'Kuran'la uçak kaçırdı



Korsan Gökşingöl, Alperenlerle birlikte Papa'yı da protesto etmiş.

Fotoğraf: Tolga Adanalı / aa


Havada korsan paniği

İstanbul seferini yapmak üzere 184 kişiyle Diyarbakır'dan dün 17.40'ta havalanan Pegasus Havayolları'na ait uçak kaçırıldı. Elinde bomba süsü verdiği bir Kuran taşıyan Mehmet Gökşingöl uçağın Tahran'a gitmesini istedi. Pilotlar uçağı Ankara'ya indirdi. Uyuşturucudan sabıkalı olan korsan, yaklaşık 40 dakika sonra teslim oldu.

DİYARBAKIR/ANKARA - Pegasus Havayolları'na ait Diyarbakır-İstanbul seferini yapan uçak, uyuşturucu hap aldığı belirtilen bir kişi tarafından içinden Kuran çıkan bomba süsü verilmiş bir paketle kaçırıldı.
Uyuşturucu ve haraç suçlarından sabıkalı hava korsanı, İran'a yönlendirilmesini istediği uçak pilotlarca Ankara'ya indirilince polise teslim oldu.
H9157 sefer sayılı Boeing 737-800 tipi yolcu uçağı üçü bebek 178 yolcusu ve yedi mürettebatıyla İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı'na gitmek üzere dün saat 17.40'ta Diyarbakır Havaalanı'ndan havalandı. Uçağa yolcu olarak binen ve ön koltukta (1-A) oturan Gökşingöl, havalandıktan yaklaşık 25 dakika sonra ayağa kalkarak elindeki bomba süsü verilmiş paketi gösterdi ve "Bunun içinde bomba var. Uçağı Tahran'a indirmezseniz cep telefonuyla patlatırım" tehdidinde bulundu. Hava korsanının bu tehdidi hostesler tarafından uçağın pilotlarına iletildi. Güvenlik kuralları gereği kilitli olan kokpite giremeyen Gökşingöl'le ilk önce kabin görevlileri görüştü.
'Her kafadan ses çıkıyordu'
Yolculardan K.G.A. yaşanan kargaşayı "Her kafadan bir ses çıktı. Kimi 'bomba', kimi 'korsan' diyordu. Hostesler sürekli gelip 'Açıklama yetkimiz yok, panik yapmayın' diyorlardı" sözleriyle anlattı. Bir diğer yolcu da görevliler tuvaletin bozuk olduğunu gerekçe göstererek ön tarafa yolcu geçişine izin vermeyince uçağın kaçırıldığını anladıklarını söyledi.
Operasyon hazırlığı
Bu sırada, Kaptan Pilot Memduh Kayışbudak ve İkinci Pilot Cumhur Kaçarlar, Gökşingöl'ü Ankara'ya inmeye ikna etti. Hava Trafik Kontrol Merkezi'ne uçağın kaçırıldığı sinyalini veren pilotlar saat 18.50'de uçağı Esenboğa Havalimanı'na indirdi. Uçak, korsanın üzerinde patlayıcı olabileceği ihtimali ve olası bir operasyon için uzak bir yere park ettirildi. Güvenlik güçleri havalimanında geniş önlem alırken, Özel Harekat Timleri uçağın etrafını çevirdi ve operasyon için hazırlık yapıldı.
Yolcular bayıldı
Esenboğa'da gergin bekleyiş sürerken, korsanı teslim olması için ikna çalışmaları başladı. Bu çalışmalar sonuç verdi ve Gökşingöl, 40 dakikalık gergin bir bekleyişin ardından saat 19.30'da uçağa giren güvenlik görevlilerine teslim oldu. Maskeli polislerin korsanı yere yatırıp kelepçelediğini anlatan bir yolcu, bu sırada yaşlı bir kadının panik nedeniyle tansiyon problemi yaşadığını söyledi. Yolculardan DTP Parti Meclisi üyesi Ali Çelebi de uçaktaki havayı şöyle anlattı: "Uçak personeli soğukkanlı davrandı. Yolcular tabii panik oldu ister istemez. İki yolcu bayıldı, hemşireler geldi, müdahale etti. Korsanın elinde Kuran'a benzer kalın bir kitap vardı. Tahran'a gitmek istemiş herhalde. Başka bir şey söylemedi."
