@ismailsaymaz

Kelek karpuz operasyonu

Adana Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı zabıta güçleri, geçen hafta tüketici hakları açısından ilginç bir operasyona imza attı. Vedat Dalokay Sebze ve Meyve Hali girişinde pusu kurdu.
Haber: İSMAİL SAYMAZ / Arşivi

İSTANBUL - Adana Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı zabıta güçleri, geçen hafta tüketici hakları açısından ilginç bir operasyona imza attı. Vedat Dalokay Sebze ve Meyve Hali girişinde pusu kurdu. Durdurulan üç kamyondaki karpuzlar tek tek yoklandı ve kelek olduğu belirlenen 31 ton ürüne el konuldu! 552 sayılı Yaş Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi ve Toptancı Halleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye göre; toptancı hallerinde kalitesiz, bozuk ve çürük malların satılması yasak. Bu suçları işleyenlere Hal Hakem Kurulu'nca para cezası da veriliyor.
Adana'daki kelek karpuz operasyonu sonrasında İstanbul'daki kabzımallar,
'tarlada denetimi' savunurken, tüketici dernekleri de 'Hal Hakem Kurulu'nun işlevsizliğinden yakındı.
Bayrampaşa'da bulunan İstanbul Meyve ve Sebze Hali, günün ilk saatlerinde cıvıl cıvıl. Tarla ve seralardan 571 toptancıya taşınan binlerce ton sebze ve meyve yalnızca kente değil, Marmara Bölgesi, Trakya ve Balkanlar'a dağılıyor. Ramazan Sarıkaya, haldeki 70'i aşkın karpuz tüccarı arasında. Dükkanı oldukça hareketli.
Sarıkaya, mayıs ve haziran aylarında karpuz üretiminin başladığını söylüyor: "Bu dönemde daha çok Adana, Antalya ve Hatay karpuzları yetişir. Bu, temmuz ayına kadar sürer. Temmuzdan itibaren Ödemiş, Manisa, Torbalı, Gölmarmara, Balıkesir ve Karacabey karpuzları tezgâha düşer. Ağustostan sonra memleket karpuz deryasına döner."
Sarıkaya'ya göre hale iki tür karpuz geliyor; biri bu dönemde tüketilen
'ak karpuz', diğeri Adana'da seralarda yetiştirilen uzun biçimli 'tayt karpuz.' Kavun cinsleri de yine karpuz gibi aylara göre farklılaşıyor:
'Mahtiman', 'Kırkağaç', 'Hasanbey' ve 'Dalaman'...
'Müşterimiz duyarlı'
Sarıkaya karpuz ve kavunlarının 'kelek' çıkmayacağını savunurken, hal esnafına da sahip çıkıyor. Kelek karpuz ve kavunların daha çok Ankara ve İzmir hallerine gönderildiğini ileri süren Sarıkaya, İstanbul'daki
'bilinçli toptancı, esnaf ve müşteri' üçlüsünün 'kelek karpuza' karşı duyarlı olduğunu belirtiyor:
"Bize Çukurova'dan böyle bir ürün gelse, kabul etmiyoruz. Biz kabul etsek, esnaf geri çeviriyor. Esnaf satsa, müşteri tepki gösteriyor. Aslında müşteride başlayan duyarlılık, üreticiye de yansıyor."



'Elle yoklama çözüm değil'
Kabzımallara göre kelek karpuz ve kavunu ayırmak için şu ayrıntılara dikkat edilmeli:
  • Kelek karpuz doğrudan fark edilmiyor. Ancak ortasında sararmışlık bulunan karpuzlar tercih edilmeli. Kabzımallar buna 'ayna vermek' diyor.
  • Kavunda ise yüzeyi tırtıllı olan ve dibinde yuvarlak bir mühür bulunanlar seçilmeli.
  • 'Kavun ve karpuzu elle yoklama' yöntemi ise bilinenin aksine, meyvenin içi hakkında bir fikir vermiyor.


    'Tarlalarda denetim gerekiyor'
    İstanbul Sebze ve Meyve Komisyoncuları ve Tüccarları Derneği Başkanı Burhan Er'in verdiği bilgiye göre Hal Hakem Kurulu ve Hal Eksperliği şikâyet ve ihbar üzerine, ayrıca rutin olarak görevini yerine getiriyor. Er, "Müşteri manavı, manav toptancıyı, toptancı üreticiyi uyarmalı. Bu, kayıt dışının kayıt altına alınması demektir" diyor.
    Tüketiciyi Koruma Derneği Başkanı Mehmet Sevim ise Tüketici Derneği üyelerinin de aralarında bulunduğu Hal Hakem Kurulları'nın işlevsiz olduğunu ileri sürerek şunları söylüyor: "Bu kurullar toplantı yapmıyor. Bu kurullardaki arkadaşlarımızın can güvenliği yok. Daha önce Antalya ve Denizli'de iki arkadaşımız tehdit edilmişlerdi. Ayrıca komisyoncular kendi aralarında anlaşarak rekabet ortamını engelliyor. Hallerdeki olumsuzluklar,
    rakip kurumlar birbirlerini ihbar ederlerse ortaya çıkabiliyor. Bu yüzden Adana'daki olayı tesadüfi bir durum olarak görüyorum."
    Meyve tüccarı Mehmet Öz'e göre ise asıl sorun, meyvelerdeki kimyasal maddeler. Öz, "İhracatta gösterilen titizlik, iç pisayada gösterilmiyor.
    'Katkı maddesi içeriyor' diye gümrükten geri çevrilen mahsuller, tezgâha konuluyor." Halde denetim olmadığı gibi, il sınırındaki gişelerde de yanlış uygulamaların sürdüğünü savunan Öz, "İrsaliyesiz yakalanan nakliyeci, denetim görevlilerine başka bir esnafın adını veriyor. Şu an elimde 20'yi aşkın mahkeme kararı var. Davaları kazanıyoruz ama, neye yarar" diyor. Sebze tüccarı Coşkun Sucu da özellikle mevsim sebzesi olan domateslerin serada yetiştiği için hormon ve zirai ilaç içerdiğini belirtiyor: "Bu domatesler daha çok Akdeniz'den geliyor. Tarlalarda denetim yapılmadığı için halde yapılacak denetimin anlamı yok. Biz ne gelirse satıyoruz. O yüzden tarlada denetim şart."