'Kırmızı Pazartesi'nden kanlı cumaya

Ünlü Kolombiyalı yazar Gabriel Garcia Marquez, Nobel Edebiyat Ödülü kazanmasını sağlayan 'Kırmızı Pazartesi' adlı eserinde, Latin Amerika'da küçük bir kasabada yaşayan Arap asıllı genç Santiago Nassar'ın göz göre göre bir cinayete kurban gitmesini anlatır.


Büyütmek için tıklayınız
ANKARA - Ünlü Kolombiyalı yazar Gabriel Garcia Marquez, Nobel Edebiyat Ödülü kazanmasını sağlayan 'Kırmızı Pazartesi' adlı eserinde, Latin Amerika'da küçük bir kasabada yaşayan Arap asıllı genç Santiago Nassar'ın göz göre göre bir cinayete kurban gitmesini anlatır. Marquez'in, 'Santiago Nassar, öldürüleceği günün sabahında, saat altı buçukta dışarı çıktı' cümlesiyle başlayan eserinde bütün kasabanın bilmesine rağmen Nassar'ı ölüme götüren olaylar sıralanır. Tıpkı, 19 Ocak cuma günü öğleden sonra üçte para çekmek için AGOS gazetesinden dışarı çıkan Hrant Dink'in katlediliş öyküsündeki gibi...
'Azmettirici' olarak bilinen ve polis muhbiri olduğu ortaya çıkan Erhan Tuncel'in Dink'in öldürüleceğini aylar önce Trabzon polisine bildirmesi, bu bilginin Ankara'da genel müdürlük dahil ilgili makamları dolaştıktan sonra İstanbul'a ulaşması, İstanbul polisinin gereğini yapmaması, cinayet günü Dink'in öldürüleceğini Pelitli'de herkesin bilmesi... Bütün bunlar Dink'i ölüme götüren vurdumduymazlık zincirinin birer halkaları... Bu zincire dün bir halka daha eklendi ki, kimin tarafından öldürüleceğini duymayanın bir Dink olduğu ortaya çıktı. Tetikçi Ogün Samast'a silahı veren diğer 'azmettirici' Yasin Hayal'in halasının kocasının da suikast öncesi jandarmayı bilgilendirdiği belirlendi.
Bir yıl önceden belliydi
Dink'in öldürüleceği bir yıl öncesinden konuşulmaya başlandı. Trabzon'un yoksul semti Pelitli'de de Hayal'in Dink'i öldürmek istediğini bilmeyen kalmamıştı. Hayal, Pelitli'de çevresindeki gençlere "Bir adamı vuracağım, vatan için hayırlı olacak" diyordu. Pelitli'de "McDonald'sı bombalayacağım" deyip bombalayan Hayal, bazı kişilere Dink'i öldüreceğini açıkça anlatmıştı. Mahalle sakinlerinin cinayetten sonra anlattığına göre tetiği Samast'ın çekeceği bile duyulmuştu.
Dink'i öldürmeye hazırlanan Hayal ve seçtiği tetikçi adaylarının atış talimi yaptığı bilgisi de yalanlanmadı. Tutuklu sanıklardan Zeynel Abidin Yavuz'a aylar önce bir esnafın 'Yasin Hayal, Ogün Samast'ı İstanbul'a bir Ermeni'yi vurmaya gönderecekmiş. Haberin var mı?' sorusunu yönelttiği de ilçede dolaşan bilgiler arasındaydı.
Hayal'in cinayet planı 'abisi', polis muhbiri Tuncel tarafından 11 ay önce Trabzon Emniyet Müdürlüğü'ne "Yasin Hrant Dink'i öldürtecek" bilgisini vermişti. Trabzon istihbaratı da bu bilgiyi gizli bir yazıyla İstanbul istihbaratına göndermişti. Dönemin Trabzon Emniyet Müdürü Ramazan Akyürek daha sonra İstihbarat Daire Başkanı olurken, ihbar konusunda polisin hiçbir önlem almadığı kesinleşti.
Polis telkinde mi bulunur?
Muhbir Tuncel'in basına sızan yazısı, Emniyet'in ihbar konusunda önlem almak yerine kendisine 'Hayal'i bu planından vazgeçir' telkininde bulunduğunun en önemli kanıtı oldu.
Jandarma bölgesindeki Pelitli'de Hayal ve arkadaşlarının hazırlıkları son dört günde yoğunlaşmıştı. Hayal'i bombalama eylemi nedeniyle konulduğu cezaevinden çıktıktan sonra üç ay takip eden polis peşini bırakmıştı. Jandarmanın da cinayet hazırlığından bilgi sahibi olduğu ortaya çıktı.
Bir tek Dink bilmiyordu
Hayal'in eniştesi Coşkun İğci polise, Jandarma İstihbaratı'nı cinayet hazırlığı konusunda uyardığını açıkladı. Cinayeti, bütün Pelitli, polis, jandarma duydu ama cinayet göz göre göre geldi. Cinayeti kimin işleyeceğini, bir tek ölüm tehditlerinden kaygı duyan Dink bilmiyordu.