Gökşingöl'ün üzerinde herhangi bir patlayıcıya rastlanmazken, bomba süsü verdiği paketin içinden Kuran çıktı. Adli Tıp'ta doktor kontrolünden geçirildikten sonra Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi'nde sorguya alınan korsanın 1968 Diyarbakır doğumlu Mehmet Gökşingöl olduğu anlaşıldı.
Uçakta bomba çıkmadı
Korsanın teslim olmasından sonra, uçaktaki yolcular tahliye edildi. Yolcuların sağlık durumlarının iyi olduğu, sadece bir kadının kısa süreli baygınlık geçirdiği anlaşıldı. Güvenlik kontrolünden geçirilen yolcular bekleme salonuna alınırken, uçak bomba uzmanlarınca detaylı şekilde kontrol edildi. Yolcu bagajları da olası bir tehlikeye karşı x-ray cihazlarından geçirildi. Pegasus Havayolları da havalimanında tek tek bilgilerine başvurulan yolcuları İstanbul'a götürmesi için Ankara'ya yeni bir uçak gönderdi.
Esenboğa Havaalanı'nda bekletilen yolcuları ziyaret eden Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, olayı şöyle anlattı: "Korsanın adı Mehmet Gökşingöl. Cep telefonuyla kumandalı bir bomba düzeneğinin olduğunu ifade ediyor, ancak kokpit kapısı emniyetli olduğu için, kaptan pilotlarla direkt temas kurma şansı olmuyor. Önce uçağın Ankara'ya yönlendirilmesini istiyor, daha sonra Ankara'ya yaklaşınca İran'a gitmek istediğini söylüyor. Bu talimata itibar etmiyorlar, uçağı Ankara'ya indiriyorlar. Ondan sonra Emniyet güçlerimiz müdahale yaparak söz konusu kişiyi kontrol altına aldı ve yolcular salimen uçaktan indirildi."
Bakan Yıldırım, "Patlayıcı bulundu mu" sorusunaysa "Hayır, hiçbir şey yok. Asılsız çıktı. Kargo bölümünde yolcu bölümünde bütün araştırmalar yapıldı. Bu iddia asılsız çıktı" karşılığını verdi.
'Normal insan işi değil'
Gökşingöl'le hiçbir pazarlığın yapılmadığını belirten Yıldırım, hava korsanının hangi amaçla bu olaya kalkıştığı, akli dengesinin yerinde olup olmadığı konusunun Emniyet Müdürlüğü'ndeki soruşturma sonucunda ortaya çıkacağını söyledi. Yıldırım "Bu kadar insanın hayatını riske etmeye, tatsız gelişme yaşamaya normal bir insanın teşebbüs etmemesi gerekir" dedi. (Radikal, dha)
10 yıla kadar cezası var
Türk Ceza Kanunu'nda (TCK) 223. maddesinde uçak kaçırma suçuna öngörülen cezalar şöyle: Cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla hava ulaşım aracının hareket etmesini engelleyen veya bu aracı gitmekte olduğu yerden başka yere götüren kişi, beş yıldan 10 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçların işlenmesi sırasında kişilerin hürriyetinin tahdit edilmesi dolayısıyla ayrıca cezaya hükmolunur. Bu sırada kasten yaralama suçunun gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.



Sabıkası kabarık: Uyuşturucu, Alperenler'le Papa'yı protesto, çete, PKK'ya yataklık...
Mehmet Gökşingöl adeta bir suç makinesi.

