Konya'da 'ölü fay' paniği

Konya'da 'ölü fay' paniği
Konya'da 'ölü fay' paniği

Gece iki kez vuran deprem nedeniyle binlerce kişi geceyi dışarıda geçirdi. Sabah saatlerinde ?Büyük deprem olacak? söylentisi üzerine de parklarda yer kalmadı. FOTOĞRAF: ÖZGÜR SARI / DHA

Türkiye'nin batısı selle boğuşurken, Konya'da 'ölü' olarak bilinen fay hatları hareketlendi. 4.5 ve 4.7'lik iki deprem, paniğe kapılan ve pencerelerden atlayan 695 kişiyi hastanelik etti

KONYA - Deprem riski en az olan kentlerden Konya, şimdiye kadar gördüğü en yüksek depremlerle paniğe kapıldı. 4.5 ve 4.7 büyüklüğündeki iki depremde 695 kişi, yüksekten atlama sonucu yaralanma ve panikten hastanelik oldu. Birçok binanın duvarları çatladı, bacaları yıkıldı. 
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü’nün verdiği bilgiye göre ilk deprem saat 21.29’da meydana geldi. Richter ölçeğine göre 4.5 büyüklüğündeki depremin merkez üssü, Selçuklu ilçesi Sille Mahallesi olarak açıklandı. Çok sayıda vatandaşın teravi namazı için camilerde olduğu sırada meydana gelen sarsıntı sırasında yüzlerce kişi yüksekten atlayarak yaralandı, yüzlercesi de sinir krizi geçirerek hastanelik oldu. Bu sarsıntının ardından il yöneticileri ve uzmanlar, yerel televizyon kanalarında yeni deprem beklenmediğini belirterek, vatandaşları sakin olmaya çağırdı.
Yaşanan paniğin ardından cep ve sabit telefonlar, aşırı yüklenme sonucu uzun süre hizmet vermedi, kentte trafik kilitlendi. İlk depremin ardından bir süre sokaklarda bekleyen vatandaşlar, gece yarısına doğru evlerine girdi. Merkez üssü yine Sille Mahallesi olan 4.7 büyüklüğündeki ikinci deprem saat 04.58’de meydana geldi. Bu sarsıntıda paniğe kapılıp yüksekten atlayanlar ve sinir krizi geçirenler hastanelik oldu.
Art arda gelen iki deprem sonrası yüzlerce kişi Numune Hastanesi’ne gelince, Acil Servis’te de panik yaşandı. Tüm sağlık personeli göreve çağrılırken, depodan yataklar çıkarılarak koridorlara serildi.
Hastanenin Fizik Tedavi Servisi’nin duvarında çatlak meydana gelince buradaki hastalar, Ortapedi Servisi’ne nakledildi.
Gece boyu artçılarla birlikte 12 deprem olurken sabah saat 07.45 sıralarında “Kandilli açıklamış yeni deprem olacak” söylentisini duyanlar parklara akın etti.
Faruk Sükan Doğum ve Çocuk Hastanesi’nde çok sayıda hasta söylenti üzerine dışarı çıktı. Dışarı çıkan iki hamile, doğumları başlayınca, ambulansa alındı. İki kadın, aynı ambulansta doğum yaptı.  

‘Gördüğümüz en büyük sarsıntı’
Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek,  “Konya’nın bugüne kadar en yüksek sarsıntılarıydı. Şehrimizin kuzeyindeki ölü fay hatlarından biridir. Ölü fay hatlarından birinde sarsıntısı yaşadık” dedi. 
 Jeoloji Mühendisleri Odası Konya Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Fatih Mehmet Ceren de Konya’nın zemininin alüvyon, yani pekişmemiş olduğunu, bu yüzden depremin şiddetli hissedildiğini vurguladı:
“Ayrıca depremin merkez üssünün kent merkezi olması ve yüzeye yakın noktalarda meydana gelmesi de şiddetli hissedilmesinde önemli bir etkendi. Merkeze yakın olması nedeniyle sarsıntılar aşağı yukarı yönünde oldu, bu da daha güçlü sarsıntılara yol açtı.” (dha, aa)

‘En büyüğü bu kadar olur’
Konya’da önceki gün meydana gelen art arda iki depremle ilgili İTÜ Maden Fakültesi Öğretim Görevlisi  Prof. Dr. Naci Görür, endişe duyulacak bir durum olmadığını belirtti. Görür, şunları dedi:
“Konya Bölgesi fayların az olduğu bir yer. Burada Tuz Gölü ve Haymana Polatlı Havzası mevcut. Daha çok Tuz Gölü Havzası’nda kuzeybatı, güneydoğu yönlü faylar vardır. Bu faylar sürekli olmasa da parça parça uzanır.  Bunların en büyüğü de Şereflikoçhisar’dan geçen ve Tuz Gölü Havzası’nın doğudan sınırlayan faydır. Buralarda zaman zaman küçük depremler olur. Meydana gelen iki deprem de küçük depremlerdir. Daha çok Selçuklu Sille arasında olmuştur. Burada da yine kuzeydoğu günyebatı doğrultusunda birbirlerini kesen küçük faylardan oluşmuş bir sistem var. Bu fayların da oluşturabileceği en büyük depremlerdir. Bu büyüklükteki deprem normaldir. Evler, yerleşim yerleri standart dışı, çok kötü değilse, endişe edecek bir durum yok. Oturdukları evler çok kötü değilse, vatandaşların endişe duymasına gerek yok.”