Kıyasıya pazarlıklar

KOPENHAG - Konferansın temel konu başlıklarını; karbon salımının sınırlandırılması, iklim değişikliğinin sonuçlarına en çok maruz kalan yoksul ülkelere ekonomik yardım ve 2012’den sonrası için tasarlanmış olan iklim sözleşmesinin yasal yapısının hayata geçirilmesi oluşturuluyor. Bu başlıklar üzerinde gruplaşmalar yaşayan ülkelerin genel talepleri şöyle:

GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELER: 130 ülkeyi kapsayan G77, zengin ülkelerin karbon salımı konusunda katı sınırlandırmalara gitmelerini istiyor. Grubun resmi talebi, 2020 itibarıyla karbon salımının yüzde 40 oranında düşürülmesi. Grup ayrıca zengin ülkelerden iklim değişikliğiyle mücadele için maddi fon bekliyor. Küresel ısınmanın en çok etkili olduğu küçük ada devletleri, azami küresel ısınmanın 1.5 derece olması konusunda ısrarlı. Zengin ülkelerse sınırın 2 derece olmasından yana.  

BÜYÜK DÜNYA EKONOMİLERİ: Çin, Hindistan, Brezilya gibi büyük dünya ekonomileri geleceğin en büyük çevre kirleticilerinden. Karbon salım oranlarında sınırlandırmalar vaat eden bu ülkeler, zengin ülkeler ve küresel ısınmadan en çok zarar gören ülkelerce sürekli ‘sıkıştırılıyorlar’.
ABD: Amerikan Kongresi, karbon salım oranlarında sınırlandırmalara gidilmesini zorlaştırdığı için tüm dünyanın tepkisini çekiyor. Kyoto Protokolü’nü imzalamayan ABD, bu yönde debaskı altında. Ayrıca ABD’den 2010-2012 döneminde yoksul ülkelere acil yardım fonu ayırması bekleniyor.
AB: Avrupa Birliği, Kopenhag’daki iklim görüşmelerinin ‘iyi adamı’ rolünde. Eski ABD Başkanı George W. Bush’un katılmadığı Kyoto Protokolü’nü koruyan AB, 1990 yılının seviyelerine göre 2020’ye kadar karbon salımını yüzde 20 oranında azaltmaya karar verdi ve geçen hafta iklim değişikliğiyle mücadele için yıllık 2.5 milyar dolarlık acil yardım fonu oluşturma yolunda anlaşmaya vardı. AB, ABD’den de bu konuda daha fazlasını yapmasını bekliyor. (afp)