Kuraklık resmileşti

'Yaşamayı öğreneceğiz'
Türkiye'nin kuraklık geçirdiğini belirten Meteoroloji Genel Müdürlüğü, sonbahar yağışlarına da güvenmiyor. Yağışlar normalleri tuttursa da sıkıntıya çözüm olmayacak: "Türkiye, deprem gibi, kuraklık riskiyle yaşamayı da öğrenmeli."
Gelecek üç ayın tahmini
Meteoroloji'nin gelecek üç aya ilişkin tahmin raporu: "Ağustosta sıcak ve kurak dönem etkisini sürdürecek. Eylül ve ekimde mevsime uygun yağışlar bekleniyor, ancak sıcaklık ortalamanın ikiyle dört derece üstünde kalacak."

ANKARA - Türkiye, daha uzun süre susuz! Meteoroloji'ye göre, normal yağsa bile sonbahar yağışlarının kuraklığı giderme olasılığı düşük. Türkiye, deprem gibi, kuraklık riskiyle de yaşamasını öğrenmeli...
Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü'nün 31 Temmuz 2007 tarihli '2007 Kuraklık Değerlendirmesi' raporu, Türkiye için iç karartıcı bir tablo çizdi:

  • Ağustos ve eylülde ortalamalar civarında yağış alınabilse dahi yıllık yağış ortalamalarının altında kalınacak. Aslında bu durum Türkiye'de ilk defa olmuyor. 1973-74, 1988-89, 1993-94 ve 2001-02 tarım yıllarında da (ağustos-eylül) ortalamaların çok altında yağış görüldü. 1973, 1989, 1994 ve 2001 yağışları 2007'den bile azdı.
  • Bu tarım yılında yağışlar normallere ve geçen yıla göre ciddi oranlarda azaldı. Azalma en çok Ege'de (yüzde 43) gerçekleşti.
  • Batı ve iç kesimlerde kuraklığın şiddeti arttı. 2006 kasım ve aralık aylarını da kapsayan dokuz aylık periyotta 33 merkez çok şiddetli kuraklık yaşadı. Su kesintilerinin başladığı Ankara da bu merkezlerden. Ankara'ya içme suyu sağlayan barajların bulunduğu Kızılcahamam'da altı, dokuz ve 24 aylık periyotlarda çok şiddetli, 12 aylık periyotta ise şiddetli kuraklık oldu. Ankara'da 1956, 1977, 1978, 1994 ve 2003'te de çok şiddetli kuraklık yaşandı.
    İstanbul'a yeraltı suyu uyarısı
  • İstanbul'da altı, dokuz ve 12 aylık periyotlarda çok şiddetli, 24 aylık periyotta orta derecede kuraklık oluştu. Yağışlar bu şekilde yetersiz devam ederse yer altı su kaynakları için de sıkıntı meydana gelebilecek. İstanbul'da 1957, 1961, 1989, 1990 ve 2001'de de çok şiddetli kuraklık olmuştu.
  • Bu yıl özellikle kış mevsiminde kar yağışı olmaması nedeniyle su kaynakları yeterince beslenemedi, yüksek sıcaklıklara bağlı olarak aşırı buharlaşmanın yol açtığı su kaybı kuraklığın şiddetini ve etkilerini artırdı. Özellikle Ankara, Çankırı, İstanbul, Balıkesir, İzmir, Manisa, Muğla civarlarında kuraklık ciddi boyutlara ulaştı.
    Avrupa da aşırı sıcaktı
  • 2007 yılında kuraklık sadece Türkiye'de değil Orta Akdeniz havzasında yer alan birçok Avrupa ülkesinde de etkili oldu. İtalya, Yunanistan, Macaristan, Romanya, Bulgaristan ve Türkiye'de sıcaklık değerleri normallerinin 8-10 derece üzerinde gerçekleşti, hatta Türkiye'nin batı bölgelerinde sıcaklık rekorları kırıldı.
    2007'nin özelliği, hepsi bir arada
  • Dünyada önceki yıllarda da az yağış, sıcaklık artışı gibi koşullar yaşanmıştı. Ancak 2007 yılının özelliği, kar yağışında azalma, ilkbahar yağışlarının yetersiz oluşu ile sıcak ve kurak yaz şartları faktörlerinin tamamının aynı yıl içerisinde ve birbirini takip eden süreçlerde ortaya çıkmış olması.
  • Bu yıla özgü iklimsel farklılıklar doğrudan küresel ısınmayla ilişkilendirilmese dahi uzun süreçte sıcak-kurak/aşırı yağışlı ve nemli dönemler bekleniyor.
    Ürküten sonuç
  • Türkiye, nasıl deprem riskiyle yaşamasını öğrenmek durumundaysa kuraklık riskiyle de yaşamasını öğrenmeli. Mevsimsel şartlara bağlı görülebilecek sonbahar yağışlarının iç ve batı kesimlerde yaşanan kuraklığı önümüzdeki dört-beş aylık süreçte ortadan kaldırması olasılığı düşük. Mevsimsel yağışların normaller civarında gerçekleşmesi kuraklık konusunda pozitif etki yaratsa bile olumlu etkilerinin görülmesi için daha uzun bir süreye ihtiyaç var.
  • Ağustos, eylül ve ekimi kapsayan üç aylık hava tahmin raporuna göre, ağustosta güney ve iç kesimleri Basra alçak basıncının etkisinde kalacak. Bu nedenle sıcak ve kurak dönem etkisini sürdürecek. Sıcaklık değerleri genelde ortalamaların 2-4 derece üzerinde seyredecek. Kuzey kesimler de görülecek kısa süreli yağış geçişlerinin dışında önemli derecede yağış beklenmiyor.
  • Eylül, ekim aylarında ise yurdun kuzey ve iç kesimlerde görülecek alçak basınç sistemleri ve cephesel geçişlere bağlı olarak
    özellikle kuzey ve iç kesimlerde mevsime uygun yağışlar görülebilecek. Sıcaklık normallerin bir-iki derece üzerinde seyredecek.
  • Sıcaklık değerleri ağustos ayı süresince kuzey kesimlerde 32-34, iç kesimlerde 34-37, güney kesimlerde ise 38-40 derecelerde seyredecek. Eylül-ekim döneminde ise kuzey kesimlerde nispeten serinleme görülse de sıcaklık değerleri ortalamaların bir-iki derece üzerinde seyredecek.