Kürdistan Topluluklar Birliği iddianamesi kabul edildi

Kürdistan Topluluklar Birliği iddianamesi kabul edildi
Kürdistan Topluluklar Birliği iddianamesi kabul edildi

İddianamede örgütteki yapılanma bu şekilde gösterildi.

İddianameden: Avrupa Sorumlusu Sabri Ok, DTP Genel Başkan Yardımcıları'na talimat verdi. PKK İbrahim Tatlıses'e Avrupa'da konser vermeyi yasakladı. Fethullah Gülen'e suikast yapmak tartışıldı

 

ŞEMAYI GÖRMEK İÇİN ALTTAKİ İMAJA TIKLAYINIZ

 

DİYARBAKIR - Başta olmak üzere 15 ilde PKK'nın Türkiye'deki, Kürdistan Topluluklar Birliği (KCK) Türkiye Meclisi adındaki yapılanmasına yönelik gerçekleştirilen ve aralarında DTP Genel Başkan Yardımcıları Kamuran Yüksek, Bayram Altun, Selma Irmak ile bir çok yöneticinin bulunduğu 52 kişinin tutuklandığı operasyonla ilgili ilk iddianame hazırlandı. İddianamede, 8 kişilik Yerel Yönetimler Komisyonunun KCK Türkiye Meclisi adına faaliyet yürüttükleri, bu komisyonun PKK’nın kent merkezlerindeki eylemlerini koordine ettikleri, yargısal ve mali çalışma yaptıkları kaydedildi. İddianamede, Türkiye’de faaliyet yürüten KCK/TM mensuplarının sözde ‘KCK Anayasası’ gereğince PKK’nın Avrupa Sorumlusu Sabri Ok ile sürekli görüşme içerisinde oldukları bildirildi. İddianamede ayrıca, sanatçı İbrahim Tatlıses’e örgütün Avrupa’da konser yasağı koyduğu da kaydedildi.


8 KİŞİLİK YEREL YÖNETİMLER KOMİSYONU


Diyarbakır’da Özel yetkili 5 Cumhuriyet Savcısının yürüttüğü soruşturma kapsamında hazırlanan 148 sayfalık iddianame Diyarbakır 6'ncı Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İddianamede KCK’nın Türkiye yapılanmasıyla ilgili bilgiler detaylı bir şekilde yer aldı.
Diyarbakır’da 2 yıl boyunca yapılan fiziki ve teknik takip sonucu 8 kişilik Yerel Yönetimler Komisyonu'nun KCK Türkiye Meclisi adına faaliyet yürüttüğünün tespit edildiği belirtilen iddianamede, bu komisyon üyelerinin PKK’nın kent merkezlerindeki eylemlerini koordine ettikleri, yargısal ve mali çalışma yaptıkları, sözde KCK Anayasası gereğince örgütün Avrupa sorumlusu Sabri Ok ile sürekli görüştükleri kaydedildi.


4 BÖLGEYE AYRILDI


Kuzey Irak’ta 17-22 Nisan 2006 tarihlerinde yapılan genel kurul toplantısında ‘Türkiye Koordinasyonu’ adının ‘Türkiye Meclisi’, il koordinasyonlarının ise ‘İl Meclisi’ olarak değiştirilmesiyle ilgili kararlar alındığının kaydedildiği iddianamede, Türkiye Meclisi’nin başına ise geçmişte örgütün cezaevleri sorumluluğunu yapan ve halen yurt dışında bulunan örgütün üst düzey sorumlularından ‘Amed’ kod adlı Sabri Ok’un getirildiği, ülke genelindeki çalışmaların Çukurova, Diyarbakır, Serhat(Erzurum) ve Ege olmak üzere 4 ana bölge üzerinde koordine edildiği, il koordinasyonlarının feshedilerek il örgütlenme komitelerinin oluşturulduğu belirtildi.


