'Koruculuğu korucuya iş vererek kaldırın'

'Koruculuğu korucuya iş vererek kaldırın'
'Koruculuğu korucuya iş vererek kaldırın'

Bilge köyünde göçe hazırlanan çocuk, belki de bir daha hiç göremeyeceği evinde, korucu babasının şapkasıyla. ?Geçici tedbir? olan koruculuk 23 yaşına bastı. O, koruculuğun olmadığı bir dünyayı hiç tanımadı.

Koruculuğa bir itiraz da Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası'ndan geldi: Bölgenin imajını, turizmi, ticareti ve AB sürecini olumsuz etkileyen bu katliam, koruculuğun bir sonucudur

Türkiye’de her 70 kişiden biri asker, her 1000 kişiden biri korucu... Koruculuk sürsün mü?

DİYARBAKIR/İSTANBUL - Mardin’in Mazıdağı ilçesi Bilge köyünde meydana gelen katliamın ardından ‘koruculuk’ tartışması sürüyor. Tartışmaya bir katkı da dün Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası’ndan geldi. Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı (DTSO) Galip Ensarioğlu, ‘bölgenin imajı, turizmi, ticareti ve AB süreci açısından olumsuz sonuçlar getiren’ olayın koruculuk sistemiyle yakından ilişkili olduğunu söyledi:
“Bu olay koruculuk sisteminin yarattığı  toplumsal travma sonucu gerçekleşti. Kimse bunu gelenekle, bölgenin örfüyle, veya töremizle ilişkilendirmesin.  Bu tamamen bölgede terörle mücadelede uygulanan, yanlış bir  sistemin ürünüdür. Çağdışıdır. Bugünkü modern Türkiye’ye uymamaktadır. Demokratik bir ülkede olmaması gereken bir yapıdır.”

‘Mağdur etmeden kaldırın’

Bugüne kadar 30 bine yakın korucunun suça iştirak ve disiplinsizlik nedeniyle işten atıldığını vurgulayan DTSO Başkanı’na göre koruculuğun birden olmasa bile, rehabilite edilerek, aşama aşama kaldırılması gerekiyor: 
“60-70 bin kişiden (korucu) söz ediliyor. Bölgede işsizlik had safhadadır. Bunların istihdamı sağlanarak bir  teki bile mağdur edilmeden, önce rehabilite edilmeleri gerekir, ardından da  bunların ya köy okullarında ya da köy sağlık ocaklarında ya da kır bekçiliği  şeklinde istihdam ettirilmeleri gerekir. Gelinen noktada buna acilen çözüm bulunması, bu sistemden vazgeçilmesi, hatta bölgede yaşanan şiddet ortamının topyekûn ortadan kaldırılması ile ilgili hükümetin artık bir irade göstermesi gerekiyor.”
Mardin Belediye Başkanı AKP’li Beşir Ayanoğlu ve Vali Hasan Duruer de katliamın ardından olayın vahametinden hissetikleri derin şok ve üzüntünün yanı sıra turizm geliri hedefleyen Mardin’in imajının zarar görmesinden duydukları endişeyi de dile getirmişlerdi. (Radikal, aa, dha)

Çiçek: Koruculuk devam etmeli
Mardin’in Mazıdağı ilçesi Bilge köyünde 44 kişinin öldürüldüğü katliamın hemen ardından DTP’nin tepkisi netti. DTP Genel Başkan Yardımcısı Emine Ayna, koruculuğu ‘Kürdün Kürde kırdırılması politikasının bir parçası olarak’ niteledikten sonra derhal kaldırılması gerektiğini söyledi.
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç da önceki gün “Geldiğimiz noktada bunu (koruculuk sistemini) gözden geçirmeliyiz” diyerek köklü değişiklik sinyali verdi. 
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül dün şu değerlendirmeyi yaptı: “Sistemin eksiklikleri neyse bunlara bakılabilir. Bunlar en iyi şekilde değerlendirmeyle yapılır. Çünkü bu nihayetinde güvenlik boyutu olan bir meseledir. Bu konulara dikkatli bir şekilde bakarak ne yapılacaksa yapılması gerekir.” 
Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek ise koruculuğun kaldırılmasına karşı çıktı: “Zor şartlar altında görev ifa eden ve sayısı 50 binin üzerinde olan bu insanların tümünü zan altında bırakacak, onları yaralayacak beyanlar, bence çok doğru değildir. Koruculuk sistemi devam etmeli. Geçmişten de Özel Harekat timleriyle ilgili bir kampanya başlatılmıştı.”

Kaldırmak bir yana yeni kadro çıktı
Türkiye’de yaklaşık 1 milyon asker, 47 bini geçici 70 bin de köy korucusu var. Başka bir deyişle, Türkiye’de şu anda her 70 kişiden biri asker, 1000 kişiden biri korucu. Korucu sayısını azaltmak bir yana İçişleri Bakanlığı 2008 yılında, 10 bin korucu kadrosu daha açtı.
Koruculuk sistemi, 1986 yılında, eski başbakanlardan Turgut Özal döneminde, İçişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan yönetmelikle 22 ilde devreye sokuldu. 1993’te il sayısı 35’e çıktı. 
Görevi terörle mücadele olan korucular son 23 yılda insan öldürmeden işkenceye, kaçırmadan gaspa, silah kaçakçılığından ırza geçmeye, köy yakmadan uyuşturucuya pek çok suçla suçlandı.  

‘Üçte biri suça karıştı’

İçişleri Bakanlığı’nın 1996’da ‘Hizmete Özel’ diyerek hazırladığı bir yazıda, her üç köy korucusundan birinin suç işlediği belirtildi. 10 yılda 23 bini aşkın korucunun görevine işledikleri suçlar nedeniyle son verildi. 2000’de sayıları 92 bini bulan korucuların sayısı, 70 bine kadar geriledi. Devlet koruculuk sistemi için yılda  227 milyon lira ödüyor.