'Korkuyorum, oralar ölüm çukurları'

'Korkuyorum, oralar ölüm çukurları'
'Korkuyorum, oralar ölüm çukurları'

Yunus Güçlü nün cenazesi eşi ve çocuklarının gözyaşları eşliğinde Balıkesir in Savaştepe ilçesi Sıtmapınar Köyü nde toprağa verildi.

Yunus Güçlü, "Korkuyorum, oralar ölüm çukuru" diye madende çalışmak istememişti. 6 çocuğu için kararını değiştirdi, madende işe girdi. 29 gün sonra, ilk maaşını alamadan Soma'daki madende öldü.

Manisa’nın Soma ilçesinde önceki gün saat 05.30 sıralarında Uyar Madencilik’e ait Darkale Kömür Ocağı’nda önce yangın, ardından göçük meydana geldi. Dumanın yayılmasını engellemek için bentler oluşturan 27 işçi, yardıma gelen arkadaşları tarafından kurtarılırken 6 çocuk babası 49 yaşındaki Yunus Güçlü’nün ise cesedi çıkarıldı. Yunus Güçlü otopsinin ardından dün memleketi Balıkesir’in Savaştepe ilçesi Sıtmapınar Köyü’nde toprağa verildi. Mustafa Güçlü madende ilk maaşını alamadan ölen kardeşi Yunus Güçlü’nün ölüm korkusu nedeniyle yıllarca madende çalışmak istemediğini söyledi. 

Ağabeyi de göçük altında kalmış

Köyde çiftçilik yapan Yunus Güçlü’nün yıllar önce Türkiye Kömür İşletmeleri’ndeki işi “Korkuyorum, oralar ölüm çukurları” diyerek kabul etmediği ortaya çıktı. Ancak 6 çocuk babası Güçlü, çocukları büyüyünce ailesinin geçim ve eğitim masrafları nedeniyle 1200 TL maaş için madene girmek zorunda kaldı. İşe başladıktan sadece 29 gün sonra, ilk maaşını almasına 5 gün kala can veren Yunus Güçlü’nün, geride kalan çocukları ve eşine aylık bağlanması için girişimlerde bulunulacağı öğrenildi.
Soma’daki madenlerde 15 yıl yeraltında çalıştıktan sonra emekli olan ağabey Mustafa Güçlü, kendisinin de bir kez göçük altında kaldığını anlattı. Birlikte çalıştığı arkadaşını aynı kazada kaybettiğini dile getiren Güçlü, “Ben gözümü hastanede açtım. Ben de madenden cansız çıkarılmışım ama arkadaşlarım suni teneffüs ve kalp masajıyla hayata döndürmüşler. Günlerce hastanede kaldıktan sonra da hayata tutundum” dedi. Mustafa Güçlü, kardeşinin cenazesini teslim alıp tabutunu götürürken, “Ben maden gazisiyim, kardeşim maden şehidi oldu” diyerek gözyaşı döktü.
Manisa Valisi Abdurrahman Savaş, madende kazasıyla ilgili Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’ndan müfettiş istediklerini belirtti. Vali Savaş, “Bakanlık soruşturmayı idari yönden yürütecek. Ayrıca, savcılığın açtığı soruşturma gereği de olayda ihmal konusu araştırılacak. Soruşturmanın ardından dava açılacak” dedi.

‘Madende gaz maskesi ve kaçış bacası yoktu’

Madende kazanın ardından işçiler, bugün maden ocağına gitmedi. Kaymakam Mehmet Bahattin Atçı şunları söyledi:
“Konunun aydınlığa kavuşturulması için gerekli çalışmalar yapılıyor. Ölen işçinin ailesine işveren tarafından yardım yapılmasını bekliyoruz. Eğer işveren aileye destek çıkmazsa, biz ailenin yanında olacağız, ihtiyaçlarını karşılayacağız. Soma’daki özel madenlerde gaz maskesinin kullanıldığını, ancak bu olayın yaşandığı madende gaz maskesinin kullanılmadığını öğrendik. İşçilerin kaçabileceği kör bacaların bulunması gerekiyor. Bu ocakta kör bacaların bulunmadığını öğrendik. İşçilerin diğer madenlerde çalışan işçilere göre çok düşük ücretlere çalıştırıldığını öğrendik. Bu ocağın bir daha çalıştırılmaması için elimizden geleni yapacağız. Daha önce yaşanan kazanın ardından yapılan incelemede kapatılan yerde olay yaşanmış. Bu bir cinayettir. Müfettişlerin daha önce kapattığı kanalı açan kişilerin kim olduğunu belirleyeceğiz. Maden mühürlendi, madende inceleme yapılmasını bekliyoruz.”

İki kişi tutuklandı

Öte yandan, kazayla ilgili gözaltına alınan maden ocağının müdürü Melih Gürbüz ile yardımcısı Evren Başbağ’ın işlemlerinin ardından sevk edildikleri adliyede çıkarıldıkları mahkemece tutuklandıkları belirtildi. Maden ocağının sahibi Azim Uyar’ın da ifade vermek üzere savcılığa çağrıldığı bildirildi.
Türkiye Maden İşçileri Sendikası Ege Bölgesi Soma Şube Başkanı Tamer Küçükgençay, maden ocağındaki yangınla ilgili akıllarda, daha önce müfettişlerce kapatılan galeride mi, yoksa başka galeride mi çalışma yürütüldüğü yönünde soru işaretleri bulunduğunu, bunun açığa çıkarılmasını beklediklerini söyledi. Olayın meydana geldiği ocağın 1970’li yıllardan bu yana faaliyette olduğunu, 2004 yılından itibaren de özel şirket tarafından çalıştırıldığını vurgulayan Küçükgençay, bu ocakta 13 Kasım 2012 tarihinde çıkan yangında 2 işçinin öldüğünü, 9 işçinin yaralandığını hatırlattı.
Yunus Güçlü ise dün köyünde düzenlenen törenin ardından gözyaşları eşliğinde toprağa verildi.