'Kirletme hakkımı arttır, imzalarım'

Yaklaşık 10 yıl önce imzalanıp 2005'te yürürlüğe giren Kyoto Protokolü'nün miadının dolmasına dört yıl kala Türkiye'den protokole taraf olmakla ilgili açıklama geldi.
Haber: SERKAN OCAK / Arşivi

İSTANBUL - Yaklaşık 10 yıl önce imzalanıp 2005'te yürürlüğe giren Kyoto Protokolü'nün miadının dolmasına dört yıl kala Türkiye'den protokole taraf olmakla ilgili açıklama geldi. Çevre Bakanı Veysel Eroğlu, önceki gün Tunus'ta Akdeniz ülkelerinin çevre bakanlarıyla yapacağı toplantı öncesi "Şartlarımız dikkate alınırsa Kyoto'yu imzalarız" dedi.
Radikal, bakanlığa bu şartların ne olduğunu sordu. Türkiye'nin Kyoto'yu imzalamak için istediği tek şartın 'Avrupa'nın gelişmiş ülkelerindeki kişi başına düşen salınım miktarının bizim için de geçerli olması' olduğu anlaşıldı. Ancak Almanya'nın kişi başına yıllık 12 ton gaz salınımı kotası bulunduğunu, Türkiye'ninse gaz salınım oranının yıllık 4.5 ton olduğunu hatırlatan uzmanlar, bu şartın Kyoto Protokolü'nün amacına ters ve uygulanamaz olduğu görüşünde.
Kyoto Protokolü'nün hedefi, 2012 yılında sera gazı salınımlarını 1990'a göre ortalama yüzde 5.2 oranında azaltmak. Temel olarak her ülkenin bir sera gazı salma kotası var. Anlaşmaya taraf olan ülkelerin her biri, hedefi tutturabilmek için sera gazı salınımlarını belli oranda azaltmak zorunda. Azaltamazsa, yeterince sanayileşmediği için zaten dünya ortalamasının altında sera gazı üreten gelişmemiş ülkelere, hedeften şaştığı oranda 'temiz enerji' yatırımı yapması gerekiyor.
Türkiye Yeşilleri İklim Değişikliği ve Küresel Ekoloji grubundan Dr. Ümit Şahin, "Türkiye'nin kişi başı salımı 4.5 ton, Almanya'nınki ise 12 ton. Onlar indirmeye çalışırken Türkiye, Almanya'nın seviyesine çıkmaya kalkamaz. Türkiye önümüzdeki birkaç yıl, Kyoto'nun birinci dönemi bitene kadar kendi seviyesini sabit tutmayı hedeflemeli çünkü zaten dünya ortalamasında salınım yapıyor. Türkiye bunun yerine sera gazı salımlarını artırmayı talep etmekten vazgeçmeli."
Boğaziçi Üniversitesi Çevre Bilimleri Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Orhan Yenigün ise Türkiye'nin akıllı davranırsa Kyoto Protokolü'nün 'kaymağını yiyebileceği', görüşünde:
"Özel şarta gerek yok. Türkiye Kyoto'ya taraf olursa Ek-B listesine (Emisyon orannı düşürmek zorunda olanlar) gireceğinden endişe ediyor. Oşsa Türkiye taraf olsa dahi bu listeye gireceğini sanmam. Taraf olursa emisyon kotası ticaretinden faydalanabilir. Emisyon haklarını başka ülkelere satabilir. "