KESK: Emekçilerin iradesini siyasi iktidara teslim etmeyeceğiz

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Genel Başkanı Sami Evren, "Bizim yürüyüşümüzün temel amacı, emekçilerin iradesini siyasi iktidara teslim etmemektir" dedi.


KESK’in, toplu sözleşme ve grev hakkı için İstanbul’dan Ankara’ya başlattığı yürüyüş kapsımında Bursa’ya gelen bir grup sendika üyesi, Bursa’daki üyelerle birlikte, sloganlar atarak Timurtaşpaşa otobüs durakları önünden Heykel’e kadar yürüdü.
KESK Genel Başkanı Evren, tarihi belediye binası önünde yaptığı açıklamada, İstanbul’dan başlayan yürüyüş kapsamında Bursa’dan sonra Eskişehir’e gideceklerini, yarın da Ankara’da Başbakanlık’a ulaşacaklarını söyledi.
Toplu görüşmeleri kabul etmedikleri için bu yürüyüşü gerçekleştirdiklerini ifade eden Evren, "Emekçilerin haklarını koruyabilmeniz için masaya eşit şartlarda oturmanız gerekir. Kurulan masa, eşit koşullarda emekçilerin kendilerini ifade edebilecekleri bir masa değil. Masanın bir tarafı boştur. Diğer tarafında tek irade vardır. O da siyasi iktidarın Bakanlar Kuruludur. Siz bu tarafta ne ifade ederseniz edin, dikkate alınmamaktadır" dedi.
Zam oranlarının yüzde 5 veya 5,5 olarak açıklandığını belirten Evrun, "Yani mali disiplin planı uyguluyorlar. Durum böyleyken siz emekçiler kendi iradenizi, iş vereninize, hükümete teslim eder misiniz? Etmezsiniz tabi. Dolayısıyla bizim yürüyüşümüzün temel amacı, emekçilerin iradesini siyasi iktidara teslim etmemektir" diye konuştu.
"Toplu sözleşme"nin eşit koşullarda masaya oturmak anlamına geldiğini vurgulayan Evren, şunları kaydetti:
"Toplu sözleşme grev hakkımızın olması demektir. Bu nedenle biz TİS (toplu iş sözleşmesi) masasını, emekçilerin ve sendikaların hak alma masası olarak görürüz. Uluslararası Çalışma Örgütü, toplu görüşme yasası nedeniyle Türkiye’yi kara listeye almıştır. Bu yasa AİHM’de dava konusu olmuştur ve Türkiye mahkum olmuştur. Yani ’Toplu görüşme yaparsanız siz suç işlemiş olursunuz’ denilmiştir. Yine bu yasa Anayasa’nın 90. maddesine aykırıdır. Neresinden bakarsanız bakın, meşru olmayan bu görüşme sürecine tepki koymaktan başka çaremiz yoktur. O nedenle sokaklardayız."

"YURTTAŞLIK GELİRİ"
Sadece 2 milyon emekçinin, kamu çalışanının sorunlarını çözmekle, bu ülkenin sorunlarının çözülemeyeceğini ifade eden Evren, şöyle devam etti:
"Şu anda 1 milyon 200 bin insanımız sıfır gelire sahiptir. Bunların aileleriyle birlikte toplam nüfusu aşağı yukarı 4,5 milyon insandır. Bu insanların yurttaşlık gelirine sahip olmaları gerekiyor. Bu süreçte diyeceğiz ki, işten atılanlara yurttaşlık payı ödeyin. İşsizlik Fonu’ndaki parayı Maliye Bakanının kontrolüne vermeyin. Yatırım adı altında bütçe açıklarında kullanmayın. Onu, asıl amacı için kullanın. Bu ülkede asgari ücret komiktir. 500 TL civarındaki parayla yaşamanız mümkün değildir. Binlerce insan bu ücretle çalışmaktadır. Emeklilerin durumu da maalesef içler acısıdır. Biz diyoruz ki, artık yeter. İşten atılanlar, asgari ücretle çalışanlar, yeni göreve başlayan kamu çalışanları, sözleşmeli personeller, hepsinin temel ücreti, yani yeni asgari ücret bin 500 TL olsun. Taleplerimiz toplumsal taleplerdir... Bizimle masaya oturmayacak olan, TİS yapmayacak olan hükümet şayet ısrar ederse, 30 Ağustos da grev kararını ilan ederiz."
KESK üyesi grup daha otobüslere binerek Eskişehir’e hareket etti.