'Küpe'li sandık

Son günlerde yolu Taksim Meydanı'na düşenler sarışın bir ayakkabı boyacısı görünce onu sivil polis ya da kamera şakasının bir oyuncusu sanabilir.
Haber: AYŞEGÜL DİKENLİ / Arşivi

İSTANBUL - Son günlerde yolu Taksim Meydanı'na düşenler sarışın bir ayakkabı boyacısı görünce onu sivil polis ya da kamera şakasının bir oyuncusu sanabilir. Oysa lise mezunu 21 yaşındaki Aylin Aslan, işinden kovulmasının ardından başladığı iş arama serüveninde başarılı olamayan genç bir kadın sadece. Onlarca iş başvurusu yapan ancak hiçbirinden sonuç alamayan Aslan, şimdi küpelerini satarak aldığı boya sandığıyla Taksim Meydanı'ndaki boyacı çocukların en büyük rakibi. Tek korkusu ise bazen 'kaba' davranan zabıta...
Kovulmadan önce büyük bir otelde güvenlik
görevlisi olan Aylin Aslan'ın Taksim Meydanı'ndaki serüveni son kez gittiği bir iş başvurusunun ardından başladı. Saatlerce iş için bekledikten sonra hiçbir sonuç alamadan sokağa çıkan Aslan, burada yaşlı bir ayakkabı satıcısıyla sohbet etmeye başladı. Cebinde sadece yol parası vardı. Çaldığı her kapı suratına kapanıyordu.
'Kaybedecek neyim var ki' dedi. Yaşlı ayakkabı boyacısından feyz aldıktan sonra eve giden Aslan, kendisine hediye edilen küpelerini satmaya karar verdi. Yeni işi ona sadece 10 milyona mal olmuştu.
'Hangi şubedensin?'
Ama boya sandığını almakla işler bitmiyordu. Aslan, Taksim Meydanı'ndaki ilk gününü şöyle anlatıyor:
"Kimse benim boyacı olduğuma inanmıyordu. Polisler, selam verip 'Hangi şubedensin?' diyordu. Bazılarıysa kamera şakası sanıyordu."
O günlerde işi pek beceremeyen Aslan, "Fırça tutmayı bilmiyordum. İlk müşteriler biraz şanssızdı" diyor.
Tam bir aydır Taksim Meydanı'nda boyacılık yapan Aslan, ilk meslek hastalığına geçen hafta yakalanmış. Güneş çarpması nedeniyle üç gün hasta yatan Aslan, "Ancak her türlü zorluğa rağmen çalışmam gerekiyor. İşsiz kalınca taksitle edindiğim mobilyalarımı bile geri aldılar" diyerek yaşadığı zorlukları anlatıyor.
Kadın müşterilerin kendisine daha çok ilgi gösterdiğini söyleyen Aslan, "Kadınlar genelde beni tebrik ediyor ve destek olmak için ayakkabılarını boyatıyor. Erkekler biraz daha çekinden davranıyor" diyor. Bazı müşterilerinin kendisine "Gençsin güzelsin kendine bir sevgili bul o sana baksın" dediğini kaydeden Aslan, "Bunu herkes söylüyor. Ama ben kendi ayaklarımın üzerinde durmadan, bir sevgilim olmasını istemiyorum. Tek derdim ekmek parası" diyerek kalbini aşka kapadığını da vurguluyor.
Aylin Aslan'ın günlük geliri ortalama 7-8 milyon lirayı buluyormuş. Ancak son günlerde 5 milyon lirayı pek aşamadığını söyleyen Aslan, "Yine de mutluyum. En azından kiramı ödeyebiliyorum. Zaten sadece karnımızı doyurabiliyoruz. Yaşamdan başka beklentim yok" diyor, hüzünle.
Annesi ağlamış
Yaşadığı zorlu günler, onun umutlarını yitirmesine yol açmış. "Eskiden belli bir işim gücüm varken beni sürekli arayanlar, birden bire selam vermez oldu. Yapayalnız kaldım. İnsanlardan da hiçbir beklentim yok" diyen Aslan'ı, en çok üzen şey yolda kendisini gören bir tanıdıklarının, annesine boyacılık yaptığını söylemesi olmuş.
"Annem bunu duyduğunda çok ağlamış. 'Neden bizden para istemiyorsun' dedi. Ancak onların geliri ancak kardeşimi okutmaya yeterdi."
Meydandaki diğer boyacı çocukların ise müşterileri kaptığı için kendisinden pek hoşlanmadığını söyleyen Aslan, bu işten başka bir seçeneği olmadığını belirtiyor.
Aslan, meydandaki güvenlik güçlerinin kendisine kanat gerdiğini söylerken eklemeden geçemiyor: "Bir de şu zabıtalar olmasa..."


    ETİKETLER:

    İstanbul