Kıyı işgali raporu rafta çürüdü

Kıyı işgali raporu rafta çürüdü
Kıyı işgali raporu rafta çürüdü
Başbakan Erdoğan'ın Bodrum tatili sonrası gündeme gelen 'kıyı işgali' konusunda TBMM Dilekçe Komisyonu 1 yıl önce rapor hazırlamıştı. Ancak aradan geçen sürede ciddi bir adım atılmadı.
Haber: TARIK IŞIK - tarik.isik@radikal.com.tr / Arşivi

ANKARA -TBMM Dilekçe Komisyonu, kıyılara girişin duvar, çit, parmaklık, tel örgü çekmek, şezlong, şemsiye konulmak suretiyle engellendiğine yönelik vatandaşlardan gelen yoğun şikâyetler üzerine 27 Ocak 2010 tarihinde konuyu gündemine aldı. Komisyon, 27 Haziran 2012’de raporunu tamamladı. Raporda vatandaşın şikâyet ettiği ‘kıyı işgali’ sorununun nedenleri ve çözüm yolları sıralandı. Çare olarak, Maliye’nin buralarda kamulaştırma yapabileceği de hatırlatıldı.
Belediyeler, teknik imkânsızlık ve kamu kurumları arasındaki koordinasyonsuzluklar sebebiyle işgalleri önlemek konusunda yetersiz. Kıyı işgalinin önlenmesine yönelik denetim nicelik ve nitelik olarak son derece yetersiz. Sorunun temel unsurlarından biri ecrimisilin yaygın ve yanlış kullanımı. Ecrimisil ‘bazı özel işletmelerin vatandaşları kıyı kullanımından mahrum etmesinin haklı gerekçesi’ olarak algılanıyor.
Kıyı alanlarında gerçek ve tüzelkişiler adına oluşturulmuş tapulara dayanılarak yapılaşmaya gidilmiş. Bu işgallerin kaldırılabilmesi için tapuların kıyıda kalan kısımlarının iptali gerekmekte. Hazine’nin açtığı iptal davaları AİHM’ye götürülmüş ve tazminata hükmedilmiş. AİHM’ye göre devlet tarafından verilen tapuların, daha sonra yine devlet tarafından geçersizliği ileri sürülerek iptalinin istenmesi mülkiyet hakkına aykırı.
Anayasa ’nın 46’ncı maddesi kıyıların kamulaştırılmasına izin vermekte hatta bedelin taksitle ödenebilmesine imkân tanımakta. Dolayısıyla kıyıların kamulaştırılamaması mevzuat değil, uygulama eksikliğinden kaynaklanmakta. Kıyıların devletin hükmü altındaki alanlar olduğu dikkate alındığında, Maliye Bakanlığı’nın kıyıların herkesin serbest ve eşit kullanımına alınması için kamulaştırma yapabileceği sonucuna varılır.

Üç bakanlığın karnesi
TBMM Dilekçe Komisyonu 1 yıl önceki raporunda kışı işgaline karşı şunları talep etti:
TBMM, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı: Kıyıların serbest kullanımına ilişkin engelleyici uygulamaları tespit edecek denetimlerin sıklaştırılması ve bunların yaptırımları uygulayacak yerel yönetimlere bildirilmesi.
İçişleri Bakanlığı: Öncelikle Aydın, Antalya, İzmir ve Muğla’da kapsamlı bir denetim yapılarak denetim ve yaptırımların komisyona bildirilmesi.
Kültür ve Turizm Bakanlığı: Turizm işletmelerinin halkın kıyılardan yararlanmasını engelleyici nitelikteki tüm işaret levhaları, özel güvenlik , çit ya da duvar, şezlonglarıyla ilgili genelgeyle uyarılması.
Maliye Bakanlığı: Ecrimisil müessesesini (bir tür kiralama yöntemi değil) ‘caydırıcı bir cezai tedbir’ olarak uygulaması.
Ancak aradan geçen 1 yılı aşkın sürede sadece Kültür ve Turizm Bakanlığı Meclis’in istediği genelgeyi yayımladı. Diğer üç bakanlığın ise konuyla ilgili somut adım atmadığı ifade edildi.

‘Çevre çevre diyenleri gördük’ 


Bodrum tatilinde kıyıları tekneyle gezen Başbakan Erdoğan “Durum felaket. Çevre çevre diyenlerin çevre duyarlılıklarını orada gördük. Belediyeler bu inşaatlar yapılırken neredeymiş, nasıl izin vermişler anlamak mümkün değil. Denetimler sonunda haklarında dava açılabilir, gerekirse de görevden almalar olabilir” demişti. Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar da Başbakan’ın sözlerinin ardından Çanakkale’den İskenderun’a tüm kıyıları denetleyeceklerini açıklamıştı.