KCK basın davasını izleyen Demirtaş: Türkiye'de her gazeteci sanık adayı

KCK basın davasını izleyen Demirtaş: Türkiye'de her gazeteci sanık adayı
KCK basın davasını izleyen Demirtaş: Türkiye'de her gazeteci sanık adayı
Silivri'de KCK Basın davasını izleyen Selahattin Demirtaş, "Türkiye'de her gazeteci sanık adayıdır. Yarın birgün sizelerin de içerde olmayacağınızın garantisi yoktur" dedi.
Haber: FATİH YAĞMUR / Arşivi

 

Silivri'de KCK Basın davasını izleyen Selahattin Demirtaş, öğle arasında yaptığı açıklamada 2 yılı aşkın bir süredir 44 gazeteciden 20'sinin tutuklu olduğunu, Kenan Evren'in darbe dönemimde bile toplam 32 gazetecinin cezavine girdiğini, bir gecede 44 gazetecinin tutuklanarak cezavine atıldığını söyledi. İçerdeki olaya maalesef yargılama demeye dillerinin varmadığını, verilmiş bir siyasi kararın gereğinin yapıldığını söyleyen Demirtaş, şunları söyledi:

''İçeride daha önce yapılmış bir kararın usulen siyasal gösterisi yapılıyor. Ve bunun adına bağımsız yargı deniliyor. Deliller saçma sapan. Savunma hakkı kısıtlanıyor. Benimle röportaj yapmış olmak şu anda iddianamede içerisinde suç olarak tanımlanıyor. İnanmayan bakabilir. Gazeteciye sormuşlar ''Selahattin Demirtaş ile niye röportaj yaptın?'' Suç delili olarak dosyaya koymuşlar. Gazeteciler bu nedenle yargılanıyor. Basın mensuplarından rica ediyorum. Bütün gazeteciler görüşü ne olursa olsun hangi medya organında çalışırsa çalışsın, dayanışma göstermeniz lazım. İlgi görmek için ünlü gazeteci olmaya gerek yok. Türkiye 'de her gazeteci sanık adayıdır. Yarın birgün sizelerin de içerde olmayacağınızın garantisi yoktur.''

TAHLİYE UMUT EDİYORUM

BDP olarak düşüncesi kimliği ne olursa olsun baskı altında olan tüm basın emekçileriyle birlikte mücadele etmeyi görev olarak benimsediklerini dile getiren Demirtaş, davadan tahliye kararının çıkmasını umut ettiğini, 2 yılı aşkın bir süredir haksız bir şekilde esir alınan arkadaşlarının serbest kalmasını istediğini ve yerel seçimler yaklaşırken muhalefet partileri olarak muhalif medyanın haber yapma, toplumun haber alma hakkını kullanması konusunda önemli bir işlevi olduğunu düşündüğünü anlattı.

TALİMATLA KARAR VERİYORLAR

Mahkemeden beklentisinin olmadığını ve kararların verildiğini söyleyen Demirtaş, ''Muhtemelen gizli kapaklı kapılar ardında bu kararlar alınıyor, veriliyor. Şu günlerde dershane tartışmasıyla birlikte ortaya çıkan paralel devlet zihniyetinin mahkemelere yansıdığı biz çok iyi biliyoruz. Savcılar, yargıçlar kanun kitaplarına usul kitaplarına bakarak karar vermiyor. Cemaatin hükümetin talimatlarıyla beslenerek karar veriyorlar. Birçok mahkeme bu şekilde çalışıyor. Bütün savcıları zan altına bırakmak için söylemiyorum'' diye konuştu.

Demirtaş, bu mahkemelerin kendisinin zaten hukuku aykırı olduğunu, hiçbir meşru dayanağı olmadığını, özel yetkili mahkemelerin en adil yargılamayı yapsa bile kararın adil karar olamayacağını, tahliye kararlarının bile meşruiyetin olmadığını, hukukta özel yetkili diye bir mahkemenin bulunamayacağını, mahkemelerin yaptığı bütün işleri tarih karşısında hesap vereceğini ve bütün basın mensuplarıyla birlikte dayanışma içerisinde olduklarını söyledi.

EMSAL KARAR

Bir gazetecinin Anayasa Mahkemesi'nin Mustafa Balbay ve Mehmet Haber ile ilgili bir karar verdiğini hatırlatarak, ''KCK'dan tutuklu milletvekilleri için başvurunuz olacak mı?'' sorusu üzerine Demirtaş, ''Avukatlarımız hazırlık yapıyorlar. Anayasa Mahkemesinin verdiği karar bireysel başvuru üzerine alınmış bir karar olmakla birlikte emsal teşkil edecek bir karardır. Sadece milletvekili açısından değil, bütün uzun tutuklu, hükümlüler açısından da emsal teşkil etmesi lazım. Kararı Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç değil de Başbakan Erdoğan açıklasaydı mahkeme üzerinde daha etkili olurdu.'' şeklinde cevap verdi.

Hatip Dicle'nin de aralarında bulunduğu milletvekillerinin ve belediye başkanlarının 5 yıla yakın süredir yargılandıklarını, ceza alsalar bile 4 yıl 6 ay yatacaklarını dile getiren Demirtaş, ''Şu anda 5 yıldır bu insanlar içeride yatıyor. Çıktıkları zaman devlet borçlu olacak. Mahkeme tahliye kararı vermiyor. Şu mahkemelerden içeri giren çıkamıyor. Burada avukatlar savunma yapıyor savcılar, hakimler uyuyor. Buradan adalet mi çıkar? Gerçi uyumaları uyanık olmamalarından daha iyi. Ne yapacakları belli değil, fakat insanlar mağdur oluyor'' dedi.
Açıklamanın ardından Demirtaş, Silivri'den ayrıldı.