Kentin kayıp mültecileri

Kentin kayıp mültecileri
Kentin kayıp mültecileri

Iraklı aile küçük çocuklarıyla Kurtuluş ta yaşıyor. Karı koca savaşta kol ve bacaklarını kaybetmiş durumda ancak Türkiye de de tedavi olamıyorlar.

Daha çok savaştan kaçıp gelen binlerce kaçak ve sığınmacı için İstanbul yeni bir hayatın kapısı. Kimi gidiyor kimi yıllarca kalıyor.
Haber: ENİS TAYMAN - enis.tayman@radikal.com.tr / Arşivi

İSTANBUL - İstanbul, Türkiye ’de sığınmacı ve kaçakların da en çok rağbet ettiği kent. Türkiye’de 100 binden fazla kaçak yabancı var. Bu kaçaklar dışında Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’ne (BMMYK) kayıtlı 25 bin civarında ’sığınmacı’ Türkiye’de yaşıyor. Bu kadar insanın gayriresmi rakamlara göre en az yarısı İstanbul’da. Çünkü bu kentte daha rahat gizlenip kaybolabiliyor, bulabiliyorlar. Aralarında 10 yıl kalanlar bile var. Ancak sağlık, eğitim, ikamet gibi sorunları çığ gibi. 

Afganlar
Daha çok Zeytinburnu’nda yaşıyorlar. Sayıları 20 bini buluyor. Bu rakam Afganistan kökenli Kazak, Türkmen, Özbek, Peştun ve Farsları kapsıyor. Afgan gruplar içinde en büyük zorluğu sayıları 5000’i bulan Peştunlar çekiyor. Üçüncü ülkeler Afganları az kabul ediyor. Bu Türkiye’de kalış süresini uzatıyor. İşverenler bu durumu bilip çok az yevmiye veriyor. Çocuklarını okula gönderemiyorlar. Tekstil, deri, ayakkabı imalatında çalıştırılıyorlar. Afganlardan iyi terziler de çıkıyor. 

Iraklılar
Daha çok Kurtuluş’ta yaşıyorlar. Sığınmacı statüsündeki 1000 kadar Iraklı İstanbul’da resmen yaşıyor. Ancak kaçaklarla birlikte 2000 civarında oldukları tahmin ediliyor. Sağlık ve eğitim gibi hizmetlerden yararlanamıyorlar. Üçüncü ülkelere yerleştirilme konusunda daha şanslılar. Iraklılar yevmiyeli işlerde çalışıyor. Seyyar satıcılık yapıyor. 

Afrikalılar
Daha çok Kumkapı-Aksaray-Kurtuluş-Tarlabaşı’nda yaşıyor. Siyahi olmaları nedeniyle ciddi ayrımcılığa uğruyorlar Sayılarının 5 binden fazla olduğu tahmin ediliyor. Çalışma izni, barınma, eğitim ve sağlık sorunları var. İşportacılık, oto yıkama, kâğıt toplama gibi işlerde çalışıyorlar. Eğitimli olanları çevirmenlik yapıyor. 

İranlılar
Daha çok Aksaray ve Kumkapı’da yaşıyorlar. Sayılarının 4 bin civarında olduğu sanılıyor. İçlerinde eğitimli sayısı diğer sığınmacılara göre fazla. Bavul ticareti yapanlar var. Ancak genelde vasıfsız işlerde çalıştırılıyorlar. Kadınlar da hasta ve çocuk bakımında çalışabiliyor. 

Çeçenler
Devlete sığınma başvurusunda bulunmuş olanlar 10 yıldır Fenerbahçe , Ümraniye ve Beykoz’daki kamplarda kalıyor. Kayıtsız olanlar Zeytinburnu ile Fikirtepe’de yaşıyor; sayıları 1000’i geçiyor. Kayıtlı Çeçen sayısı 450 civarında. İstanbul’da geçen yıl yaşanan infazlar dolayısıyla çok tedirginler. Genellikle satıcılık. işportacılık yapıyorlar. 

Uygur-Özbek-Tacik
Daha çok Zeytinburnu’nda yaşıyorlar. Sayıları 12 bin civarında. Pazarcılık ve ticaret yapıyorlar.
Ermenistan Ermenileri Genel olarak Gedikpaşa, Laleli, Aksaray gibi bölgelerde yaşıyorlar. Sayıları 0 bin civarında. Çocuk bakıcılığı, temizlik gibi işlerde çalışıyorlar. Zanaatı olanlar yine oldukça düşük maaşlarla atölyelerde iş bulabiliyor.

‘Kurtuluş’ bir semt adı
Irak’ta bombalar Basralı H.’nin bir bacağı ve elini, eşi N.’nin de iki bacağını birden aldı. Aile 2011’de bir yaşındaki bebekleriyle Türkiye’ye sığındı. BM Mülteciler Yüksek Komiserliği, ailenin başvurusunu kabul etti. İstanbul’da bir süre sokakta kaldıktan sonra Kurtuluş’ta ayda 400 TL’ye yıkık dökük bir daireye sığındılar. Uluslararası yasalara göre sığınmacı olan ailenin tedavi hakkı vardı. Fakat mevzuata dair bir kelime oyununa kurban gittiler. Çünkü Türkiye onları sığınmacı değil sığınma başvurusu sahibi sayıyor. Ayda 212 lira Genel Sağlık Sigortası ücreti ödeyemedikleri için değil tedavi, muayene bile olamadılar.



Kızları Ege Denizi’nde boğuldu
Afgan öğretmen Abdülsettar Haydari, eşi Saliha ve iki kızı ile savaştan kaçarak dört ay önce İstanbul’a geldi. Ancak babaya bel fıtığı, anneye diz ameliyatı gerekiyordu. Türkiye’de tedavi olamayınca Almanya’da yaşayan en büyük kızlarının yanına gitmek üzere bir insan kaçakçısıyla kişi başı 600 dolara anlaştılar. Fakat kaçakçı, aileyi Ege’de bir sandalla bıraktı. Ailenin 19 yaşındaki kızları denize düşüp boğuldu. Aile günler sonra perişan halde bulundu. Beş parasız, Afganistan Türkmenleri Derneği’ne sığındılar. Türkiye’de kalıp vatandaş olmak istiyorlar.