Koruma kuruluna by-pass

Koruma kuruluna by-pass
Koruma kuruluna by-pass

Meslek odalarına göre yapılmak istenen 10 katlı bina yüksekliğindeki dev stat, trafik sorununu artttıracak.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, imar planında yaptığı değişiklikle İnönü Stadı'na yapılacak projede 'Koruma kurulu onayı şart' hükmünü kaldırdı.
Haber: ELİF İNCE - elif.ince@radikal.com.tr / Arşivi

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Beşiktaş ’ta İnönü Stadı arazisi için hazırlanan imar planında değişiklik yaparak “Spor tesisi alanında koruma kurulundan görüş alınmadan uygulama yapılamaz” maddesini iptal etti. Meslek odaları, bu değişiklikle ‘42 bin seyirci kapasiteli yeni stat’ projesinin kurul denetiminden çıkartılmak istendiğini fakat bunun kanunen mümkün olmayacağını söylüyor. 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na göre, tescilli bir yapı olan ve kentsel sit alanında bulunan stada, buradan sorumlu 3 numaralı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu izni olmadan hiçbir müdahale yapılamaz.
Aynı bakanlığın yeni stat projesi için hazırladığı bir önceki plan, geçen ocakta onaylanmıştı. Bu planda stat için maksimum yükseklik deniz seviyesinden 34 metre - yaklaşık 10 katlı bir apartmana denk - olarak belirlenmişti. Ritz Carlton Oteli’nin yan tarafındaki yeşil alan da projeye dahil edilmiş ve Beşiktaş’ın kullanımına açılmıştı.

Koruma kurulu duvara mı bakacak?

İki hafta önce askıya çıkan yeni plan değişikliğinin bir öncekinden tek farkı, stat arazisinde yapılacak projeleri koruma kurulu onayına bağlayan maddelerin üzerinin çizilmiş olması.
Yeni plan notlarında, “Spor tesisi alanında koruma kurulunca onaylanan projeye göre uygulama yapılacaktır” maddesinin üzeri çizilerek iptal edilmiş. Notun devamında yer alan, “...tescilli yapıya ilişkin uygulamanın kurulun onaylayacağı projeye göre yapılacağı” hükmü ise olduğu gibi bırakılmış. Uzmanlar, bu değişikliği şöyle yorumluyor:
“Kurulun yetki alanı stadın tescilli kısmı olan giriş kapısı ve müze duvarıyla sınırlanmış, arsanın geri kalan kısmında yapılacak projede ise kurula görüş sorulmayacak.”
Uzmanlara göre hazırlanacak projenin silueti ve bölgenin tarihi dokusunu bozmaması, stadyumun altından geçen Dolmabahçe Sarayı’na ait kanallara zarar vermemesi gibi birçok unsur kurul tarafından denetlenmeli.

Üstü stat altı alışveriş merkezi

Şehir Plancıları Odası İstanbul Şube Başkanı Tayfun Kahraman: 2863 Sayılı Yasayla zorunlu kılınan kurul denetimi, bir plan hükmüyle atlatılamaz. Proje hem İBB hem de koruma kurulu denetiminden çıkartılmak isteniyor, niyet kurulu süreç dışında bırakmak. Bu hüküm kaldırılmış olsa da proje bütünüyle kurula gitmek zorunda. Bizim bir önceki plana en önemli itiraz gerekçemiz, stadın kapasitesinin arttırılmasının trafik sorununu daha da kötüleştireceğiydi. Stadın alt katlarında da alışveriş ve ticaret fonksiyonu getirilmiş, yani gün içinde de buraya trafik çekecek.
Mimarlar Odası Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) Kurulu üyesi Mücella Yapıcı: Çevre ve Şehircilik Bakanlığı artık yetkilerini aşarak kendisini hem belediye hem de kurul yerine koyuyor, tepeden inme ve çok tehlikeli kararlar veriyor. Burası İstanbul’un en önemli vadisi, dört tarafı tescilli eserle dolu ve Boğaz silueti açısından çok önemli bir yerde. Bir binanın tescilli duvarına, kapısına kurul bakacak, bedenine bakmayacak, böyle bir şey olabilir mi? Yapı bütündür. Kolonu bile tescilli olsa kuruldan geçmek zorundadır. Zaten bu kadar anı taşıyan bir yapının yıkılarak kapasitenin arttırılması baştan yanlış. Gökkafes’le başlayan talan deniz kıyısına kadar iniyor.”
Stat 2005’te tescil edildiğinde kurul üyesi olan Dr. Can Binan (YTÜ Mimarlık Fakültesi Restorasyon Bölüm Başkanı): Plan notlarını yazanlar ya yapılacak projeyi koruma kurulundan kaçırmak istiyor ya da kurulun önceki kararlarını okumadılar. Stadın tescil edilmesinden önce koruma kurulu, 2002-2003 yıllarında stadyumun bulunduğu alanı Dolmabahçe Sarayı’nın koruma alanı içine aldı. Bu karar stat daha büyümesin, irileşmesin, stada yapılacak her türlü müdahale sarayın silueti dikkate alınarak yapılsın diye alındı. Eğer yapılmak istenen şey öndeki duvarın korunarak gerisine istenildiği gibi bir proje yapmak ise bu koruma ve restorasyon adına yanlıştır, böyle bir restorasyon anlayışı yoktur. Dolmabahçe Stadı, tescilli bir yapı olarak mimari koruma ölçütlerine uygun olarak restore edilmeli ve statik açıdan sorunlu yerleri varsa özgün yapının mimarisi bozulmadan takviye edilmelidir.