@ismailsaymaz

Kırım kongo kanamalı Ergenekon ateşi

Kırım kongo kanamalı Ergenekon ateşi
Kırım kongo kanamalı Ergenekon ateşi

İliç Savcısı Bozkurt,AlbayGençoğlu?nunPKK?nınAğustos 2008?de Kemah?taki mayınlı saldırısına göz yumduğunu öne sürüyor. Saldırıda 10 asker şehit olmuştu. FOTOĞRAF: ENSAR ÖZDEMİR / AA

*Erzincan'daki Ergenekon operasyonunun tanıklarından biri İliç Savcısı Bayram Bozkurt... 11 ayrı yolsuzlukla ilgili savunma yapan savcıya göre 86 lira borç taktığı çaycı Ergenekoncu, borcunu geciktirdiği kuyumcu ise JİTEM'e çalışıyor *Savcının ifadesinde bahsettiği neredeyse herkes bugün tutuklu. İfadenin inandırıcılığındaki dip noktalar ise şöyle: Ergenekon arabama iki kene koyarak bana suikast yapmak istedi... Komutanlar çok içip darbe planını anlattı
Haber: İSMAİL SAYMAZ / Arşivi

Eskişehir İl Jandarma Komutanı Albay Recep Gençoğlu cezaevine konulmuştu.


İSTANBUL - ‘İrtica ile Mücadele Eylem Planı’nın Erzincan’da yürürlüğe konulduğu iddiasıyla Erzurum-Erzincan arasında süren ‘savaşa’, ‘bir maden şirketinden ve davalarını bağlama karşılığı çeşitli kişilerden rüşvet istediği’ iddialarıyla ilgili soruşturulan İliç Cumhuriyet Savcısı Bayram Bozkurt da dahil oldu. Ancak Erzincan’daki Ergenekon soruşturması kapsamında  tanık olduğu anlaşılan İliç Savcısı’nın anlattıkları ‘inanılır gibi değil.’
Bozkurt, savunmasında, hakkında soruşturma yürüten Başsavcı İlhan Cihaner’i ‘Ergenekoncu’ olmakla, kendisini şikâyet eden köylüyü ‘Ergenekon adına tarihi eser kaçırmak’la, rüşvet iddiasına tanıklık yapan eski İl Jandarma Komutanı Recep Gençoğlunu ‘PKK saldırılarına göz yummak’la, eski İl Jandarma İstihbarat Kısmı Komutanı Şenol Bozkurt’u ‘Ergenekon adına uyuşturucu ve silah kaçırmak’la suçluyor. 

Atlet ve savcı tanık
Adliye çaycısına 86 TL’lik borcunu ödemediği iddiasına ilişkin “Çaycı Muharrem ‘albay’ lakaplıdır, örgüttendir” derken, borcunu geciktirdiği kuyumcu için “Jandarmaya çalışır” diye konuşuyor.
Savcı Bayram Bozkurt’un anlatımlarından anlaşılan hem kendisi hem de Erzincan Sokak Çocukları Derneği Başkanı İlyas Meral, ‘İrtica ile Mücadele Eylem Planı’nı soruşturmakta olan Erzurum Özel Yetkili Savcısı Osman Şanal’a ‘tanıklık’ ediyor. Savcı Bayram Bozkurt’un en ilginç iddiası, şimdilerde 3. Ordu’nun kapısına kadar gelen operasyon için ipucu veriyor:
“2009 seçimlerinden 1,5 ay önce 3. Ordu’dan beraber ava gittiğimiz birkaç albay, rütbeli subay beni arayıp çevre illerden bazı alay komutanlarıyla yemek yiyeceklerini, benim de gelmemi istedi. İlyas isimli arkadaş bana 3. Ordu’da seminer adı altında 16 ilin alay komutanını ve 3. Ordu’dan birkaç generalle 12 albayın seçim sonrası niyan-mayıs döneminde fiiliyata geçirmek üzere darbe planı yaptıklarını, iki gün boyunca toplandıklarını, yemeğe onların da geleceğini söyledi. Akşam beş alay komutanı ve 3. Ordu’dan dört albay yemekteydi. Ben de katıldım. İçki kullanmadığım için almadım. Fakat askeri erkân iyi içti. Sarhoşluğun verdiği gevezelikle çok bilgi aldım. Seçimden sonra üç aşamalı eylem planı hazırlamışlardı. Biri nisan ve mayıs ayında gerçekleştirilecekti. Durumu Erzurum Özel Yetkili Savcısı’na seçimden önce bildirdim...”   

