Kentlere röntgen

Kentsel gelişimin izlenmesi ve kontrol altına alınması amacıyla kullanılan...
Haber: AHMET ŞIK / Arşivi

İSTANBUL - Kentsel gelişimin izlenmesi ve kontrol altına alınması amacıyla kullanılan uydu fotoğrafları, hızlı kentleşme ve nüfus artışı sonunda tarla ve ekili alanların hızla yok olduğunu gözler önüne seriyor. Bu yöntemle gecekondulaşma, su havzalarının korunması gibi konuların yanı sıra, doğal afetlere ilişkin de önemli bilgilere ulaşılıyor.
Gecekonduyu yakalıyor
Geçen hafta 'Kentsel gelişimin uzaydan izlenmesi' konulu bir seminer düzenleyen Prof. Dr. Derya Maktav ile Doç. Dr. Filiz Sunar Erbek, bu konuda İstanbul'da 2002 Haziran ayında da bir sempozyum düzenleneceğini söyledi. Maktav ve Erbek, kentsel gelişimin izlenmesi ve kontrol altında tutulması için kullanılan uzaktan algılama ve cografi bilgi sistemlerinde (CBS) değişik çözünürlükteki uydu fotoğrafları kullanıldığını belirtti.
Diğerlerine oranla daha az maliyeti olan bu yöntemle kısa zamanda verilere ulaşılabiliyor
ve elde edilen bulgular eski verilerle kolaylıkla karşılaştırılabiliyor. Bir metrekareden büyük objelerin görülebildiği bir metre çözünürlükteki görüntü ile bir gün içerisinde yapılan gecekondular dahi tespit edilebiliyor.
Detaylı veri elde ediliyor
İTÜ ile Büyükçekmece Belediyesi'nin otaklaşa yürüttüğü ve TÜBİTAK ile Rus Bilimler Akademisi'nin desteğiyle uygulanan projede, 1984 ile 1998 yılları arasında pilot bölge seçilen Büyükçekmece ilçesindeki kentsel hareketler uzaktan algılama yöntemleri, uydular ve görsel verilerle izlendi. Prof. Maktav ile Doç. Erbek bu yöntemlerle yerleşim bölgelerinin, ekili alanların, endüstri bölgelerinin, ormanlık alanların ve su ile örtülü diye tanımlanan göl ve deniz alanlarının geçmişten günümüze nasıl bir değişime uğradığını analiz ettiklerini söyledi.
İşte Büyükçekmece Prof. Maktav ile Doç. Erbek'in verdiği bilgiye göre çalışmalar sonunda şu sonuçlar ortaya çıktı:

  • Büyükçekmece'deki 15 köy ve beldenin bu yöntemle tek tek gözlemlenmesiyle bölgede yaşanan hızlı kentleşme ve nüfus artışı sonunda tarla ve ekili alanlar azaldı.
  • 1984-98 yılları arasında tüm bölge bazında ortalama yüzde 20 oranında bir kentleşme yaşandı. Buna karşın ekili alanlarda yüzde 26'lık bir azalma oldu.
  • Tek tek bölgeler bazında bakıldığında bu oranlar değişti.
  • Esenyurt'taki kentleşme oranı yüzde 40'lara ulaştı. Proje başladığında yüzde sıfır olan endüstri alanı yüzde 2'ye çıkmış durumda.
  • Kıraç bölgesinde endüstri alanı hızla artarak yüzde 5'e yükseldi.
  • Göl çevresinde kamu alanlarındaki yapılaşma ile şahıslara ait
    alanlardaki yapılaşma arasında büyük fark belirlendi. 1970-85 yılları arasında yüzde 50 olan nüfus artışı, 1985'ten sonra yüzde binlere çıktı.
  • Esenyurt'ta yüzde 4 olan artış, 1984'ten sonra yüzde 472'ye yükseldi. Kıraçta ise yüzde 50'den yüzde 2 bin 300'lere çıktığı görüldü.
    Tehlikeli nüfus artışı
    Büyükçekmece'de gözlemlenen kentsel büyümeye paralel olarak ciddi bir nüfus artışı yaşandığına dikkat çeken Maktav ve Erbek, "Hava, kara ve deniz ulaşımının uygun olması nedeniyle de yerleşim dışında endüstri alanları da bölgeye kaymış durumda" dedi. Türkiye'de ilk kez yapılan bu örnek çalışmanın toplumsal yaşam ve kentler için acil bir ihtiyaç olduğunu belirten Maktav ve Erbek, "İstanbul'un rezalet olarak nitelenebilecek durumunu klasik yöntemlerle çözmek mümkün değil. Ancak uzay teknolojisiyle geleceğe yönelik önlemler alınabilir" diye konuştu.