Âkil insanlara 'çekilme' dopingi

Âkil insanlara 'çekilme' dopingi
Âkil insanlara 'çekilme' dopingi

Çözüm sürecinde her bölge için oluşturulan heyetler, birçok kişiyle görüştü ve rapor hazırladı.

Haber: TARIK IŞIK - tarik.isik@radikal.com.tr / Arşivi

Çözüm sürecine destek amacıyla kurulan âkil insanlar heyeti büyük ölçüde bölge raporlarını tamamladı. Karadeniz, Ege ve İç Anadolu bölgesinin heyetlerinin raporu bitti. Diğer dört bölge raporlarını şekillendirmek üzere çalışmalarını sürdürüyor. Raporlarda, il ziyaretlerinde görüşülen kanaat önderlerinin, STK’ların ve vatandaşların görüşlere yer veriliyor. Bölge raporları Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı’nın koordinasyonunda tek bir rapor haline getirildikten sonra Başbakan Erdoğan ’a sunulup kamuoyuna açıklanacak. PKK ’nın çekilmesi sonrasında atılacak yeni adımlar da bu rapor da kullanılacak. Radikal’in sorularını cevaplandıran akil insanlar şu tespitlere bulundular:
Oral Çalışlar (Karadeniz) : Başlangıçta PKK çekilecek mi çekilmeyecek mi, ne tavizler verildi gibi sorular vardı. Süreç içinde PKK’nın çekildiği yönündeki haberlerin medyaya yansımasıyla baştaki itirazların büyük ölçüde tasfiye olmasına neden oldu. Taviz verilmediği de görüldü. Kritik sorulara cevaplar verildikçe desteğin de arttığını gördük.
Etyen Mahçupyan (Güneydoğu Anadolu): Bölgede çok geniş bir destek var. Esas tedirginlik sürecin durmasına yönelik. Devlet oyalama yapar mı? PKK silah bıraktı zaman süreç hâlâ geçerli olacak mı diye bir tedirginlik var. Şu ana kadar PKK’nın varlığı nedeniyle çok daralmış bir kamusal alan vardı. Şimdi bu kalkınca dengenin nasıl olacağı sorusu var. İslâmî kesimden gelenlerin PKK’dan daha radikal talepleri olabiliyor. Mesela bazıları ‘federasyon’ diyor, anadilde daha net talepleri var. Raporda, hukuki, sosyal , ekonomik ve psikolojik tavsiyeler olacak.
Erol Göka (İç Anadolu): Halkın yarıdan fazlası çözüm sürecine koşulsuz destek veriyor. Bir an önce barış istiyor. Hükümete güvendiği için de ötesini sormuyor. Yüzde 20’lerle ifade edilebilecek endişeli destekçiler var. Ancak bir kısmı örgüte bir kısmı devlete güvenmiyor. Sürece kesin karşı olan yüzde 10’u geçmeyen bir kesim var. Bunlara ‘fanatik ulusalcılar’ diyebiliriz. Süreç ilerledikçe bizim çalışmalarımız da bundan olumlu etkilendi. İnsanlar bir biçimde çözüm sürecini anladılar. Yeni Anayasa’nın vazgeçilmezliği, kimliklerin tanınması ve endişeli milliyetçilerin –ulusalcı demiyorum- endişelerinin giderilmesi gerektiğini ifade ettik.
Abdurrahman Kurt (Doğu Anadolu): Bölge bayram havası yaşıyor. Cumhuriyet tarihi boyunca ilk defa devletle konuşma imkânı bulduğunudüşünüyor. Vatandaş içini dökme şansı buldu. Devlete güvenin yeniden tesis edilmesi için bir dönüm noktası oldu. Hak verilirse ne kadar insan bunu kullanır bu ayrı bir konu ama ana dille eğitimin halen yasak olması ciddi bir kaygı nedeni. Türkiyelileşmeyi yani herkesin Türk olarak algılanma ve anlatılmamasını istiyorlar. Bütün kimliklerle bu bayrağın ve toprağın ortağı oldukları duygusunu yaşamak istiyorlar.
Tarık Çelenk (Akdeniz): Özellikle Mersin ve Hatay’da çok güzel tespitlerimiz oldu. Sürece karşı olanlar da savunanlar da olgun ve ne dediklerini biliyorlar. Bu illerin en önemli özelliği bir arada yaşama kültürünün gelişmiş olması. Yeknesak olan illere göre sorunun algılama biçiminde oldukça derin farklar var.