@ismailsaymaz

Köşe başı beklerim vay benim emeklerim

Sendika değiştirmediği için 'çöp nöbeti'ne yollandı

Mesai zor doluyor
Hüseyin Uğur, iki ay önce Güngören Belediyesi'nde yazıişlerindeydi; yeni işi Marmara ve Sakarya caddelerinin kesiştiği köşe başına çöp döktürmemek, dökmeye yelteneni uyarmak! Uğur, aşağı yukarı gezerek, esnafla sohbet ederek mesai dolduruyor.
Teftişi de var!
"Gün boyu bekliyorum, bazen teftişe geliyorlar. Çok zor, sıkılıyor insan" diye anlatıyor işini Uğur. Üç çocuk babası Uğur şöyle diyor: "İşveren gibi düşünmediğim için bizlere böyle yapıyorlar. Ekmek mücadelesi veriyoruz. Sendikamdan ayrılmayacağım."
Kadınlar ot yoluyor
Uğur tek de değil; biri muhasebeci, diğeri sekreter iki kadın işçi, şimdi fidanlara su veriyor, kuru ot yoluyor. İddiaya göre üçünün başına gelenlerin nedeni şu: Türk-İş'e bağlı Belediye-İş'ten ayrılıp, Hak-İş'e bağlı Hizmet-İş'e geçmeyi kabul etmemek.
Kavga her yerde
Sendikacı anlatıyor: "İşçilerin 80'i Hizmet-İş, 81'i Belediye-İş'te. Kararsız 13 kişiyi örgütleyen toplusözleşme yetkisi alır." Aynı kavga Bahçelievler'de de var: Bir günde 129 işçi DİSK'ten Hak-İş'e bağlı sendikaya geçti.
Haber: İSMAİL SAYMAZ / Arşivi

