Kemanı 'dile getirecekler'

Türkiye'nin dört bir yanında açılan konservatuvarlar ve eğitim fakülteleri sayesinde klasik Batı müziğine karşı sessiz sedasız bir yöneliş var. Keman da en gözde enstrümanlardan biri.
Haber: ŞULE ÇİZMECİ / Arşivi

İSTANBUL - Türkiye'nin dört bir yanında açılan konservatuvarlar ve eğitim fakülteleri sayesinde klasik Batı müziğine karşı sessiz sedasız bir yöneliş var. Keman da en gözde enstrümanlardan biri. Bu ilginin sonucu doğal olarak keman yapımcılığı önemli bir hale geliyor. Sayıları giderek artan yapımcılar, talebe karşılık vermek konusunda gayretliler, ama el yordamıyla ilerliyorlar.
MSÜ'den destek
Keman yapımcılarının dünya standartlarında üretim yapabilmeleri amacıyla ustalar da, çıraklara el vermeye başladı. Mimar Sinan Üniversitesi'nin (MSÜ) desteğiyle bu yıl 2. Keman Yapım Günleri atölye çalışması gerçekleşti. İstanbul Resim ve Heykel Müzesi, ekimde, iki hafta süreyle Halil Dikmen Atölyesi'ni katılımcılara verdi. Elemeler sonucunda, Türkiye'nin çeşitli yörelerinden 18 keman yapımcısı (luthier) atölye çalışmalarına katılarak, sanatın inceliklerini öğrendi.
Kursa öncü olanlar
Atölye çalışmalarının mimarı, MSÜ Enstrüman Bölümü öğretim görevlisi ve keman yapımcısı Ecevit Tunalı. ABD'deki çeşitli 'work shop'lara davet edilen Tunalı, geçen yıl meslektaşı Yücel Açın'ın da desteğiyle ilk adımı atmış. Almanya'da yaşayan keman yapımcısı ve restoratör Selim San ile ünlü Alman arşe (keman yayı) yapımcısı Karcy Sporer de, "Biz de varız" demiş. Dördü de hiçbir ücret talep etmeden zamanlarını ayırmış. Öğrenciler, 150 milyon lira ödeyerek programa katılmış. San ve Sporer' in yol masrafları böyle karşılanmış.
Antik çalgılar restorasyonu da yapan Ecevit Tunalı, çalışmaları şöyle anlatıyor: "ABD'de benzeri bir 'work shop'a profesyonel yapımcılar katılıyor. Bizimkinde henüz profesyonel yok. Biz katılımcıların dünya stardartlarını yakalamalarını istedik. Üniversitelerin sağladığı mekânları kullanıyoruz, tabii destek sorunumuz var. Kendi çabamızla bu kadar oluyor. Yapımcılar, daha fazla öğrenmek için ekmek kapılarını kapatıp geliyorlar. Yapım okullarında bilgiler, deneyimler çok fazla değil. Bu nedenle zaman kaybediliyor. Burda, estetik ve teknik konulardaki eksikleri gideriyoruz."
Ticari kaygı yok
Selim San, eski enstrümanların restorasyonunu öğrenebilmek için dünyaca ünlü birçok atölyede çalışmış. San, İstanbul'a gelmekten çok memnun: "Batı'da bir norm haline gelmiş kemanı bütün arkadaşların yapabilecek seviyeye gelmesini istiyoruz. Teknik, akustik ve konstrüksyon özellikleri müzisyenin ihtiyaçlarına cevap veren çalışmalar yapıyoruz. Daha doğrusu dışarıda ne öğrendiysek, biz de isteklilere aktarmak istiyoruz. Hiçbir ticari kaygımız yok. Maksat, keman yapımcılarını bir araya getirmek. Dünyada kolay kolay gerçekleşmez bu. Belki de bizim ülkemizdeki sivil toplum anlayışı burada ortaya çıktı."
Gönüllüler, bilgi ve deneyimlerini aktarmak için hazırlar, özverileri sayesinde seneye yeniden buluşacaklar. Ama bu çalışmanın kurumsallaşması ve böylece düzenli hale gelmesi için müziksever sponsorların desteklerine ihtiyaçları var.



Hobisi ağaç maketler
İsmail Kaya (İskenderun): Dört yıldır keman yapıyorum. Keman yaparkenki hislerim çok farklı, sanki keman kendimden bir parça. Dört yıl önce keman çalmaya karar verdim, hızla ilerledim. İskenderun Musiki Derneği'ndeki kurslara devam ettim. Çocukluğumdan beri ağaçtan maketler yaparım. Bu yüzden zorlanmadım. İlk çaldığım keman, kendi yapımım. Sonra daha iyisini yaptım. Derken teknik anlamda ilerledim. Yılda bir keman yapıyorum. Farklı ağaçlar kullanıyoruz. Alt tablası, sapı akçaağaçtan, ses tablası ladin ağacından yapılıyor. Daha kaliteli oluyor.
'Yaratmak güzel'
Aslı Şirin Ulak (Eskişehir): Anadolu Üniversitesi Enstrüman Yapım Bölümü'nün ilk mezunuyum. Ortaokuldan sonra konservatuvarın keman bölümüne girdim. Daha sonra kemanı bıraktım, o sıralar bölümüm açıldı. Kemanı yapmak daha zevkli. Ahşapla uğraşmak, ona dokunmak, kemanı yaratmak güzel. Geçen yıl da bu 'work shop'a katılmıştım. Türkiye'nin her yanından bu işi yapan insanlarla yılda bir kez buluşmuş oluyoruz, çok zevkli ve yararlı bir çalışma. Sonuçta bize bu olanağı sunan insanlara minnettarız.
Kendi kendini yetiştirdi
Ahmet Akın (Samsun): 1982'de, televizyonda keman yapımını gösteren bir programdan etkilenerek başladım. Kemap yapımı asıl mesleğim oldu. Eskişehir Anadolu Üniversitesi'ne gidip gelerek tekniğimi geliştirdim. Samsun'da Akademi Sanat adında bir atölyem var.
Eşim ev hanımıydı, sonra o da keman yapmayı öğrendi. Ama biz, sadece keman değil tüm yaylı çalgıları yapıyoruz. Kazancımız yetiyor. Tüm enstrümanları çalarım. Geçen sene de bu work shop'a katılmıştım. Okullu olmadığım halde beni kabul ettiler. Çok yararlı. Bu atölyeye gelirken bir viyolonsel yapmaya başladım. İlerlemek istiyorum.