Ona karşı tanıklık yapanlar cezaevinde
İliç Savcısı Bayram Bozkurt ile ilgili soruşturma Bekir Buran adlı İliçlinin 12 Aralık 2008’deki şikâyeti üzerine başlatıldı. Buran’ın anlatımları doğrultusunda, aralarında eski İl Jandarma Komutanı Recep Gençoğlu’nun da bulunduğu ikisi asker sekiz tanığın daha ifadesi alındı. Başsavcı Cihaner’in 7 Nisan 2009’da bakanlığa gönderdiği fezlekede, Bozkurt için şu suçlamalar var:   

Rüşvet, borç, definecilik...
* Yürüyen davada hâkimi kastedip, “Hâkim beyle görüştüm, zor ikna ettim, yalnız hâkim beyi balayına gönderme sözü verdim” diyerek 1.750 TL istedi.
* Divriği Kalesi’nde yedi kişiyle kaçak kazı yapmaya gitti. Savcı Bozkurt gözcülük yaparken polis baskın düzenledi. İkisini yakalandı; Bozkurt ve diğerleri kaçtı. 
* AKP ilçe başkanı ve iki kişiden borç alıp ödemedi.
* İliç’teki altın madeniyle ilgili çevreyi kirletmek suçundan yürüttüğü soruşturmada rüşvet istedi.
* Malvarlığı geliriyle orantısız, lüks araçlarla görülüyor.
* MHP İlçe Başkanı İshak Kaçmaz ile bir türbede izinsiz kazı için jandarma komutanına teklif götürdü. Bu işte emniyet amiri ve hâkimin de ortak olduğunu söyledi.
* Uyuşturucu sanığını 5 bin TL alınca serbest bıraktı.
* Yeşilyurt köyünde ormandan izinsiz kesilen ağaç yüklü traktörün bırakılması karşılığında 2 bin 500 TL rüşvet alıp takipsizlik kararı verdi.
* Bekir Buran’a 3 bin 500 TL karşılığı tabanca bulabileceğini söyledi.
* Bir yaralama olayında 9 bin TL rüşvet aldı. Rüşvet iddiasının üç tanığı var. Biri, 3 Şubat’ta tutuklanan dönemin İl Jandarma Komutanı Albay Recep Gençoğlu. Gençoğlu, 17 Mart 2009’da alınan ifadesinde şunları anlattı:
“İliç’teki maden şirketinden güvenlik durumunu görüşmek için dört kişi geldi. P. adlı hanım şirket yetkilisi Robert D. Benbow’a tercümanlık yapıyordu. Bu kişi, ‘İliç’teki savcı bizden rüşvet istedi’ dedi, vermeyi reddettiğini söyledi. Ankara’da TEDAŞ Genel Müdürü’nün mail atıp görüşme talep ettiğini, şirket müdürünün bu şahsın yanına gittiğini, maden bölgesindeki elektirik işini halledebilmek için kendilerinden imalı olarak menfaat talep ettiğini de söyledi. Ben hukuki yolu işaret ettim. Kendileri hukukçularıyla görüşüp yasal başvuru yapacaklarını söylediler. Ben de başsavcıyı bilgilendirdim.”
Çöplük Köyü Muhtarı Cahit Keklik de Bozkurt’un şirketten rüşvet istediği, İliç Jandarma Komutanı Yılmaz Sandal ise savcının definecilik yaptığı yönünde tanıklık etti.
Fezleke sonrası Bozkurt için 8 Eylül 2009’da yargılama izni çıktı ve savcıya ‘çıkar sağlamak ve görevi kötüye kullanmak’tan 30 Aralık 2009’da Erzincan Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı.