İSTANBUL - Uçağı kaçıran Mehmet Gökşingöl'ün adı pek çok suç olayına karışmış. Gökşingöl'ün, Papa 16. Benediktus'un Türkiye ziyareti sırasında Ayasofya'da namaz kılma eylemi yapan BBP'nin gençlik örgütlenmesi olan Alperen Ocakları üyeleri arasında olduğu ve gözaltına alındığı öğrenildi. Gökşingöl'ün ayrıca uyuşturucu ve haraçtan sabıkası olduğu da belirlendi.
1968 doğumlu Gaziantep nufüsuna kayıtlı Gökşingöl adeta bir suç makinesi. Büyük bölümü uyuşturucu kullanmak ve satmak olmak üzere 10'dan fazla sabıkası olduğu belirlenen Gökşingöl 2004'te bir kafeteryayı kurşunlamış ve olay yerinde 30'a yakın boş kovan bulunmuştu. Daha sonra Uzi marka tabancayla yakalanan Gökşingöl'ün 2005 yılında da yine Kordon'da bir kafeteryadan haraç istediği iddiasıyla arandığı, o tarihten sonra da İzmir'den ayrıldığı öğrenildi.
Gökşingöl'ün uyuşturucu üretmek ve satmak suçundan Ankara Emniyet Müdürlüğü'nce de arandığı da belirtildi. Gökşingöl'ün iki yıl önce Balıkesir'de Fuat Mutlu ve adamlarına yönelik çete operasyonunda da gözaltına alındığı da belirlendi. İşsiz olduğu öğrenilen Gökşingöl'ün geçen yıl da İstanbul'da bomba süsü verilmiş bir paketle benzer bir eylem gerçekleştirdiği ortaya çıktı. Gökşingöl'ün 1994'te ise Diyarbakır'da PKK'ya yataklık suçlamasıyla tutuksuz yargılanıp beraat ettiği de belirlendi.
Gökşingöl'ün yakalandığındaki tavırları uçağı kaçırmadan önce uyuşturucu almış olabileceği izlenimi uyandırdı. Uçaktaki yolcular da korsanın hareketlerinin tutarsız olduğunu belirtti.
AA muhabirinin görüştüğü ağabeyi İhsan Gökşingöl ise kardeşinin 'örgütsel bir bağlantısının bulunmadığını' söyledi. Babası, kız kardeşi ve hâkim olan kardeşini bir-iki yıl arayla kaybettiklerini belirten İhsan Gökşingöl, iki kez evlenip boşanan kardeşi Mehmet Gökşingöl'ün bu kayıplardan sonra 'maddi ve manevi çöküntü yaşadığını' anlattı. Ağabey İhsan Gökşingöl, şunları söyledi: "Kardeşim, ticaretle uğraşıyordu. Daha sonra iki kez evlenip boşandı. Bu sıralarda babamızı, hâkim olan erkek kardeşimizi ve böbrek yetmezliği bulunan kız kardeşimizi kaybettik. Mehmet, böbrek hastası olan kız kardeşimize böbreğini verdi. Kendisi de bundan dolayı sağlık sorunu yaşamaya başladı. Bütün bunlardan sonra ruhsal bunalım yaşamaya başladı. Son yıllarda Ankara'daki kız kardeşimizin yanında kalıyordu. Yaşadıklarından sonra namaz kılmaya başlamıştı. Ancak kardeşimin kesinlikle herhangi bir örgütle bağlantısı olmadığını biliyorum."
(Radikal)


Dakika dakika havada panik
Hava korsanı teslim olduktan sonra yedi kişilik mürettabatın bilgisine başvuruldu.