İSTANBUL - Hüseyin Uğur'un, iki ay öncesine kadar yazı işleri görevlisi olarak çalıştığı Güngören Belediyesi'ndeki yeni işi, Marmara ve Sakarya caddelerinin kesiştiği köşe başına çöp döktürmemek, dökmeye yelteneni ikaz etmek! Uğur beklemesi 'emrolunan' köşebaşında bazen aşağı yukarı gezerek, bazen esnafla konuşarak mesai doldururken, biri muhasebeci, diğeri sekreter iki kadın işçi, fidanlara su veriyor, kuru otları yoluyor. İddiaya göre üç işçi üye oldukları Türk-İş'e bağlı Belediye-İş Sendikası'ndan 'yandaş' sendika Hak-İş'e bağlı Hizmet-İş'e geçmeyi reddettiklerinden 'sürgüne' yollandı.
Güngören Belediyesi işçileri, belediye 1992 yılında Bakırköy'den ayrılıp ilçe olduğu günden bu yana Belediye-İş'te örgütlüydü. Belediye-İş 2 No'lu Şube Başkanı Hasan Gülüm'e göre, 1 Ağustos'ta belediyede çalışan 174 işçiden 172'si kendilerine üyeydi. Ne olduysa bu tarihten sonra oldu. İşyerlerinde toplusözleşme 1 Mart 2008'de olacağı için yetkili sendikalar en geç 1 Kasım'a kadar çoğunluğu elde etmeliydi. Kendi kadrosu da bu belediyede olan Gülüm'e göre Belediye Başkanı Şakir Yücel Karaman'ın yardımcıları Mehmet Yazıcı, Yüksel Yıldırım ile Rahmi Berber, 1 Ağustos'ta işçilerle toplantılar yaptı: "Dediler ki, 'Başkanın selamı var.' Bu sendikadan istifa etmenizi, Hizmet-İş'e geçmenizi istiyoruz." Gülüm'e göre, işçiler sendika değiştirmeye yanaşmayınca 'Kadronuzu alırız', 'Yerinizi değiştiririz' ya da 'Tazminatınızı vermeyiz' tehditleri başladı. Bu sonuç vermeyince üç işçiye 'yol' göründü.
Hüseyin Uğur'un kadrosu işe başladığı 1988'den beri Fen İşleri Müdürlüğü'nde olmasına karşın sekiz yıl Gelirler Müdürlüğü'nde, 10 yıl da kaymakamlığın yazı işlerinde çalıştı. Geçen 3 Eylül'de izinden dönünce kötü haberi öğrendi: "Bana, 'Sendikadan ayrılanları vazgeçirmek için uğraşıyormuşsun' dediler." Uğur, böylece Fen İşleri'ne döndü. İlk görevi, boş arazilerde atık kâğıt ve şişe toplamaktı. Sonra Marmara ile Sakarya caddelerinin kesiştiği, Aydede Çocuk Yuvası'nın köşebaşına 'çöp nöbetine' gönderildi. Yeni görevi, çöp döktürmemek, dökmeye yeltenenleri ikaz etmek:
"Gün boyu bekliyor, çöp atanları uyarıyorum. Bazen teftişe geliyorlar. Zor geçiyor, sıkılıyor insan." Üç çocuk babası Uğur, "İşveren gibi düşünmediğimiz için bize böyle yapıyorlar. Ekmek mücadelesi veriyoruz. Sendikamdan ayrılmayacağım" diyor.
Muhasebeci ot yoluyor!
Uğur, görev yeri değişikliğinde tek de değil. Onunla birlikte iki kadın belediye işçisi de sürgüne gönderildi. Çekindiği için adını açıklamak istemeyen kadın işçi, 14 yıl boyunca Gelirler Müdürlüğü Tahsil Şefliği'ndeydi. Ağustosta müdürü, 'Başkan Hizmet-İş'e geçmenizi istiyor' deyince Hizmet-İş'e üye oldu. Bir gece haberleri açtı: "IMF'nin hükümete, 'İşçi ücretleri yüksek, düşürün' dediğini verdiler. 'Haa' dedim, 'Bu yüzden sendika değiştirmemizi istiyorlar.' Eski sendikama döndüm." Belediye-İş'e dönünce bu kez müdür yardımcısı çağırdı, 'Mağdur olmanı istemiyoruz' dedi fakat caymadı. İki çocuk annesi kadın ve kaymakamlıkta sekreter olan arkadaşı, kadrolarının bulunduğu Park ve Bahçeler Müdürlüğü'ne gönderildi. Yeni görevleri, belediyenin fidanlarını sulamak, kurumuş otları yolmaktı.
Gülüm'e göre, şu an 80 işçi Hizmet-İş'e, 81'i de Belediye-İş'e kayıtlı. Kararsız 13 işçiyi kim örgütlerse o sendika toplusözleşme yetkisi kazanacak. Baskılardan ötürü şikayetler artınca Belediye Başkanı Kahraman, 'işçilerin sendika seçmesinde kendi iradesine bırakılmasını' istese de Gülüm, aksini söylüyor: "Burada Hizmet-İş temsilcisi yok.Bu işi belediye yöneticileri üstlendi."
Bir günde 129 istifa!
Yine belediye işçileri içinde örgütlenen DİSK'e bağlı Genel-İş'in yetkili olduğu Bahçelievler ve Bağcılar belediyelerindeki işçiler de Hizmet-İş'e geçirildi. Bahçelievler'de sadece 20 Eylül'de 129 işçi Genel-İş'ten ayrılıp Hizmet-İş'e geçti. Toplamda 279 işçi istifa etti. Genel-İş Genel Başkanı Erol Ekici, işçilerin bir belediye yöneticisi tarafından belediyenin kültür merkezinde toplanıp noter huzurunda istifa ettirildiğini öne sürüyor.



Hizmet-İş'e AKP 'hizmeti'
AKP'nin, son yerel seçimlerin yapıldığı 28 Mart 2004'ten Ocak 2007'ye kadar, yönetimini kazandığı tüm belediyelerde, sendika değişimi yaşandığı iddia ediliyor. Genel-İş'e üye dördü Bingöl, Burdur, Denizli ve Van'ın içinde bulunduğu 25 belediye ile Belediye-İş'te örgütlü Amasya, Bayburt, Rize, Çankırı, Isparta, Kırşehir ve Uşak'ın da içinde bulunduğu 11 belediyenin işçileri Hizmet-İş'e geçti. AKP'li yerel yöneticilerin baskı uygulayarak işçileri Hizmet-İş'e geçirdiği savunulurken, Belediye-İş Isparta, Genel-İş de Mamak belediyelerinde 'mahkemelik' oldu. Genel-İş, Mamak davasını AİHM'ye taşıdı. Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu'na (KESK) bağlı Tüm-Bel-Sen de belediye memurlarının yine AKP'ye yakın Memur-Sen'e bağlı Bem-Bir-Sen'e geçirildiğini öne sürdü. Bursa ve Antalya büyükşehirin yanı sıra dördü kent, 23 belediyede çoğunluğu Bem-Bir-Sen'e kaptıran Tüm-Bel-Sen, 900 dava açtı.