Ergenekon çaycı  Muharrem’e de kondu
Savcı Bayram Bozkurt, hakkındaki iddialara ilişkin ‘Adalet Müfettişliğine’ başlıklı 12 sayfalık bir yanıt gönderdi. Bozkurt’un her iddiayı Ergenekon’a bağladığı ve Erzincan’da yürütülen Ergenekon soruşturmasının tanığı olduğu anlaşılan savunması şöyle:
ERGENEKONCU BİLİRKİŞİ: ‘Çalışmaya başlayalı 1-2 ay olmuştu ki, Başsavcı İlhan Cihaner beni çağırdı. İliç’teki altın madeniyle ilgili soruşturma açmam için elindeki dilekçeyi verdi. Bir gün bana madende bilirkişi incelemesi yapılacağını, İnönü Üniversitesi’nde kaliteli hocaların bulunduğunu, rektörü de yakınen tanıdığını söyledi. Rektör daha sonra Ergenekon kapsamında tutuklandı. Bunu kabul etmedim. Sağdan soldan Başsavcı ile beraber bazı vekil ve üst düzey askerlerin şirket üzerinde baskı kurup milyon dolarlar peşinde olduğunu duyuyordum.’
SABAH KOŞUSUNDA BİR KONTRGERİLLAYA  RASTLADIM: Hafta sonu sabahları Erzincan Stadı’nda koşuyordum. Statta atlet İlyas’la (Erzincan’daki Ergenekon soruşturmasında tanık olarak ifade veren İlyas Meral’i kastediyor ) tanıştım ve samimi olduk. O dönemde Ergenekon dalgaları yoğunlaşmıştı. Bir gün yanıma geldi ve ağlayarak, ‘Savcım beni öldürecekler’ dedi. Yetimhaneden alınarak yetiştirildiğini, Ergenekon’un bilgi, silah ve uyuşturucusunu yıllarca taşıdığını, çok şey bildiği için infaz edileceğini anlattı. Onu Ankara’ya gönderdim. Gizli bir yerde kalıyordu. Bana Erzincan ve civarında faaliyette olan sivil ve askerlerin isimlerini vermişti. Ara sıra internetten İstanbul Emniyeti’nin sitesine bilgi veriyordu. Erzincan’da 3. Ordu’da görevli 7-8 albayla beni tanıştırdı. Bu komutanlarla çok samimiydi. İl alay komutanının (Dönemin alay komutanı Recep Gençoğlu’ydu. Son olarak Eskişehir Alay Komutanı olan Gençoğlu geçen hafta Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanarak cezaevine konuldu.) makamına elini kolunu sallayarak girerdi. Bu komutanlar Ergenekon adına faaliyet gösteriyordu. İlerleyen zamanlarda topladığım bilgilerin bir kısmını Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Osman Şanal’a verdim.

Korkunç iddia
ASKERLER ERGENEKON’UN KURBANI: 2008 Ağustos’ta bazı korucular ihbarda bulunarak İliç-Kemah arasında bulunan askeri tankın termal kamerayla 17-18 teröristi tespit ettiği halde yukarıdan ‘ateş etmeyin’ emri nedeniyle teröristlerin elini kolunu sallayarak geçirildiğini öğrenince durumu başsavcıya, emniyet müdürüne, valiye ilettim. Başsavcı, ‘Her şeye burnunu sokma’ dedi. Birkaç gün sonra bu terörist grup Kemah’ta mayınlı eylem yaparak 10 askerimizi şehit etti. Aralarında, kendisini yakınen tanıdığım Kurmay Albay Mikdat Şamdanlı da şehit oldu. Uğrar çayını içerdim. O da benim gibi bölgede olup bitenleri biliyordu. Ergenekon’un kurbanı oldu. Bu olaylarla ilgili Erzurum’a gerekli bilgileri verdim. (Erzurum Savcısı Osman Şanal’ın Gençoğlu’nu sorgularken bu saldırının sorumlusu olup olmadığını sormuştu.)
DOSYAYI ŞANAL’A GÖNDERDİM: Yüzbaşı Yılmaz’la (İliç Jandarma Komutanı Yüzbaşı Yılmaz Sandal’ı kastediyor) ve il alay komutanı ve birkaç istihbaratçı hakkında soruşturma açtım. Çünkü Ovacık’tan gelen teröristler İliç ve Kemah’ta köyleri ve yaylaları bastıkları ve yetkili kişilerce ihbar edildikleri halde askeri harekâtın olmaması ve savcı olarak benim haberdar edilmemem sonucu başlayan soruşturma Başsavcı tarafından engellenmeye çalışıldı. Soruşturmayı askeri savcılığa görevsizlikle göndermemi istiyordu. Arka arkaya beni üç gün yanına çağırdı. Erzurum’daki özel yetkili savcı beye de anlattım durumu. Dosyayı olduğu haliyle şüpheli ismi belirtmeksizin göndermemi istedi.   
TAKİP EDİLDİM: İl jandarma komutanı iki istihbaratçıyı peşime taktı. Biri il jandarma istihbarat kısım komutanı Şenol Bozkurt (Daha sonra Kahramanmaraş’ta görev yaparken Savcı Osman Şanal tarafından gözaltına alındı ve tutuklandı), diğeri H.Ç. isimli bir astsubay... Şenol Bozkurt, Ergenekon örgütü içerisinde silah ve uyuşturucu güzergâhlarında çalışarak örgüte ve kendisine maddi menfaat temin ettiği de araştırılırsa ortaya çıkacaktır.’