17.40: Pegasus Havayolları'na ait Boeing 737-800 tipi yolcu uçağı üçü bebek 178 yolcu ve yedi mürettebatıyla Diyarbakır'dan İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı'na gitmek üzere havalandı.
18.06: 1-A koltuğunda oturan Mehmet Gökşingöl, elindeki bomba süsü verilmiş Kuran'la uçağı kaçıracağını söyledi.
18.08: Korsan kokpite yönlendi. Ancak kapı şifreli ve kilitli olduğu için isteği pilotlara kabin amiri Şeniz Pekel tarafından iletildi.
18.10: Bu gelişme üzerine Kaptan Pilot Memduh Kayışbudak ve İkinci Pilot Cumhur Kaçarlar, Ankara Esenboğa Havalimanı'ndaki Hava Trafik Kontrol Merkezi'ne kaçırılma sinyalini verdi. Esenboğa'da hazırlıklar başladı.
18.32: Özel tim harekete geçti. Sağlık ekipleri, itfaiye park yerine yakın konuşlandırıldı.
18.40: Korsan uçağın Esenboğa için alçalmaya başladığı sırada Tahran'a gitmek istediğini pilotlara söyledi. Ancak pilotlar "Yakıtın yetmez' diyerek korsanı ikna etti.
18.50: Uçak Esenboğa Havalimanı'na indi.
Özel park yerine alındı.
18.55: Güvenlik güçleri uçağın çevresin kuşatırken yetkililer korsanın teslim olması konusunda görüşmelere başladı.
19.17: Korsan teslim olmaya karar verdi.
19.30: Uçağın inmesinden 40 dakika sonra hava korsanı Gökşingöl güvenlik güçlerine teslim olarak uçağı terk etti.
19.40: Yolcular uçaktan indirilmeye başlandı. Bomba imha ekipleri uçağı aramaya başladı.


'Panda'yla da uçak kaçırdılar çakmakla da
İSTANBUL - Türkiye'de ilk uçak kaçırma eylemi 3 Mayıs 1972'de oldu. İstanbul-Ankara seferini yapan THY'nin Truva uçağı dört Türk korsan tarafından Sofya'ya kaçırıldı. Korsanlar Bulgaristan'a iltica etti. 1972'den bugüne kadar toplam 18 uçak kaçırıldı. Özellikle bazı uçak kaçırma eylemleri zihinlerde yer etti.
Fitilli oyuncak ayı: 24 Şubat 1998'de THY'nin 'Gaziantep' adlı uçağı Adana-Ankara seferini yaparken Mehmet Dağ tarafından ucunda fitil bulunan oyuncak pandayla kaçırıldı. Uçakta 63 yolcu ve beş mürettebat bulunuyordu. Cezayir'deki olayları protesto eden Dağ'ı yolcular etkisiz hale getirdi. 8.5 yıl hapis cezasına çarptırılan Dağ, cezaevinden firar etmiş, daha sonra İran'da yakalanmıştı. Dağ, firar cezasını da çekip tahliye edildi.
Volkmen bomba: 14 Eylül 1998'de THY'nin 'Seyhan' isimli uçağı, Ankara-İstanbul seferini yaparken İhsan Akyüz tarafından oyuncak tabanca ve bomba olduğunu söylediği volkmenle kaçırıldı. Uçakta 76 yolcu ve sekiz mürettebat vardı. Hükümeti protesto eden Akyüz'ü pilot ikna etti ve teslim oldu. Trabzon Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanan Akyüz, 'cezai ehliyeti olmadığı' yönündeki rapor üzerine beraat etti.
El bombası şeklinde çakmak: 30 Mart 1998'de 'Yeşil Ada' uçağı, Lefkoşa-Ankara seferini yaparken Mehmet Ertürk tarafından el bombası şeklinde çakmakla kaçırıldı. İş için Almanya'ya gitmek isteyen Ertürk, operasyonla yakalandı. Ertürk 8 yıl 4 ay ağır hapis aldı..
'Vicdani ret'çi korsan: Tiran-İstanbul seferinin yapan THY'ye ait 'Çanakkale' isimli Boeing 737-400 tipi yolcu uçağı asker kaçağı Hasan Ekinci tarafından kaçırılmıştı. Uçağı İtalya'nın Brindisi Havalimanı'na indiren Ekinci "Papa 16. Benediktus'a mektup yazarak, Hıristiyan olduğunu ve Müslüman bir orduya hizmet etmek istemediğini, 'vicdani ret' hakkını kullanmak istediğini " bildirerek yardım talebinde bulunmuştu. (Radikal, aa)