'Kurslar umut olmuştu'

'Kurslar umut olmuştu'
'Kurslar umut olmuştu'
Dönemin Pülümür Kaymakamı Celal Dinçer: Yoksul halk, 'okur ve kurtulur' umuduyla çocuklarını kursa gönderdi.
Haber: TARIK IŞIK / Arşivi

Darbe sonrası Dersim’de çocuklar, valilik kararıyla il dışına Kuran kurslarına gönderildi. Dönemin Pülümür Kaymakamı, bugünün CHP Milletvekili Celal Dinçer, Vali Kenan Güven döneminde Alevi çocuklarının Kuran kursları ve imam hatiplere nasıl gönderildiğini anlattı.
Vali Kenan Güven ile 2.5 yıl ‘mesai yaptığını’ söyleyen CHP’li Dinçer, sözlerine şöyle devam etti: “Vali bey, bütün kaymakamları, milli eğitim müdürlerini, muhtarları topladı. Bir konuşma yaptı. ‘Okuyamamış çocukları hem Kuran kurslarına hem de okuma yazma kurslarına göndermek istiyorum. Çocukları ücretsiz yatılı okutacağım’ dedi. Yasa gereği Vali Bey’in duyurusunu vatandaşlara duyurduk. İlk önce çok az müracaat oldu. Sanırım 60 küsur köy bana bağlıydı. Pülümür’de 15-20 kişi ancak müracaat etti. Bu çocukların hepsi Alevi çocuklarıydı. Vali Bey, otobüs tuttu. Aileler, il eşrafı, bürokratlarla çocukları yolcu ettik. Mesela Sakarya, Düzce’ye gönderilenler. Vali Bey, Akçakocalı olduğu için oradaki kursları da ayarlamış. Çocukların kıyafetleri çok bakımsızdı. Zayıf, cılız çocuklardı... Tunceli’ye döndüklerinde tekrar törenle karşıladık. Çocuklar pırıl pırıldı. Takım elbiseli… Sükseli bir şekilde geldiler. Hiç unutmuyorum, bu defa ikinci partide çocuğun kolundan tutan getirdi. Benim de çocuğum gitsin diyen onlarcasını biliyorum.” Dinçer, halkın çocuklarını kurslara neden gönderdiğini ise şu sözlerle açıklıyor: “Mezralarda okullar yoktu. 1983’de Pülümür’de hiçbir köyde elektrik, telefon yoktu. Halk perişanlık döneminde çocuğunu göndererek sofrasından bir kaşığın eksilmesini düşünüyordu. ‘Büyük şehre çocuğum giderse okur’ diye düşünüyorlardı.”
18 dakikada 18 cami
Vali Güven’i “İyi bir insandı” diye tanımlayan Dinçer, “Ama bazı kurallarda çok katıydı. Sivil idareden anlamıyordu. Sorunları emir-komuta zincirinde çözmeye çalışıyordu. Halk istemediği halde, her ilçeye 3’er tane olmak üzere 18 cami yaptırdı. Bu camilerin ihalesi 18 dakika sürmedi. Spora gelmeyen memurlara ceza veriyordu. Tunceli’de doğan ve kentte çalışan memurları bir gecede sürdü” diye konuştu.

“Cehennemliksiniz, günaha giriyorsunuz”
Kuran kurslarına ve imam hatiplere giden Alevi öğrencilerin birinci yıl bittikten sonra Dersim’e gelenlerin büyük bölümünün tekrar geri gitmediğini söyleyen CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün ise “Hâlâ küçük bir bölüm de olsa kara çarşafa giren, ramazan orucunu tutan, 5 vakit namaz kılanlar da var. O yaşa kadar öğrendiklerine, içinde büyüdükleri kültüre tamamen zıt şeyler öğretildiği için psikolojik çelişkilere, buhranlara düştüler. Annesinin elini sıkmayan, annesine sarılmayan çocuklar vardı. Namaz kılmayan annelerine, babalarına, ‘cehennemliksiniz, günaha giriyorsunuz’ diyerek tepki gösteren çocuklar vardı. 1980 sonrasında yapılanlar bir asimilasyon politikasıydı ve e bölge için daha tehlikeli olduğunu söyleyebilirim” diyor.

İş isteyen müteahhit camiye gidiyordu
Vali Kenan Güven döneminde SODEP Parti Meclisi üyesi, CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç ise dönemin valisi Kenan Güven ile ilgili şunları söyledi: “Vali hukuk tanımayan birisiydi. Birkaç defa da kendisiyle çatıştım. Özellikle Alevi köylerine cami yaptırılması konusunda anlaşamıyorduk. Aklından geçen her şeyi yapıyordu. Tunceli halkının Alevi kimliğini değiştirerek Sünnileştirmeye çalışıyordu. Birçok müteahhit Vali’den iş almak için camiye gidiyordu. Hatta 23 Nisan’da bile bayram namazı için camiye giden müteahhitler vardı.”