İSTANBUL'DA TOPLANTI YAPILDI


İddianamede, terör örgütü tarafından, İl Örgütlenme Komiteleri adı altında Türkiye Meclisi’nin (TM) yeniden yapılandırılmasına yönelik olarak ülke genelinde belirlenen 237 delegenin katılımıyla İstanbul’da 3-5 Kasım 2006’da bir toplantı gerçekleştirildiği belirtilerek, şöyle denildi:
“Toplantıda; ‘TM yapılanmasıyla aynı paralelde faaliyet gösterecek yapılanmaların İran, Irak ve Suriye’de de hayata geçirilmesi, ülke genelinde bölge, il, ilçe, semt, mahalle ve sokak meclisleri şeklinde örgütlenerek, halkın sorunlarının oluşturulan meclisler marifetiyle çözülmesi, örgüte müzahir (yardımcı) kurum ve kuruluşların dağınık örgütlenmelerinin önüne geçilmesi, Irak’ın kuzeyinde ve İran’daki örgüt kamplarına eğitim çalışması için gidecek şahısların koordine edilmesi, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’ın avukatları ve ailesiyle görüşememesi durumunda ülke genelinde kitlesel eylemler düzenlenmesi, cezaevlerinden tahliye olan, ancak örgütsel faaliyetlere katılmayan şahıslara yönelik çalışmalar gerçekleştirilmesi ve aksine hareket edenlere karşı çeşitli yaptırımların uygulanması, terör örgütünün kadın yapılanması YJA/Star (Özgür Kadın Birlikleri) ve KJB (Yüce Kadınlar Topluluğu) ile eş güdümlü olarak şehir merkezlerinde kadınların mahallelere kadar eylemsel amaçlı yerleştirilmesi’ yönünde kararlar alındığı belirlendi.”


ANAYASALARI BİLE VAR


İddianamede KCK sözleşmesinin sözde terör örgütünün anayasası gibi değerlendirildiği kaydedilerek şunlara yer verildi:
“KCK sözleşmesi, örgütü bir devlet sistemi gibi yapılandırma amacı taşıyıp terör örgütünün birimleri ve örgüt üyelerini sistematik bir yapıya oluşturmayı amaç edinmektedir. Bu yapı, önceki yapıdan farklı olarak sadece Kürt kökenlileri değil bu bölgede yaşayan ‘diğer azınlıkları’ da hedeflemektedir.


ÖCALAN'I DİKTE EDEN BİR YAPIYA SAHİP


Kendi ifadelerine göre; KCK, ‘demokratik toplumcu-konfederal bir sistem olduğu’ üye kabul eden, yargılayan, silahlı mücadele yapan, mahalli ve merkezi teşkilatları olan, özellikle yerel yönetimler üzerinde söz sahibi olmaya çalışan fakat her şekilde Abdullah Öcalan’ın önderliğini dikte eden bir yapıya sahip. KCK sözleşmesinin 36. maddesinde ‘PKK’nın KCK sisteminin ideolojik gücü olduğunu, önderlik felsefe ve ideolojisinin hayata geçirilmesinden sorumlu olduğu, KCK sistemi içerisinde her çalışanın terör örgütü PKK’nın ideolojik ve ahlaki ölçülerini esas aldığı belirtilmektedir.”


