Kız Kulesi sil baştan

İstanbul 3. İdare Mahkemesi, Kız Kulesi'nin restorasyon projesine onay veren 3 No'lu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun kararını iptal etti.

İstanbul 3. İdare Mahkemesi, Kız Kulesi'nin restorasyon projesine onay veren 3 No'lu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun (KTVKK) kararını iptal etti. Mahkeme, İstanbul'un simgesi olarak nitelediği Kız Kulesi'nde, restorasyon projesinin bilimsel olmadığını, işlevinin değiştirildiğini ve yapılanların kulenin tarihsel, kültürel ve estetik değerlerinin önüne geçtiğini vurguladı.
İstanbul 3. İdare Mahkemesi kararında, davanın TMMOB Mimarlar Odası tarafından Kültür Bakanlığı İstanbul 3 No'lu KTVKK'nin Kız Kulesi'nin restorasyonuna izin veren 8 Ağustos 2000 tarihli 11772 sayılı kararının iptali için açıldığı belirtildi. Avukat İlyas Burçay'ın açtığı davaya, Kız Kulesi restorasyonunu yaparak kafeterya ve restoran olarak kullanan Hamoğlu Turizm Otelcilik Sanayi ve Ticaret AŞ de Kültür Bakanlığı yanında müdahil olarak katıldı.
Mahkemenin 4 sayfalık kararında, 15 Ocak 2002 tarihinde hazırlanan bilirkişi raporuna dayanılarak, yürütmenin durdurulmasına hükmedildiği vurgulandı. İtirazlar üzerine ikinci kez bilirkişi raporu hazırlandığı kaydedilirken kararın bu bilirkişi raporuna dayandırdığı
belirtildi, şöyle denildi:
"Projelerin yapının özgün plan şeması, elemanları, taşıyıcı sistemi ve malzemelerine yönelik müdahaleler ve özellikle yeni kullanımın gerektirdiği mekansal, malzeme, teknik donanım ve eleman
ölçeğindeki müdahalelere ilişkin anlatımdan yoksun olduğu, ayrıca 1/1000 tekniğinde sunulan restitüsyon (yapıldığı günkü ilk hali) proje önerilerinin dayanağı olan belgelerin bilimsel bir değerlendirme ile ele alındığını söylemenin güç olduğu, ancak bütün bu projelerin KTVKK onaylı
olduğu görüldü."

TARİH VE ESTETİK GÖZARDI EDİLDİ

3 No'lu İdare Mahkemesi, tarihi eserlerin korunmasına yönelik örnek oluşturacak kararında, restorasyonda iç mekanlarda, yeniden kullanım amacıyla malzeme ve yapım tekniği değişikliklerinin gerçekleştirildiğine işaret etti. Mahkeme, kararında "Yeni işleve ilişkin tercihlerin Kız Kulesi'nin tarihsel, kültürel ve estetik değerlerin önüne geçtiği bir anlayışın hakim olduğu bir uygulama" yapıldığını belirtti.
Kız Kulesi'nin şehir içi, kıtalararası, uluslar arası deniz yollarında bir "nirengi noktası" olduğuna dikkat çekilen kararda, "Kız Kulesi, kentlinin ortaklaşa belleğinde, hakkında efsaneler üretilen, görsel açıdan dışsal nitelikleri estetik, zarif ve hoş duygular uyandıran beyaz boyalı deniz feneri olarak yer etmiş, İstanbul'u simgeleyen bir yapı olarak bugüne gelmiştir" ifadesine yer verildi.
Restorasyon sonrası Kız Kulesi'nin bu imajını yitirdiği, dönüşüme uğrayarak bir sur veya kale parçası niteliğine büründüğü anlatılan kararda, eskiden kıyıdan belirgin biçimde ayrılan kulenin artık kıyının bir uzantısı gibi göründüğü belirtilerek şöyle denildi:
"Belleklerde yer eden İstanbul kent imajının olumsuz olarak etkilendiği ve değişime uğradığı, üzerinde yerleştiği kayalıklardan oluşan adanın doğal görünümü, ada yüzeyinin betonlaşarak yaklaşık 600 metrekare büyütülmesi sonucu kayalıkların yok olduğu, deprem sonrası çevresine
uygulanan çelik kuşaklamayla onarım öncesindeki estetik, zarif görünümünü olumsuz yönde etkileyerek hantal görünüm almasına neden olduğu, bayrak direği, beden duvarları ve çatının yükseltilmesiyle binanın parça parça algılanarak siluetine olumsuz etkilediği saptandı."
Mahkeme kararına dayanak oluşturan bilirkişi raporunda ise restorasyonda 'danışma kurulu' gerekliliğine dikkat çekildi, anlatılan yanlışlıklar nedeniyle "3 No'lu KTVKK'nin Kız Kulesi restorasyonuna izin veren kararı, kulenin tarihsel ve kültürel boyutunu olumsuz etkilediği ve yasanın kurula verdiği koruma amacına uygun olmadığı kanaatine varılmıştır" denildi.

ESKİ HALİNE GETİRİLMELİ

Davayı açan Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Yönetim Kurulu üyesi Sami Yılmaztürk, kararın, Kız Kulesi'nin eski hale getirilmesi anlamına geldiğini söyledi. Yılmaztürk, "Çünkü Kız Kulesi, anıt niteliği olan bir simge. Dünya mirasına geçmiş bir anıt, ticari bir meta değil. Özel mülketten alınıp ticari bir meta olmaktan çıkarılarak Türkiye'ye,
dünyaya kazandırılması lazım. Dünya mirası olarak korunmaya alınmalı" dedi.

2500 YAŞINDA

Yapımı M.Ö. 341 yılına uzanan Kız Kulesi, 49 yıllığına Hamoğlu Turizm şirketine kiraya verildi. 1998'de başlayan restorasyon çalışmaları sırasında Mimarlar Odası ile şirket arasında karşılıklı
iddialar ortaya atıldı. Dava sürerken inşaatı biten Kız Kulesi, bugün gündüzleri kafeterya, geceleri ise restoran olarak işletiliyor. Hamoğlu Turizm şirketi, Kız Kulesi'nin bu hale getirebilmek için 3 milyon dolar harcadığını açıkladı.