'Kızımı isterim, vermem Duygumu'

'Kızımı isterim, vermem Duygumu'
'Kızımı isterim, vermem Duygumu'
DHKP-C operasyonunda gözaltına alınan İstanbul Üniversitesi Sosyoloji öğrencisi Duygu Yücel'in babası Hüseyin Yücel, dün gece adliye önünde avukatlara tepki göstermişti.

"Kimsenin hayatı sönmesin. Bunların devrimcilikle alakası yok. Ben Duygu Yücel’in babasıyım. Bunlar avukatım, devrimciyim diye geçinen kime hizmet ettiği belli olmayan insanlar. Bunların kendine faydası yok ki vatana, millete ve insanlığa faydası olsun. Yararı olan insanları da bu hücrelerde çürütüyorlar" diye feryat eden baba, bazı avukatların üzerine yürüdüğünü idida etmişti. Hüseyin Yücel bugün de eşi Yasemin Yücel ile birlikte bilgi almak için İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne geldi. Emniyet önünde basın mensuplarına konuşan baba Hüseyin Yücel, kızının kandırıldığını belirtti. Kızını kandıranlardan şikayetçi olacağını söyleyen baba, "örgüt avukatları ifade alınmasına engel oldu" diyerek savcılığı giderek bazı avukatlardan da şikayetçi olacağını ifade etti.

"BEN ÇOCUĞUMU KURTARMAK İÇİN BURADAYIM, BANA HERKES YARDIM ETSİN"

Kızı dün hakim karşısına çıkıp tutuklanan Hüseyin Yücel basın mensuplarında yaptığı açıklamada şunları söyledi: Duygu Yücel’in babasıyım. Dün kızım tutuklandı, biz ne için tutuklandığını dahi bilmiyoruz. Ben emniyete gidip suç duyrusunda bulunacağım. Uğraşacağım gitmediğim yer bırakmayacağım. Benim çocuğum Ankara ’dan geldi İstanbul Üniversitesi’ni kazandı. Sosyoloji bölümü okuyordu; puanları yüksekti, 3’üncü yılı, benim çocuğumu boşluktan yararlanarak, biz ayrı yaşıyoruz evimi yuvamı parçaladı bunlar. Ondan sonra kandırdılar, bir şekilde kendi içlerine çektiler. Ondan sonra militan yapmanın hücrelerde yolunu açmaya çalıştılar. Ben bunu engellemek için buraya geldim. Benim getirdiğim avukatları bırakmadılar kendi örgüt avukatları konuşmak istedi. Çocuğuma ifade verdirmediler. Çocuğum tutuklanmak zorunda kaldı. Benim çocuğum suçsuzdur. Biz çocuklarımıza sahip çıkalım. Bunların elinden bu vatan hainlerinin elinden çocuklarımızı kurtarmanın yollarını arayalım. Sizlerin aracılığı ile ben bütün ailelere sesleniyorum. Hiç yanlış anlamasınlar, gelin çocuklarımıza sahip çıkalım. Biz onlar için yaşıyoruz, biz belki geç kalmış olabiliriz. Oradaki çocuklar hepimizindir. Hepsi de suçsuzdur bu çocukların. Onların yöneticileri, onları oraya gönderenler suçludur. Onların avukatları, onlara ifade verdirmeyen insanlar suçludur. Bunlar suçludur arkadaşlar. Ne söyleyeyim yani. Bunlar diyor ki biz neyiz? Devrimciyiz, biz özgürlükçüyüz, biz vatancıyız. Bunların ne devrimcilikle, ne özgürlükçülükle ne vatancılıkla hiçbir alakası yok. Bunlar bizim gibi ailelerin çocuklarını sömürüp, bedavadan geçinen ahlaksız insanlardır, dün ben bunu gözümle gördüm. Başlarında dolanıyorlar, bağırın, bayrak asın, devlete karşı gelin, vatana karşı gelin, şuna karşı gelin, emek isteyin, Neyin emeğini istiyorsunuz? Çalışmadınız ki, emek isteyesiniz. Çalışın karşılığını isteyin kimden istiyorsanız, bu kadar basit. Böyle devrimcilik olmaz, böyle hiçbir şey olmaz. Ben ilkokul mezunuyum arkadaşlar, benim 2 çocuğum var, okusunlar diye ben yemedim; içmedim buralara gönderdim ki çocuğumu vatana bir hayrı evlat olsun dedim. Ben askerliğimi yaptım o da yapsın militan olmasını istemiyorum. Ben çocuğumu kurtarmak için buradayım arkadaşlar, vatandaşlar da yardım etsin bana, herkes yardım etsin"

"Kızınızın örgütün ağına düştüğünü ne zaman fark ettiniz" sorusuna Yücel "Birkaç ay önceden benim kızımı şudur budur diye, mesela arkadaşlık amacıyla, şurada çay içelim, burada kahve içelim, ondan sonra, şurası güzel oraya gidelim, burada sinema var buraya gidelim; filanca yerde kamp var tatile oraya gidelim hikayeleriyle ailesinden kopuk; gariban köylü taşradan gelen çocuklar, zengin çocukları da vardır tabi ki; ondan sonra bu şekilde diye diye, annenden ayrı mısın, kaç kardeşsin diyerek bunları listeleyerek, tamam, bu işe yarar bunları böyle yaparız. İstediğimiz gibi hareket ettiririz diye, bunları kapıyorlar. Bizim bir şeyden haberimiz yok" şeklinde yanıt verdi.

"AVUKATLAR İZİN VERMEDİ"

Baba Yücel konuşmasında örgütün avukatlarından şikayetçi olacağını da belirtti. Yücel’e bir basın mensubunun "avukat tuttunuz mu" sorusuna Hüseyin Yücel " Bizim ayarladığımız avukatı örgütün avukatları geldi ne yaptılarsa kovdular. Kadın kayboldu. Sonra geldiler, biz adamları tanımıyoruz bilmiyoruz, biz sizin kızınızın avukatıyız dediler. Ne oldu, tutuklandı. Niye? Bize niye söylemediniz. Biz sizi tanıyor muyuz? Hayır. Biz sizi tuttuk mu? Yok. Adamlar bizim üzerimize yürüdü. Sen avukatsan kurtar benim kızımı. Kızıma ifade verdirmemişler bu avukatlar" şeklinde yanıt verdi.

"DUYGUMU İSTİYORUM"

Anne Yücel ise "Duygumu isterim, vermem Duygum’u" diyerek göz yaşlarına boğuldu. Acılı anne kızına " alacağım seni, almadan gitmeyeceğim" dediğini ifade etti. Anne Yücel, kızının kendisine okumak istediğini de söylediğini belirtti.
"AVUKATLAR ÜZERİMİZE YÜRÜDÜ"

Bir basın mensubunun Yasemin Yücel’e dün yaşanan olayda avukatlar sizi tehdit etti mi sorusuna Yücel "tehdit etmediler, üzerimize yürüdüler, orada polisler geldi. Onlar aldı" yanıtını verdi. Hüseyin Yücel ise avukatlardan şikayetçi olmak için önümüzdeki günlerde savcılığa gideceğini belirtti. 

Habip ATAM / DHA