‘Ben içmedim, askerler iyi içti’
SARHOŞ OLUP DARBE PLANINI ANLATTILAR: 2009 seçimlerinden 1.5 ay önce 3. Ordu’dan, beraber ava gittiğimiz birkaç albay beni arayarak akşam çevre illerden bazı alay komutanlarıyla yemek yiyeceklerini, benim de gelmemi istedi. İlyas isimli arkadaş bana 3. Ordu bünyesinde seminer adı altında 16 ilin alay komutanını ve dışarıdan ve 3. Ordu’dan birkaç generalle 12 albayın seçim sonrası niyan-mayıs döneminde fiiliyata geçirmek üzere darbe planı yaptıklarını, bunun için iki gün boyunca toplandıklarını, akşam yemeğe onların da geleceğini söyledi. Akşam beş ilin alay komutanı ve 3. Ordu’dan dört albay yemekteydi. Ben de katıldım. İçki kullanmadığım için almadım. Fakat askeri erkân iyi içti. Sarhoşluğun verdiği gevezelikle çok bilgi aldım. İlyas’ın söylediği doğru çıktı. 

Kara listeye alınmış!
Seçimden sonra üç aşamalı bir eylem planı hazırlamışlardı. Biri nisan ve mayıs ayında gerçekleştirilecekti. Durumu Erzurum Özel Yetkili Savcısı’na seçimden önce bildirdim. Yakın zamanda planın belgeleri ortaya çıktı. Ben ve İlyas’ı eylem planlarını deşifre ettiğim için kara listeye aldılar. Ben Başsavcı ve alay komutanı hakkında şikâyetçi olunca İlyas da Ankara’da Başsavcı hakkında soruşturma yapan Başmüfettiş Ali beye kısa bilgi verdi.

‘Frenlerimi bozdular’
ARABAMA KENE ATTILAR: Dört aydır İzmir’deyim, raporluyum. Sürekli takip edilmekteyim. Arabama iki defa kene konuldu. Beni takip eden bir araç daha yenice arabamın fren sistemini arkadan bilgisayarla bozmaya çalıştı. El freni ve sigortalar attı. Daha bugün servise götürüp tamir ettirdim.
ERGENEKONCU GENERAL: (Uyuşturucu şüphelisini tutuklamadan bırakma karşılığı 5 bin TL rüşvet aldığı iddiasına yanıt) İlçe Emniyet Amiri, ben yokken operasyonu yapan İlçe Jandarma Komutanı Yılmaz Sandal’ı bir generalin, şüpheli için, birkaç defa aradığını, Sandal’ın bunu kendisine söylediğini bana söyledi. Sandal’ın aramalar neticesinde ele geçirilen kenevirlerin ne kadarının savcının bilgisine ve dosyaya sunulduğu meçhuldür. Bu generalin kim olduğu Ergenekon kapsamında araştırılmalıdır.     
O KUYUMCU JİTEMCİ’DİR: (Kuyumcu Erdoğan Kaya’dan aldığı 1600 TL’lik altının bir kısmını geç ödeyip bir kısmını ödemediği iddiasına yanıt) Jandarma istihbaratla bağlantısı olduğunu sonradan öğrendim.
ERGENEKON’UN TARİHİ ESER KAÇAKÇISI: (Soruşturma açılmasını sağlayan ifadenin sahibi Bekir Buran’dan 1250 TL borç aldığı, parayı ısrarlı istemeler üzerine iade ettiği iddiasına yanıt) Bu şahıs üç sene önce İstanbul’dan gelerek İliç’e yerleşmiştir. Ergenekon’un bölgedeki tarihi eser ve uyuşturucu işlerini takip etmekte, Ergenekon terör örgütüne bu yolla para aktarmaktadır. Borç almadım.
ÇAYCI DA ÖRGÜTTEN: (İliç adliyesine çay servisi yapan kahvehaneci Muharrem Macit’e çay ve içecek karşılığı olan 86 TL’lik borcunu ödemediği iddiasına yanıt) Muharrem Macit, albay lakaplı kahveci olup Yüzbaşı Yılmaz’ın beş kişilik ekibi içerisindedir. Kendisine borcum yoktur.
İLYAS DA SAVCIYLA GÖRÜŞTÜ: Ergenekon ile yaptığım mücadelede ve onların eylemlerini deşifre etmem neticesinde bu olaylar tezgâhlanmıştır. Karşımda her türlü olanak ve güce sahip, kurumsallaşmış bir suç örgütü vardır.

