Kızıltepe bilmecesi

'Anne örgüt üyesi'
Kızıltepe'de Uğur ve Ahmet Kaymaz'ın öldürülmesiyle ilgili dört polise, 'meşru müdafaayı aşarak faili belirsiz şekilde adam öldürmek'ten dava açıldı. Savcılık fezlekesinde, anne Makbule Kaymaz'a da 'örgüt üyeliği'nden dava açılması istendi.
'İhtara silahla yanıt'
Sanıklara, her ölüm için altışardan 12 yıl hapis istendi. İddianamede öne sürülenler: 'Dur' ihtarına ateşle yanıt geldi. Uğur Kaymaz'ın yanındaki Kalaşnikof'tan sekiz, babasının yanındakinden de beş mermi atılmış.

İSTANBUL - Mardin Kızıltepe'de Ahmet Kaymaz ve 12 yaşındaki oğlu Uğur'un öldürüldüğü operasyona katılan 4 polis hakkında, 'meşru müdafaa sınırını aşarak faili belli olmayacak şekilde adam öldürmekten' 12 yıl hapis istemiyle dava açıldı.
Kızıltepe Savcılığı'nca hazırlanan fezlekede ise anne Makbule Kaymaz ile amca Reşat Kaymaz hakkında 'terör örgütü üyesi olmak' iddiasıyla dava açılması istendi. Fezlekeye göre dava açılırsa anne ve amca 22.5 yıldan az olmamak üzere hapis istemiyle yargılanabilecek.
İki kez caza talebi
Kızıltepe Savcısı Özlem Pınar Haktanır Akkoç'un hazırladığı fezlekeyi inceleyen Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı, dört polis hakkında, 'resmen görevli oldukları sırada yasal silah kullanma sınırlarını aşarak faili belli olmayacak şekilde ölüme sebep verme' suçundan Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açtı. İddianamede sanıklardan üçü hakkında TCK 450, 463 ve 50. maddelerinin iki ayrı öldürme nedeniyle iki kez işletilmesi istenerek 12 yıldan az olmamak üzere, bir polis hakkında ise tek bir öldürme nedeniyle altı yıl hapis cezası talep edildi. Polislere en üst sınırdan ceza verilir ve indirimler en azda tutulursa bu ceza 20 yıla çıkabilecek.
İddianameye göre ölümle sonuçlanan operasyon şöyle gelişti: Bir ihbar üzerine olay yerine giden polisler, Kaymazların bulunduğu evi kuşattılar ve bu sırada 73 SD 977 plakalı aracın sağ tarafında karşılaştıkları iki kişiye, 'Dur' ikazında bulundular. Ancak bu iki kişi ateş edince, polisler karşılık verdiler.
Uğur da ateş etmiş
İddianamede çatışmanın 6 metre çaplı bir alanda yaşandığı, ancak Kaymazlara ait kamyonda kurşun izine rastlanmadığı belirtildi. Uğur Kaymaz'ın 11.10 Ahmet Kaymaz'ın ise 9.60 santimetre uzağında birer Kalaşnikof marka tüfek, 4 şarjör ve iki el bombası bulunduğu belirtildi.
İddianamede, olay yerinde çeşitli çaplarda, 34'ü polislere ait silahlardan olmak üzere 47 boş kovanla mermi çekirdeği bulunduğu, ölen baba-oğulun cesetlerinden birer tane mermi çekirdiği çıkarıldığı yer aldı. Adli Tıp raporunda olay yerinde bulunan 13 Kalaşnikof marka mermiden sekizinin Uğur, beşinin ise Ahmet Kaymaz'ın yanında bulunan silahtan atıldığı, cesetlerin ellerinde de 'atış artığı' saptandığı belirtildi.
İddianameye göre polisler maktullerin hayati yerleri olan göğüs ve sırt bölgelerine ateş etti. Sanık polis Salih Ayaz'ın yasal silah kullanma sınırını aşarak, Ahmet Kaymaz'ın bacağına, çatışma sona erdikten sonra ateş ettiği de iddianamede yer aldı. Ancak, savcılık, bu atışın hayati tehlike yaratmadığını belirterek bu konudaki delillerin takdirini mahkemeye bıraktı.
Kzıltepe Savcılığı polislere dava açılmasını sağlarken, Kaymaz ailesinin geri kalan fertleri için de ayrı fezleke düzenledi.
22.5 yıl hapis cezası
Savcı Akkoç, 'PKK'lı olduklarını ileri sürdüğü ölen Ahmet Kaymaz'ın eşi, Uğur Kaymaz'ın ise annesi Makbule Kaymaz ile babanın erkek kardeşi Reşat Kaymaz'ı kapsayan fezlekeyi Diyarbakır Başsavcılığı'na gönderdi. Fezlekede bu kişiler hakkında 'yasadışı örgüt içinde özel görev üstlenme-yöneticilik' suçuna ilişkin TCK'nın 168. maddesi kapsamında işlem yapılması istendi. Başsavcılık, fezlekeye uygun dava açarsa Makbule ve Reşat Kaymaz hakkında 3713 sayılı Antiterör Yasası da işletilerek en az 22.5 yıl ağır hapis cezası talep edilecek.