Konya'dan Ergenekon çıkmadı

Konya'dan Ergenekon çıkmadı
Konya'dan Ergenekon çıkmadı

Gözaltına alınıp serbest bırakılan isimler arasında Milli Çözüm Dergisi Yayın Yönetmeni Ahmet Akgül (üstte öndeki) ile Prof. Uçkun Geray da vardı. FOTOĞRAF: ALİ GÜRELİ / AA

'Hükümeti yıkmak için silahlı isyana tahrik'ten gözaltına alınan 27 kişiye 'takipsizlik' kararı çıktı. Savcı, zanlılarda ele geçirilen bir tabancayla hükümetin yıkılamayacağını vurguladı... Zanlılardan Prof. Uçkun Geray, geçen ay, aklandıklarını göremeden öldü

ADANA - İSTANBUL - Konya’da geçen temmuz ayında yapılan bir operasyonla gözaltına alınıp, Ergenekon’la bağlantılı oldukları ve ‘silahlı terör örgütü oluşturmak, Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye ve silahlı isyana tahrik etmek, gizli belgeleri ele geçirmek’le suçlanan 27 kişi hakkında ‘takipsizlik’ kararı verildi. Savcılık, söz konusu suçların işlenmesi için silahlı güce sahip olunması gerektiğini ancak şüphelilerde ele geçirilen silahlar itibarıyla, zanlıların bu güçte olmadıklarını belirtti. Hükümet aleyhtarı yazı ve konuşmaların da ‘halkı isyana tahrik’ kapsamında olmayacağı vurgulandı. Zanlılardan Prof. Dr. Uçkun Geray aklandıkları bu sonucu görmeden yaşamını yitirmişti, geride kalanlarsa operasyon yüzünden zor zamanlar geçirdiklerini belirterek, “Mağduriyetimiz nasıl giderilecek?” diye sordu.
Geçen temmuz ayında Konya Terörle Mücadele Şubesi Müdürlüğü ekipleri, Konya, İstanbul, Mersin, Kocaeli ve Elazığ’da eşzamanlı operasyonlarla aralarında emekli öğretim üyesi ve daha önce İşçi Partisi’nden milletvekili adayı da olan Prof. Dr. Ahmet Uçkun Geray ile Milli Çözüm Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Akgül’ün de bulunduğu 27 kişiyi gözaltına almıştı. 

İddia: Kaos çıkarmak
Suçlama ‘Hükümeti yıkmak, kaos ortamı oluşturmak, yasadışı örgüte üye olmak ve isyana teşvik’ti. O dönem basına yansıyan iddialara göre merkezi İstanbul’da bulunan ve Konya’da da faaliyet gösteren Milli Çözüm Dergisi etrafında bir araya gelen zanlılar, hükümete karşı eylem hazırlığındaydı ve kaos ortamı yaratmaya çalışıyorlardı. Bu planlar telefon takibine takılmıştı. Soruşturmayı Konya’da Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemesi olmadığı için Adana Cumhuriyet Savcılığı yürütüyordu. Ancak tüm bu iddialardan sonra zanlıların gözaltı süreleri doldurulduktan sonra çıkarıldıkları savcılıkta serbest bırakılmaları kafa karışıklığı yaratmıştı.


Ulusal TV?Silifke Temsilcisi Yusuf Buldu gözaltına alınırken, annesi Perihan Buldu arkasından feryat etmişti. 
FOTOĞRAF: HÜSEYİNHASKAN/ AA



Ergenekon’la bağlantı yok

Özel Yetkili Adana Cumhuriyet Savcısı Mehmet Düzgün, soruşturma kapsamında Ergenekon soruşturmasını yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazı yazarak, iki dosyasının birleşip birleşmeyeceğini sordu. Gelen cevapta şüphelilerin Ergenekon’la bağlantı olduklarına dair bir delil bulunmadığı belirtildi. Bu bilgi üzerine 19 Ocak’ta 27 kişi hakkında takipsizlik kararı verildi. 