Örgütün planı ile teröristler önümü kesmiş ve aracıma ateş edilmiştir. Soruşturma Erzurum Özel Yetkili Savcılığı’nca yürütülmektedir. 

‘Yeni itirafçılar getireceğim’
Bahsettiğim İlyas isimli itirafçı kişinin ifadesi alınmıştır. İlyas zaman içerisinde örgütün kullandığı diğer itirafçıları yanıma getirerek tanıştırmıştır. Zaman içerisinde gizli tanık olarak ifade vermeleri sağlanacaktır. Bu konular Savcı Osman Şanal’ın bilgisi dahilindedir. Hatta İlyas ile savcı bey telefonla görüştürülmüştür.     

Onu yetimhaneden alıp yetiştirmişler!
Savcı Bayram Bozkurt’un savunmasında ‘İlyas’ diye bahsettiği kişi, Erzincan Sokak Çocukları Derneği Başkanı olan atletizm antrenörü İlyas Meral. Bozkurt’un iddiasına göre Meral, TV kahramanı ‘Polat Alemdar’ gibi, Ergenekoncular tarafından yetimhaneden alınıp yetiştirilmiş biri. Meral, savcı Bayram Bozkurt’un yönlendirmesi üzerine 26 Nisan 2009’da Ankara’da Başsavcı İlhan Cihaner hakkında soruşturma yürüten Adalet Başmüfettişi Ali Eryılmaz’a ifade verdi. İfadesinde, Cihaner’in yolsuzluğa karıştığını öne sürdü. Ancak Eryılmaz, bu iddiayı dikkate almadı.
Bunun üzerine Cihaner, İlyas Meral hakkında ‘yalan beyan’dan şikâyetçi oldu. İfadede adı geçen üç kişinin de tanıklığına başvuruldu. Bu üç tanık; İlyas Meral’in iş ortağı olan Cemal Bedir, Refahiye Belediye Başkanı Vezir Duman ve Erzincan Avcılar Derneği Başkanı Yaşar Baş’tı. Üçü de iddianın asılsız olduğunu söyledi. Üç tanıktan Yılmaz Baş, önceki gün gözaltına alındı. Soruşturmada adları gündeme gelen diğer isimler şunlar:
Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner: İsmailağa ve Gülen soruşturmaları nedeniyle ‘görevi kötüye kullanmak’tan 26 yıl hapis cezası istemiyle dava açıldı..
3. Ordu Komutanı Saldıray Berk: Savcı Osman Şanal tarafından ‘şüpheli’ bulunup ifadeye çağrıldıysa da gitmedi. Gitmediği gibi, Şanal’ın 3. Ordu’ya girişine de izin vermedi.
Eskişehir İl Jandarma Komutanı Albay Recep Gençoğlu: Savcı Bozkurt hakkındaki İliç’teki bir maden şirketinden rüşvet istediği iddiasına tanıklık yapan Gençoğlu, geçen ocakta 14 saatlik sorgudan sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı ancak itiraz üzerine tutuklandı. Savcı Bozkurt, Gençoğlu hakkında ‘PKK’nın faaliyetlerine göz yummak’tan soruşturma açtığını, soruşturmayı Şanal’a gönderdiğini söylüyor. 
Eski Erzincan Jandarma İstihbarat Kısım Komutanı Astsubay Şenol Bozkurt: Bozkurt, Gençoğlu ile aynı gün görev yaptığı Kahramanmaraş’ta gözaltına alınıp tutuklandı. Savcı Bayram Bozkurt, Şenol Bozkurt’un Ergenekon’un bölgedeki planlarını bozduğu için  kendisini takip ettiğini ileri sürüyor.
İliç Jandarma Komutanı Yılmaz Sandal: Savcı Bozkurt aleyhine ‘rüşvet ve definecilik’ten ifade verdi.
Bekir Buran: Savcı Bozkurt hakkındaki soruşturmasının başlamasına neden olan ifadenin sahibi. Bozkurt tarafından, Ergenekon adına tarih eser kaçırmakla suçlanıyor.
Erzurum Özel Yetkili Savcısı Osman Şanal: Erzincan’daki Ergenekon soruşturmasını sürdürüyor.