Kömür köyü yuttu

Milas'ın Hüsamlar Köyü, kömür havzaları yüzünden yok oldu. Nüfusu 1200'den 200'e düştü, okul kapandı, evler yıkıldı... Yetkililer, "Haberimiz yok" diyor.
Haber: YAŞAR ANTER / Arşivi

MUĞLA - Milas'ta çam ormanının ortasındaki cennet köy Hüsamlar, kömür çıkarma faaliyetleri yüzünden adeta hayalet köye döndü. Kömür havzasının ortasında kalan köyün merası yok oldu, nüfusu 1200'den 200'e düştü, okulu kapatıldı, evleri yıkıldı.
Hüsamlar Köyü'nde köylülerin arazileri 1977'de Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) tarafından istimlak edilmeye başlandı. Köylüler, "Kısa sürede daha verimli bir araziye konut yaptırıp, sizi yerleştireceğiz" denilerek ikna edildi.
Köylüye bir şey kalmadı
Termik santrallara kömür sağlamak için oluşturulan havzalar 40 bin dönüme ulaştı. Havza ortasında kalan köyün 3 bin dönüm tarlası kamulaştırıldı. 30 bin zeytin ağacı, narenciye bahçeleri ve tütün tarlaları istimlak edildi.
İş makinelerinin gece-gündüz çalıştığı köyde, her gün patlatılan dinamitler, evlerin yüzde yetmişini kullanılamaz hale getirdi. Birçok ev yıkıldı, bazılarının duvarlarında derin çatlaklar oluştu.
Arsalar ucuza kapatıldı
Lojmanı da bulunan 45 öğrencili ilköğretim okulu 1999'da yıkılma tehlikesi üzerine kapatıldı. Öğrenciler taşımalı eğitime geçirildi. Şiddetli sarsıntılar ve toz bulutları yüzünden köylülerin yetiştirdiği meyve ve sebzeler yenmez hale geldi. Bu gelişmeler sonucu 1200 kişilik köyde göç başladı. Köyde çoğu yaşlı ve gidecek yeri olmayan 200 kişi kaldı.
Köylülerden Enver Altınkaya, yaşananları şöyle anlattı: "Olan bitenden muhtar Selahattin Turan da suçlu. Sorunlarımızı kaymakam, vali ve ilgili bakanlıklara iletmiyor. Köyün muhtarı gibi değil, TKİ'nin memuru gibi çalışıp onlarla işbirliği yapıyor. Köylünün 30-40 milyar liralık arazileri yanlış istimlak değerlendirmeleri nedeniyle 1.5-3 milyar liraya gitti. Devlet eliyle kandırılmamıza muhtar da göz yumdu. Yeşil Hüsamlar, kara Hüsamlar oldu."
Köylülerden Erdal Özdemir de, yaşamak için arabaları, traktörleri ve hayvanlarını satmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özdemir, "Herkesin ruh sağlığı bozuldu. Her gün deprem oluyor. Birçok gece sokakta yatıyoruz" dedi.
Muhtar Selahattin Turan ise 1977'de verilen, "Yeni konutlar yapılıp köy taşınacak" sözünün tutulmadığını belirtti. Sorunlarını kaymakamlık, valilik ve Bayındırlık Bakanlığı'na defalarca yazdığını ileri süren Turan, "Ancak bakanlık, köyün yerinin değiştirilme hakkımızı kaybettiğimizi belirtti. Oysa bize daha önce bu yönde hiç teklif getirilmedi. Hakkımızı niye kaybettiğimizi de öğrenemedik" diye konuştu.



Yetkililerin haberi yok!
Köydeki faaliyetleri yürüten TKİ'ye bağlı Yeniköy Linyitleri İşletme Müdürü Muhammet Koban, beş yıldır görevde. Ancak Koban, beş kilometre uzaklıktaki Hüsamlar Köyü'ne daha bir kez bile gitmemiş. Koban, "Evet hata yaptım. Ancak bu sorunları muhtar gelip bize anlatmadı. Hiç bilmiyordum. Dinamit patlatma işini Köseoğlu firmasına ihale ettik. Zaman zaman yüksek dozajda dinamit patlattıklarını duyuyoruz. Kendilerini uyarır, daha dikkatli olmalarını isteriz" dedi. Muğla Valisi Hüseyin Aksoy da, Yatağan ile Milas'ın birkaç köyünde termik santrallar için kömür çıkarılan havzalarda sorunlar yaşandığını bildiğini, ancak Hüsamlar Köyü'yle ilgili ciddi bir sorunun kendisine aktarılmadığını açıkladı. Aksoy, şunları söyledi: "Muhtar gelip durumun bu kadar vahim olduğunu anlatmadı. Köylü de sanıyorum sıkıntıyı aktarmanın yolunu bulamadı. Devletimiz hiçbir vatandaşını mağdur durumda bırakmaz. İstimlak yapılırken herkesin parasının verildiğini ve sorun kalmadığını biliyordum. Ancak evler yıkılmaya başlamışsa, köy yaşanmaz hale gelmişse, devlet bunun üzerinde durur. Konuyu araştırıp, gerekiyorsa acil önlem alınmasını sağlayacağım."