KCK davasında Deniz Gezmiş tartışması

KCK davasında Deniz Gezmiş tartışması
KCK davasında Deniz Gezmiş tartışması

6 Mayıs 1972'de idam edilen Deniz Gezmiş'in son sözleri, 'Yaşasın Marksizm Leninizm. Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşliği' olmuştu.

Diyarbakır'daki KCK/TM ana davasında sanık avukatları telefon dinleme ve teknik takip kayıtlarının dosyadan çıkarılmasını isterken sanık Kamuran Yüksek'le mahkeme başkanı arasında Deniz Gezmiş tartışması yaşandı.

DİYARBAKIR - Diyarbakır'da görülen 'KCK Türkiye Meclisi' ana davasında sanık avukatları, Danıştay'ın, Adalet Bakanlığı'nın teknik takip ve dinlemelere ilişkin yönetmeliğinin yürütmesini durdurma kararı verdiğini belirterek, sanıklar hakkındaki telefon dinleme ve teknik takip kayıtlarının dosyadan çıkarılmasını istedi. Mahkeme, yapılan izleme işlemlerinin iptal edilen Adalet Bakanlığı yönetmeliği değil, 5271 sayılı yasa kapsamında olduğunu belirterek talebi reddetti.
KCK / TM ana davasının bugün Diyarbakır 6'ıncı Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapılan 58'inci duruşmasında 98'i tutuklu 175 sanığın yargılanmasına devam edildi. Duruşmaya tutuklu sanıklardan 81'i, tutuksuz sanıklardan 12'si katılırken, 17 tutuklu sanık raporlu olduğu gerekçesiyle katılmadı. Duruşmayı BDP milletvekilleri Emine Ayna, Nursel Aydoğan ve bazı yabancı gözlemciler de izledi. 

DENİZ'LERİN İDAMI DİYALOGU

Duruşma öncesi tüm sanıklar adına söz aldığını belirten kapatılan DTP'nin Genel Başkan Yardımcısı Kamuran Yüksek, "Arkadaşlarım adına açıklama yapıyorum. Bugün 6 Mayıs, Deniz, Hüseyin ve Yusuf'un idamlarının yıldönümü. Deniz'lerin idamı Türkiye tarihinin kara lekesidir" dedi. Bunun üzerine araya giren Mahkeme Başkanı, "Söyledikleriniz dosyamızla alakalı değil" uyarısında bulundu. Bunun üzerine tekrar söz alan Kamuran Yüksek, şunları söyledi, "Konuyu buraya bağlayacağım. Bugün başlayan süreç ile onların fikirlerini kurtarma imkanı doğmuştur. Bugün başlayan süreç, Kürt ve Türk halkının kardeşliğini tesis etmeye yöneliktir. Sayın Abdullah Öcalan bu kardeşliği idam sehpasından almıştır. Deniz'lere sahip çıkan herkesi bu süreci desteklemeye çağırıyorum. Sayın Öcalan'ın başlattığı bu süreci, Kürt ve Türk halkının bin yıllık tarihinin en kritik dönemeci olarak görüyoruz." 

DANIŞTAY'IN DİNLEMELERLE İLGİLİ KARARI TARTIŞILDI 

Daha sonra söz alan sanık avukatlarından Cihan Aydın, sanıklardan avukat Ebru Günay'ın başvurusu üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun, Adalet Bakanlığı'nca çıkarılan 'Ceza Muhakemesi Kanunu'nda öngörülen, Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi, Gizli Soruşturmacı ve Teknik Araçlarla İzleme Tedbirlerinin Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik' hakkında yürütmeyi durdurma kararı verdiğini hatırlattı. Aydın, Danıştay'ın 2012 yılının Şubat ayında verdiği yürütmeyi durdurma kararına göre, dosyadaki tüm sanıklarla ilgili teknik takip, telefon dinleme ve izleme kayıtlarının dosyadan çıkarılmasını talep etti.
Bunun üzerine mahkeme talebi değerlendirmek üzere duruşmaya kısa bir ara verdi. Verilen aranın ardından mahkeme iddia makamına taleple ilgili görüşünü sordu. Yönetmeliğin, Bakanlık tarafından çıkarıldığını belirten Savcı, "Ceza Muhakemeleri Kanunu 135'inci maddesi ve devamlarına bakıldığında, iletişim tespiti ve benzeri konularla ilgili kararların nasıl anılacağı hükümleri var. Yönetmelikte bu konuyla ilgili kişi hak ve özgürlüklerini engelleyen bir husus olmadığından talebin reddine karar verilmesini istiyoruz" dedi.
Savcının değerlendirmesi üzerine söz alan sanık avukatlarından Mehmet Emin Aktar, iptal edilen yönetmeliğin hükümlerinin yok sayılması gerektiğini belirterek, "Bunu tartışırken yönetmelik hususları yokmuş gibi davranmalıyız. Kolluğun bu yönetmeliğe göre yaptığı tüm işlemler hukuksuzdur. Ortam dinlemeleri ve fiziki takip ile ilgili tüm deliller geçerliliğini yitirmiştir. Bu deliller okunmamalı ve değerlendirilmemelidir" talebinde bulundu. 

TALEP REDDEDİLDİ

Daha sonra kararını açıklayan mahkeme iletişim tespiti, teknik takip ve ortam dinlemelerine ilişkin Adalet Bakanlığı yönetmeliğinin Danıştay tarafından iptal edildiğini ancak dosyadaki delillerin 5271 sayılı yasaya göre elde edildiğini söyledi. Mahkeme, bu nedenle ortam dinlemesi, teknik takip ve telefon dinlemeleri ile ilgili delillerin dosyadan çıkarılması talebini reddetti. Mahkeme daha sonra, duruşmaya ara verdi. (Felat BOZARSLAN/DHA)