidir" dediği çiçekçi kadının yaptığı iyiliği asla unutmadı.
Zübeyde'ye vuruldu
Savgan'ın çok parası olmuştu. Çevredeki ayakkabı boyacılarına 5'er bin lira dağıttı. Ancak bu durum şüphe uyandırdı. Çiçekçi kadın ona, "Memleketine git evlen" tavsiyesinde bulundu. Tavsiyeye uyan Savgan, Adana'ya döndü. Güzel bir ev aldı, dayadı döşedi. 33 yaşındaydı, görücü usulüyle
17 yaşındaki Zübeyde ile evlendi. Zübeyde'yi görür görmez çok beğenen, sıcakkanlılığına ve güzelliğine hayran kalan Savgan, kızın ailesine 50 bin lira süt hakkı verdi, şaşaalı bir düğün yaptı.
Dünyası yıkıldı
Yedi gün yedi gece dört davul, 40 kişilik orkestra çaldı, söyledi. Ancak gerdek gecesi eşi Zübeyde bakire çıkmadı. Savgan'ın, kimin yaptığını açıklaması halinde onu affedeceğini
söylemesine rağmen, Zübeyde' nin ağzını bıçak açmadı. Sonunda bir başkasından eşinin, eniştesince tecavüze uğradığını, durumu anlatmaması için ölümle tehdit edildiğini öğrendi. Ancak, Savgan'ın
ısrarlarına rağmen eşi bu konuda hiçbir şey söylemedi.
Tüm servetini harcadı
Mutsuzdu, ayrılmak istiyordu ama eşi kabul etmiyordu. Para teklif etti, yine olmadı. Ona göre paraları bitmediği sürece eşiyle yolları ayrılmayacaktı, huzur bulmayacaktı. Sürekli tedirgindi, öldürüleceğini düşünüyordu.
Bunun üzerine eşine kalmaması için tüm paralarını harcamaya başladı. Kendi deyimine göre, 150 memurun maaşını iki ayda yiyordu. Eli çok açıktı. Lokantalarda ödediği hesabın üç, beş katı bahşiş bırakıyordu.
Sonunda paraları tüketti. Evlenirken karısına aldığı bir kilo altını da sattı, harcadı. Sonunda iki yıl evli kaldığı eşi Zübeyde'yi annesinin yanına gönderdi, kendisi de evde bulunan bütün eşyaları satıp tekrar İstanbul'a döndü.
Yıl 1985'ti. Cağaloğlu'nda bir handa hem gece bekçiliği, hem de yine ayakkabı boyacılığı yapmaya başladı. Hanın bir odasında yaşıyordu. 1986 yılbaşı özel çekilişinde yine çok sayıda bilet aldı. Büyük ikramiyeyi tek rakamla kaçırdı, tesellisi 2 milyon liraydı. Paranın yarısını ihtiyacı olanlara dağıttı, yarısıyla da bilet aldı.
Eşiyle ilgili gerçek
Bu arada terk ettiği eşi Zübeyde'nin, eniştesinin evine gittiğini öğrendi. Bu onu çok yıktı.
1986 yılında kazandığı ikramiye, son ikramiyeydi. O günden sonra piyangoyu tutturamadı. Boyacılığa devam etti. Handaki tek odada yaşadı. Bir gün mahkemeden kendisine tebligat geldi. Ayrılmak için dil döktüğü ama kabul ettiremediği eşi, ona boşanma davası açmıştı. Evlilik cüzdanını hâlâ saklayan Mustafa Savgan, mahkemeye bile gitmedi.
Hep sevgiyi aradı
Ne kumar oynadı, ne içki içti. Hassas, duyguluydu. Tek istediği sevgiydi. Sevgi olmadan paranın hiçbir işe yaramadığını öğrenmişti. Hayatına eşlerinin dışında başka kadın girmedi. 'Ya yine aynı şey olursa' diye korkuyordu. Sevgisizdi, ama huzurluydu. Huzurunu bozmak istemiyordu.
50 tam bileti var
Şimdi Cağaloğlu'nda sakin bir hayat sürüyor ayakkabı boyacısı Mustafa Savgan. Ama şans yakasını bir türlü bırakmıyor! Daha geçen günlerde at yarışına yatırdığı 2 milyon liradan 300 milyon lira kazandı. Üstelik yılbaşı çekilişi için de 50 tane tam bileti var.