KCK basın davasında 7 tahliye

KCK basın davasında 7 tahliye
KCK basın davasında 7 tahliye
KCK davasında mahkeme 7 kişinin tahliye edilmesine karar verdi. BDP lideri Demirtaş, Silivri'deki duruşmalara ilk kez katıldı
Haber: FATİH YAĞMUR / Arşivi

Aralarında çok sayıda gazetecinin yer aldığı KCK davasında sanık avukatları, ana dilde savunma hakkı kapsamında duruşmanın her aşamada tercüman bulundurulmasını talep ettiler. Mahkeme ise bugün tahliye taleplerine ilişkin talepleri alacağını belirterek ara karar için değerlendirmede bulunacaklarını açıkladı.

İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen toplam 46 sanıklı KCK davasında 33 tutuklu sanığın tamamı ile tutuksuz sanıklardan 8 kişi hazır bulundu. Duruşmaya Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Kars milletvekili Mülkiye Birtane izleyici olarak katıldı. Kimlik yoklamasının ardından Mahkeme Başkanı Ali Alçık, saat 15.00'e kadar talep alacaklarını, duruşmaya bu saat itibariyle ara vererek talepleri değerlendireceklerini açıkladı. Duruşmada daha sonra da sanık avukatlarının taleplerinin alınmasına başlandı.

Tüm sanıklar adına ilk söz alan Avukat Eren Keskin, bu davada bir gelenek gazeteciliğinin yargılandığını savundu. Keskin, " Türkiye 'de devlet ne istiyor? Sorunun çözümü için 'Kürtler dağdan insin gelsin' deniliyor. Benim müvekkilim Yüksel Genç de bu çağrıya uyarak gelmiş ve hak arayışında demokratik mücadele içinde yer almıştır. Fakat buna rağmen tutuklu sanıklar arasında yer almıştır. Tutuklu yargılamalar güvensizliği pekiştirmiştir. Tutuklu sanıkların tahliyelerine karar verilmesini talep ediyorum." dedi.

Avukat Fırat Epözdemir de ana dilde savunma hakkının 31 Ocak 2013 tarihinde resmi gazetede yasalaştığını hatırlatarak bu hakkın tam anlamıyla tanınmadığını vurguladı. Mahkeme Başkanı Alçık'ın, iki duruşma önce sadece iki ayrı savunma aşamasında tercüman bulundurulacağı şeklindeki açıklamasını hatırlatan Epözdemir, "Bu durum, başta Kürtler olmak üzere bu ülkede yaşayan asli unsurlara karşı bir haksızlıktır." dedi. Bu yasal düzenlemeden önce de ana dilde savunma hakkının tanınabileceğini belirten Epözdemir, "Yargılama ve savunma bir bütündür, bölünemez. Bu nedenle savunma aşaması haricinde tahliye talebi başta olmak üzere sanıkların taleplerini de ana dilde sunabilmeleri için yargılamanın her aşamasında tercüman bulundurulmasını talep ediyorum." şeklinde konuştu. Duruşma, diğer avukatların talepleri ile devam ediyor.

MAHKEME DÜN KÜRTÇE SAVUNMA İÇİN ARA KARARINI AÇIKLAMIŞTI
KCK davasının dünkü duruşmasında İddianamenin okunması tamamlanmıştı. Duruşmanın kalan bölümünde Avukat Sinan Zincir, "Cuma tahliye talepleri alınacak. İddianamenin okunması bittiği için müvekkillerimiz savunmalarını Kürtçe yapmak istiyor. Biz avukatlar olarak artık konuşmak istemiyoruz. Müvekkillerimiz konuşsun istiyoruz. Yarın tercüman bulunduracağız" demişti. Bunun üzerine mahkeme heyeti savcının görüşünü sormuştu. Savcı İsmail Işık, talebin usul ve yasaya uygun olmadığını belirtti ve ayrıca Kürtçe savunma yapılmasının önünü açan 6411 sayılı Denetimli Serbestlik Kanunu'na uygun olmadığını savundu. Talebi değerlendiren mahkeme heyeti, birleşen iddianamenin henüz okunmadığını gerekçe göstererek, talebin bu aşamada yerine getirilemeyeceği yönünde karar aldı.

MAHKEME 9 AYLIK BEBEĞİ DURUŞMALARDAN MEN ETTİ
Mahkeme, sanık İsmail Yıldız'ın 9 aylık kızı Zerya Zin'i duruşmalardan men etti. Bunun üzerine Zerya Zin'i annesi kantin bölümüne götürdü. Mahkeme heyeti, daha önce Zerya Zin bebeğin duruşmalara girmesine izin veriyordu. Ancak bugün sanık avukatlarının verdiği bilgiye göre ağlayarak ses çıkardığı ve duruşma düzenini bozduğu gerekçesiyle Zerya Zin bebeğin duruşmalara girmesi hakim kararıyla yasaklandı. Ergenekon ve Balyoz davalarında da mahkemeler, küçük çocukların psikolojilerinin etkilendiğini gerekçe göstererek, çocukları duruşmalara almıyordu.

SAVCI: AVUKATLARIN GÜLMEDİKLERİ TESPİT EDİLDİ
KCK Basın davasında sanık avukatlarının tahliye taleplerinin ardından görüşü sorulan duruşma savcısı İsmail Işık, kuvvetli suç şüphesini gösteren delillerin varlığını gerekçe göstererek sanıkların tahliye taleplerini reddetti ve tutukluluk hallerinin devamını istedi. Savcı Işık, ayrıca iddianame okunurken, iddianamenin komik bulunduğu gerekçesiyle salonda sık sık gülüşmelerin yaşandığı konusunda da açıklamada bulundu. Savcı Işık, iddianamenin okunması sırasında her zaman en az 2 avukatın salonda bulunduğunu ve avukatların iddianamenin okunması sırasında gülmediklerinin tespit edildiğini ifade etti. Mahkeme heyeti, tahliye taleplerini değerlendirmek üzere duruşmaya ara verdi.

DEMİRTAŞ İLK KEZ SİLİVRİ'DE
Verilen arada davayı izlemeye gelen BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş duruşma salonu önünde açıklama yaptı. Açıklamasına “Yargılama yapılıyor demek isterdik” diye başlayan Demirtaş, “Dışarının atmosferi burayı etkiliyor. Ne yazık ki hukuki bir yargılama yapılmıyor. Ne yazık ki Türkiye’de hukuku hayata geçirecek yargıçlar ve hakimler yok” dedi. Uzun süren tutukluluklara dikkat çeken Demirtaş, açıklamasının devamında şunları söyledi: “Biri Ankara’da talimat veriyor o ilin emniyet ve valiliği karar veriyor. İlgili polislerde iddianame hazırlıyor ve bu şekilde barış engelleniyor. Silivri’de Kürtçeye tahammül yok. 80 yıllık statükonun AKP ve tabanına yaptığını bu gün AKP Kürtlere yapıyor."

 

7 KİŞİYE TAHLİYE

Mahkemenin sonunda tahliye talepleri değerlendirildi. Mahkeme, Çağdaş Kaplan, İsmail Yıldız, Ömer Çiftçi, Saffet Orman, Pervin Yerlikaya, Zuhal Tekiner ve Ziya Çiçekçi'nin tahliye edilmesine karar verdi.