Kızılay'dan geçen turist Ethem için 'durdu'

Kızılay'dan geçen turist Ethem için 'durdu'
Kızılay'dan geçen turist Ethem için 'durdu'
Ankara Kızılay Meydanı'nda Gezi Parkı eylemleri sırasında polis kurşunuyla hayatını kaybeden Ethem Sarısülük'ün öldürüldüğü yerdeki resim ve çiçekler Alman turistlerin de dikkatine çekerken, Ethem için açılmış deftere yazılanlar okuyanları duygulandırıyor.
Haber: AYŞEGÜL DURSUN / Arşivi

ANKARA - Almanya’nın Berlin şehrinde sosyal hizmet uzmanı olarak görev yapan ve Türkçe’de konuşabilen Christiana Kempe ve arkadaşının bir durağı da Kızılay Meydanı oldu. Kempe’nin dikkatini 1 Haziran’daki gösteriler sırasında kafasına isabet eden polis kurşunuyla hayatını kaybeden Ethem Sarısülük’ün öldüğü yerdeki resmi, sevenleri tarafından bırakılan çiçekler ve Ethem’e yazılan mektuplar çekti. Çevredekilerden olay hakkında bilgi alan ve Ethem için açılan defteri inceleyen Kempe, olayları yakından takip ettiğini belirterek, protestoların ‘hayır’ deme hakkının bir göstergesi olduğunu söyledi.

'ALMANYA'DA RİTÜELDİR'
Türkiye ’de barışçıl eylemlere rağmen bu kadar şiddet uygulanmasını doğru bulmadığını ifade eden Kempe, “Berlin’de sık sık protestolar gerçekleşiyor. Sokakta gösteri yapmak bir ritüeldir Almanya’da. Etrafı yakıyorlar. Araçları patlatıyorlar. Ancak polis şiddeti bu boyutta olmuyor” dedi. Kempe, demokratik yollarla yapılan protestoların normal olduğunun altını çizerek, Ethem’in vurulduğu yerde bulunan Türk Ceza Kanunu kitabını gösterdi. Kempe, hakimlerin hem insanlar hem de emniyet güçleri için kanunları uygulaması gerektiğini söyledi.




ETHEM'E MEKTUP: EYVALLAH

Ethem Sarısülük’ün vurulduğu yerde bir resmi ve her gün yenilenen çiçekler var. Ethem için açılan bir deftere de gelenler duygularını yazıyor. Defterdeki yazılarda ise ‘şiddetin durması’ ve ‘Ethem Sarısülük’ün katilinin cezalandırılması’ talepleri öne çıkıyor. “Ethem Yoldaş” ile başlayan yazılardan bir tanesi ise okuyanları duygulandırıyor. İşte o yazı:
“Ben bu sene Ankara’ya gelen bir öğrenciyim. Ankara’yı sevmezdim direnişle beraber sevdim. Direnişin ruhu, canlılığı renk kattı Ankara’nın griliğine, soğukluğuna, sevimsizliğine. Şu an senin ölümsüz olduğun yerdeyim. Seninle beraber çarpışmış olmaktan gurur duyuyorum. Senin ruhun bu direnişe anlam, onur ve asalet kattı. Hâlâ sana sesleniyorum. Çünkü dediğim gibi sen ölümsüzsün. Kimsenin kirli sözleri, yalanları dolanları, iki yüzlülükleri, kaypaklıkları, senin ruhunu kirletemez. Ben senin yoldaşınım, senin desteklediğin şeyin uğruna ben de mücadele ediyorum. Eyvallah...”