Kriz cerrahları

39. Dünya Cerrahi Kongresi'ne 72 Türk cerrah katıldı. Ancak tanıtılan modern tedavi yöntemleri, kriz mağduru Türkiye'de uygulanamayacak kadar masraflı.
Haber: DUYGU LELOĞLU / Arşivi

BRÜKSEL - Dünyanın önde gelen ülkelerinin kanseri önlemek için çok ileri teknikler benimsediği şu günlerde, Türkiye ekonomik zorluklar nedeniyle çağı yakalamakta zorlanıyor. Her iki yılda bir düzenlenen, 39'uncu Dünya Cerrahi Kongresi'nin bu yıl Brüksel' de yapılan toplantısının en önemli konusunu çeşitli kanser türlerine karşı mücadele oluşturdu.
Türkiye daha çok bekler
Yeni tedavi yöntemlerinin konuşulduğu ve toplam 1700 cerrahın katıldığı toplantılarda,
Türkiye de 72 cerrahını göndererek kongreye oldukça ilgi gösterdi. Toplantılarda kanserde yaşam şansını artıracak yeni tedavi teknikleri tanıtıldı ama bu tekniklerin Türkiye'ye uygulanması ekonomik darboğaz nedeniyle neredeyse şimdilik imkânsız. Kansere karşı tıpta yeni teknikler şöyle:
Kemoterapinin gereksiz olduğu durumlar: Meme kanserinde ilaç tedavisine karşı dirençte önemli olan bazı belirleyicilerin üzerinde duruluyor. Bu belirleyiciler saptanırsa, hastanın ilaç tedavisine direnci olduğu düşünülerek kemoterapi uygulanmıyor.
Bu yöntem sınırlı olarak Avrupa ülkeleri ve Amerika'nın bazı hastanelerinde kullanılıyor.
Ancak bu tekniklerin maliyeti oldukça pahalı. Bu nedenle Türkiye'ye gelmesi de zaman alacak.
Rectum kanserinde yeni yöntem: Rectumda (kalın bağırsağın son kısmı) yerleşmiş olan,
özellikle küçük kanserlerde (3 cm ve daha küçük) ve erken evre kanserlerde TEM yöntemiyle anüs korunarak çok daha sınırlı, hastayı fonksiyonel açıdan bozmayan operasyonlar yapılmaya başlandı. Böylelikle rectumun orta ve alt kanserleri için artık hasta fonksiyonel açıdan kolostomiliye maruz kalmıyor. Japonya ve Avrupa'da belli yerlerde bu yöntem benimseniyor. Operasyonun aleti çok pahalı. Bu nedenle Türkiye'de tekniğin uygulanması zaman alacak.
Meme kanserinde gereksiz koltukaltı temizlenmeyecek: Meme kanserinde gereksiz koltukaltı diseksiyonunu önlemek
için memede yerleşmiş kanserin koltukaltına boşaldığı ilk lenf bezinin saptanması ve sadece bu bezin çıkarılması yöntemi geliştirildi. Böylelikle gereksiz koltukaltı temizliği ve ileride o kolda oluşabilecek ödem önleniyor. Lenf bezi çıkarılıyor ve doku incelenmeye gönderiliyor. Temiz gelirse koltukaltı temizliği yapılmıyor.
Bu tedavide boya ve radyoaktif madde kullanılmış 'Gamma Kemara' olmak üzere iki yöntem kullanılıyor. Gamma Kameran'ın fiyatı yaklaşık 15 bin dolar.
'SNB' (Nöbetçi lenfbezi biyopsisi): Bu yöntem mide ve kolon kanserinde özellikle Japonlar tarafından kullanılıyor. Güncel
olarak kullanıma girdiği kanserler 'melanoma' ve 'meme kanseri'.
Kanseri başlamadan tespit etmek: Bazı kanserlerde genetik danışmanlığı kullanılarak özellikle ailesel risk faktörü taşıyan kişilerde yapılacak genetik analizle, bu kişilerde ileride gelişebilecek olan kanserler saptanarak o kansere ilişkin koruyucu cerrahi yapılıyor. Bunlar arasında MTC (meduller tiroid kanseri), RET geni, meme kanserinde BRCA1 ve BRCA2 geni ve HNPCC kalitsal 'Nompolipozis' kolon kanseri, LMLH1, MSH2 genleri sayılabilir.
Doğmadan yok etmek
Aile öyküsü veren kişilerde hangi kanserin gelişmesinden şüpheleniliyorsa, bu genlerin önceden saptanması suretiyle koruyucu cerrahi tedavi yapılarak kanser gelişimi önlenebilir. Amerika'da çok sınırlı sayıda bu genetik analizleri yapabilen laboratuvarlar var. Bu yöntem sayesinde 10 sene sonra gelişebilecek kanser önlenmiş oluyor. Kullanılan aletlerin pahalılığı ve bunu yapabilecek genetikçilerin olmaması nedeniyle Türkiye'de bu yöntemin uygulanması uzun bir zaman alacak. Bugün 15-20 yıl öncesine göre kanserde ozellikle 'erken evrede' yakalanmış kanserlerde çok başarılı sonuçlar elde ediliyor. Çoğu kanser vakasına yüzde 100'e varan beş yıl yaşam oranı veriliyor.
Daha ileri evredeki kanserlerde artık daha iyi yaşam sonuçları ışın ve ilaç tedavisi desteğiyle sağlanıyor. Öncelikle genetik analiz rehberliğiyle yapılabilecek koruyucu cerrahiyle, genetik yakınlığı olan kişilerde yaşam korunabiliyor.