Kornea nakli olup beş aylık oğlunu gördü

Görme yeteneğini kaybetmiş, dört yıldır 'karanlıkta' yaşıyordu. Bu arada bir bebeği olmuştu. Çetin Dokumacı, kornea nakli sayesinde ışığa kavuşurken, o güne kadar...
Haber: NESRİN COŞKUN / Arşivi

İZMİR - Görme yeteneğini kaybetmiş, dört yıldır 'karanlıkta' yaşıyordu. Bu arada bir bebeği olmuştu. Çetin Dokumacı, kornea nakli sayesinde ışığa kavuşurken, o güne kadar sadece sesini duyup siluet halinde gördüğü beş aylık oğlu Umut'un yüzüne doya doya baktı.
İnşaat işçisi Çetin Dokumacı, 10 yıl önce 'korneanın granüler distrofisi' denilen kalıtımsal bir rahatsızlık sonucu görme bozukluğu çekmeye başladı. Aynı durumda olan ağabeyi Metin Dokumacı, o yıllarda bir gözünden kornea nakli olup karanlıktan kurtulurken, Çetin Dokumacı'nın gözlerindeki bozukluk gittikçe ilerledi. Gözün önüne önce bir tül perde, ardından daha da kalını, sonunda ise güneşlik koyulduğunda dışarısı ne kadar görülürse o da o kadar görüyordu. Sonunda çalışamaz hale geldi. Kornea nakli için kapıları çalmaya başladı. Yeşil kartlı olduğu için sadece devlet hastanelerinde nakil şansı vardı, yıllarca müjde bekledi, gelmedi.
Bir daha ışığı görmekten umudunu kesen Çetin Dokumacı, eşinin hamile kalmasıyla yeniden arayışa girdi. Doğacak bebeğini görmek istiyordu. Ailesi özel hastanede nakil olması için seferber oldu, para toplandı. Yıllar önce ağabeyini de ameliyat eden doktoru buldu. Adı bir kez daha kornea nakli bekleyenlerin listesine yazıldı. 2 Kasım 2006'da oğlu doğduğunda, buruktu. Göremediği bebeğine 'Umut' adını verdi. Müjde, 3 Nisan günü geldi. Sevinçle hastaneye koştu. Nakli yapan Opr. Dr. Filiz Kuzum Akyol, birkaç saat sonra göz bandını açmış, o anda yaşananlardan dolayı tüyleri diken diken olmuştu: "Bandını açtım, 'Doktor hanım sizi görüyorum' diye bağırdı. Sonra da büyük sevinçle bebeğini görmeye evine gitti."
Evine gidince açılan tek gözüyle de olsa oğluna da eşine de doya doya bakan Dokumacı, bu arada karanlığı bile özlediğini fark etmiş: "Nakilden sonraki gece tek başıma bakkala gittim. Karanlıktı ve ben her şeyi görebiliyordum. Bu anlatılmaz bir duygu..."