MGK kararı ve bir tabanca
Takipsizlik kararına göre, bazı şüphelilerin telefonlarının teknik takibe alınması sonucu Ergenekon’la bağlantılı olabilecekleri bilgisine ulaşılmış ve operasyon böyle başlamıştı. Operasyonda bazı dergi yazarlarının bilgisayarlarında müstehcen görüntüler, bazılarında 28 Şubat 1997 tarih ve 406 sayılı Milli Güvenlik Kurulu Kararı fotokopisi çıkmıştı. Operasyonda ayrıca bir tabanca, bir şarjör, 201 mermi, bir boş kovan, bir kitap, dergi, CD, DVD ele geçirilmişti.

Bu silahla örgüt olmaz
Savcı Düzgün takipsizlik kararında ele geçirilen tabanca ve mermilerin kişisel olduğunu, bu miktarda silah ve merminin terör örgütünün varlığı için yeterli olmadığını vurguladı. Karara göre, ‘Hükümeti ortadan kaldırmak ya da görevini yapmasını engellemek’ suçunun işlenebilmesi için zanlıların silahlı bir güce sahip olmaları ya da silahlı bir gücün kontrol edebilmesi gerekiyordu. Oysa ele geçirilen silahlar bu güçte olmadıklarını gösteriyordu. Kararda dergi yazarı Ahmet Akgül’ün ABD, AB, İsrail, hükümeti, AKP’yi Ergenekon soruşturmasını eleştiren yazılarının ve konuşmalarının, hükümetin yıkılacağı, ekonomik kriz çıkacağı, darbe olacağı konusundaki tahminlerinin de ‘silahlı isyana tahrik’ olarak değerlendirilemeyeceği vurgulandı. Savcı Düzgün, kararında, ‘Devletin güvenliği ile ilgili belgeleri elinde bulundurmak’ ile suçlanan şüphelilerin bu suçtan da takibatına gerek olmadığını belirtti. Bazı zanlılardan ele geçirilen MGK kararının da değişik internet sitelerinde mevcut olduğu, herkesin internetten kolayca temin edebileceği belirtildi.

İnsanlar bizi ayıplıyor
Zanlılardan Prof. Dr. Ahmet Uçkun Geray, karar tebliğ edildiği günlerde solunum yetmezliğinden yaşamını yitirmişti. Diğer zanlılarsa yaşadıkları olaylara isyan etti. Zanlılardan Ahmet Akgül, gözaltına alındıkları için ‘ayıplandıklarını’ söylüyor:
“İnsanların, çeteleşmelerle, cinayetlerle irtibatlandırılarak içeri alınması veya serbest bırakılması o insanların hayatında kalıcı etkiler bırakıyor. Toplum açısından suçlu sayılıyorlar. Dört gün tutulup, bırakıldık. Tanıdıklarım, dostlarım beni cezaevinde biliyor. Karşılaştığımızda ‘Yahu Ergenekon gibi işlere bulaşmışsın ayıpladık seni’ diyorlar. Ergenekon kapsamındaki tutuklamalar maalesef insanları direkT suçlama kampanyasına dönüşmüş durumda. Hesabının sorulmasını düşünüyoruz. Şimdi değerlendirme aşamasındayız. Bizden sonra bu gibi hukuksuzluklara ’dur’ denilmesini istiyoruz.” 

Kelepçe görmemiş insanlar
Gözaltına alındığı sırada, annesinin arkasından feryat ettiği görüntülerle hafızalara kazınan, Ulusal TV Silifke Temsilcisi gemi mühendisi Yusuf Buldu da “Hayatında kelepçe görmemiş insanlar birtakım şeylere maruz kaldı. Atatürkçü olan, bağımsızlığı kim savunuyorsa başına çorap örülüyor. Hukuk herkese lazım, bir gün bunlara da lazım olacak. Hukuka güveniyoruz. Hukuksal hakkımı arayacağım. Gözlem ve izleme safhasındayım. Zamana ihtiyacım var” diyor. (Radikal, dha)