EYALET VE BÖLGE ÖRGÜTLENMESİ


İddianamede KCK sözleşmesinin, ‘eyalet ve bölge örgütlenmesi’ üst başlığındaki 21. maddesinde ise şunlar yer alıyor:
“KCK’nın eyalet ve bölge örgütlenmesi üst başlığındaki 21. maddesinde ‘ülkenin coğrafi ve etnik-kültürel özelliklerine göre ayrıştırılması ile ‘eyalet-bölgeler oluşturma’ ve bu temelde örgütlenerek demokratik konfederalizm sistemi içinde yer alır. Eyalet-bölgelerin karar organı eyalet-bölge meclisleridir. Meclislerin sayı ve bileşimleri nüfus yoğunluğu ve örgütlülük durumuna göre belirlenir. Eyalet-bölge meclislerinin üye sayılarının yarısı doğrudan ve eyalette yaşayan halk tarafından serbest seçimle, diğer yarısı ise söz konusu eyalet-bölgedeki özgür toplum meclisleri ve konfederalizmin bileşen ve örgütlerinin durumlarına göre uygun düzenlenmiş kota sistemi ile belirlenir. Çalışma düzeninde Kongra-Gel ve halk meclisi sistemlerini esas alır. Eyalet-bölge meclisi söz konusu eyaletteki halkın yaşamının ve mücadelesinin gerektirdiği kararları oluşturmakla görevlidir. Yılda iki kez toplanır ve gündemini tamamlayana kadar çalışır. Eyalet meclisi eyalet koordinasyonunu seçer ve faaliyetlerini denetler’ şeklinde düzenleme yapılmıştır.”
İddianamede, terör örgütü adına faaliyet yürüten TM’nin KCK sözleşmesinin 14. maddesi gereğince ‘siyasi, ekolojik ve yerel yönetimler, hukuk, dış ilişkiler, azınlıklar ve inanç grupları’ gibi alan merkezlerini kurarak yapılandırdığı, örgütsel faaliyetler ve eylemleri organize ettikleri, yerel yönetimleri sözde yetkilerini kullanarak yönlendirdikleri belirtildi.


-AKP MİTİNGİ NEDEN KALABALIK?-


KCK/TM yapılanmasıyla ilgili şemanın yer aldığı iddianamede, sanıkların yaptığı 40 bin görüşme kaydından bazıları da yer aldı. İddianamede Örgütün Avrupa sorumlusu ‘Amed’ kod adlı Sabri Ok’un DTP Genel Başkan Yardımcıları Kamuran Yüksek, Bayram Altun ve Abdullah Öcalan’ın avukatları Şinasi Tur ve Ebru Günay ile yaptığı telefon görüşmelerinde, AKP’nin 29 Mart yerel seçimleri öncesi Diyarbakır İstasyon meydanında yaptığı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın da katıldığı mitingle ilgili “Miting neden kalabalık?” gibi sorular sorular sorduğu belirlendi.
İddianamede, terör örgütünün ‘KCK sözde anayasası’ gereğince Türkiye’de faaliyet yürüten KCK/TM mensuplarının örgütün Avrupa sorumlusu olan ‘Amed’ kod adlı Sabri Ok ile sürekli görüşme içerisinde oldukları, yapacakları örgütsel faaliyetlerle ilgili Sabri Ok’a rapor iletip, onun talimatları doğrultusunda örgütsel faaliyetler yaptıkları belirtildi. ‘Amed’ kod adlı Ok’un, Kamuran Yüksek ile yaptığı telefon görüşmesinde, DTP Diyarbakır milletvekilleri Selahattin Demirtaş ve Gülten Kışanak’ın yapılacak bazı görüşmeler için Avrupa’ya gelmesi gerektiği ve bu konuda ‘mazeret’ bildirmemeleri gerektiğini dile getirdiği belirtildi.


FETULLAH GÜLEN VE İBRAHİM TATLISES


Örgütün Avrupa sorumlusu Sabri Ok’un Abdullah Öcalan’ın avukatı Ebru Günay ile Mart 2009 tarihinde yaptığı telefon görüşmesinde, Ebru Günay’ın Abdullah Öcalan’la görüşmelerinde ondan sık sık azarlandığını dile getiriyor. İddianamenin dikkat çeken bir başka kısmı ise, sanatçı İbrahim Tatlıses ile ilgili. İddianamede, örgütün İbrahim Tatlıses’e Avrupa’da konser yasağı koyduğu ve bu yasağın kaldırılmasıyla ilgili yapılan telefon görüşmelerine de yer verildi.
İddianamede, PKK’nın 29 Mart yerel seçimlerinden sonra Fethullah Gülen’e suikast düzenlenmesi yönünde teklifin değerlendirildiği kaydedildi. Söz konusu suikastla ilgili yapılan telefon görüşmeleri de iddianamede yer aldı.


DTP'LİNİN BİLGİSAYARI KAYITLARI


İddianamede, DTP Genel Başkan Yardımcısı Kamuran Yüksek’in bilgisayarında ele geçirildiği öne sürülen ve terör örgütü PKK’nın sorumlularından Duran Kalkan’a gönderildiği kaydedilen rapor da yer aldı. Kamuran Yüksek’in terör örgütünün sorumlularından ‘Cuma’ kod adlı Duran Kalkan’a gönderdiği iddia edilen raporda, Diyarbakır’da 3 Ocak 2008’de askeri personeli taşıyan servis aracının geçişi sırasında düzenlenen ve 6’sı öğrenci 7 kişinin ölümüne neden olan saldırının üstlenilmesinin kendilerine zarar verdiği, üstlenilmenin niçin yapıldığının soruşturulması gerektiği kaydedildi.
Kamuran Yüksek’in bilgisayarından ele geçirildiği öne sürülen raporda, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’ın İmralı Adası’ndaki durumuyla ilgili bilgiler de yer alıyor. Raporda, Türk Silahlı Kuvvetlerinin terör örgütüne yönelik düzenlediği hava harekatlarının devam edeceği ve kara harekatı planlandığı yönünde bilgilere de yer veriliyor. Türkiye’de kendilerine düşman olanların araçlarının ve iş yerlerinin yakılması yönünde talimatlar verildiğine de yer verilen raporda, Diyarbakır'da askeri personeli taşıyan servis aracının geçişi sırasında düzenlenen ve 6’sı öğrenci 7 kişinin ölümüne neden olan saldırının üstlenilmesine yönelik eleştirilere yer veriliyor.


KANDİL TOPLANTISI


İddianamede, terör örgütü PKK adına faaliyet yürüten KCK/TM mensuplarının sık sık örgütün Kandil’de bulunan kamplarına giderek toplantılara katıldığı, verilen talimatları ve gözlemlerini diğer TM üyelerine anlattıkları kaydedildi. KCK/TM yapılanmasında yer alanların terör örgütü PKK’dan bahsederken ‘Örgüt’, ‘Hareket’ şeklinde isimler kullandıkları, örgütün hükümlü elebaşı Abdullah Öcalan için de ‘Önderlik’ ifadesinin kullanıldığı bildirildi. İddianamede ayrıca KCK/TM yapısının Kandil’den gelen talimatları yerine getirdiği gibi örgütsel amaçla gerçekleştirilen konularla alakalı olarak birçok raporu örgüte ulaştırdıkları belirtildi.


YARGILAYIP CEZA VERİYORLAR


İddianamede, ayrıca, KCK/TM mensuplarının, örgüt adına sözde yargılama faaliyetleri yaparak, KCK sistemi içinde bir kısım örgüt üyelerine ceza verdikleri de iddianamede yer aldı. Terör örgütünün sözde anayasası olan KCK sözleşmesi kapsamında KCK/TM yapısının ‘Demokratik Cumhuriyet’ ile alakalı planlamalar yapıp, örgütün yapısını, resmi kurumlar içinde kurmak ve faaliyetlerini düzenlemek için ‘Özgür belediyecilik’ adı altında bir model çalışması yaptıkları ifade edildi. Bölgedeki bazı belediye başkanlarının KCK/TM mensuplarına yapılan bazı çalışmalarla ilgili bilgi verdiği bildirilen iddianamede, terör örgütü PKK’nın Avrupa sorumlusu olan ‘Amed’ kod adlı Sabri Ok’un İ.U. için Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir ile telefonda görüştüğü ve İ.U’yu listeye yerleştirmesini istediği iddia edildi.


1 KİŞİ HAKKINDA İDDİANAME HAZIRLANDI


Başsavcılık tarafından hazırlanan bu iddianemede terör örgütünün Türkiye’deki yeni yapılanması ortaya konulurken, sanık olarak sadece Serdar Ziriğ yer aldı. Ziriğ hakkında, TCK’nın ‘terör örgütüne üye olmak’ suçunu içeren 314/2. maddesi uyarınca 10 yıla kadar hapis cezası istendi. Diğer 51 sanıkla ilgili iddianamenin de önümüzdeki günlerde hazırlanacağı öğrenildi. (dha)