@ismailsaymaz

Kürtçeye izin yok!

Kürtçeye izin yok!
Kürtçeye izin yok!

Duruşma devam ederken Uluslararası Yayıncılar Birliği, PEN ve Türkiye Yayıncılar Birliği ne ait araçta bulunan davaya ilişkin evraklar çalındı.

Ragıp Zarakolu ile Büşra Ersanlı'nın da aralarında bulunduğu 205 sanıklı İstanbul KCK davasında Kürtçe savunma talepleri reddedildi.
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

İSTANBUL - İstanubl KCK davası dün özel yetkili 15. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı. Bugüne kadar, Balyoz ve Ergenekon davalarının görüldüğü Silivri Cezaevi içinde kurulu bulunan adliye salonu ilk kez farklı bir siyasi görüşe mensup sanıkları ağırladı. İlk duruşmaya damgasını vuran olay ise Kürtçe savunma krizi oldu. Kürtçe savunma talepleri reddedilince, avukatlar duruşma salonunu terketti.
140’ı tutuklu, 205 sanıklı duruşma başlamadan saatler önce cezaevine ulaşan yollarda yoğun güvenlik önlemleri alındı. Destek için gelen BDP ’lilerin otobüsleri cezaevine yaklaştırılmadı. Mahkemede ilk olarak kimlik tespit işlemi yapıldı. 1 Numaralı sanık Kutbetin Yazbaşı, hakim Ali Alçık’ın ismini telaffuz etmesi üzerine Kürtçe buradayım anlamına gelen ‘Ez li vırım’ diyerek ayağa kalktı. Yazbaşı sorulara Kürtçe yanıt verince, hâkim kimlik tespiti işlemini sürdürmeyip bir diğer sanığa geçti. Yine aynı durum yaşanınca, hakim tutanağa sanığın nüfus kimliklerinin tekrarlandığı sırada Türkçe dışında başka bir dil kullandığı ifadesini kullanarak kimlik tespitine son verdi. 

Musa Anter örgüt üyesiymiş!
Bunun üzerine avukat Mehmet Emin Aktar söz alarak kimlik tespiti işleminin ve sorgusunun Kürtçe yapılmasını isteyen sanıkların Kürtçe savunma yapılmasına izin verilmesi gerektiğini ifade etti. BDP Parti Meclisi üyesi ve avukat Meral Danış Beştaş bir BDP ilçe örgütünde panoda fotoğrafları asılan Musa Anter ile polis kurşunuyla öldürülen Şerzan Kurt ve Aydın Erdem’e ilişkin iddianamede terör örgütü üyeleri ifadesinin kullanıldığını savunurken, BDP il binasında 15 kez yasadışı ortam dinlemesi işlemi gerçekleştirildiğini belirtti. Ayrıca parti il talimatıyla gerçekleştirilen bütün eylemlerin yasadışı faaliyet kapsamına sokulmak istendiğini iddia etti. Beştaş konuşmasının sonunda yargılanmakta olanın BDP olduğunu ve dolayısıyla davanın Anayasa Mahkemesi’nde görülmesi gerektiğini savundu, tutukluların tahliye edilmesini ve Kürtçe savunmaya izin verilmesini istedi.
Daha sonra tutuklular adına BDP PM üyesi Hasan Özgüneş söz aldı. Özgüneş Sivas katliamının yıldönümü nedeniyle sanıkların tamamına yakınının siiyah giyindiğini belirtti.
Mahkeme taleplerin tümünü reddetti. Hâkim Ali Alçık, ulusal ve uluslararası düzenlemelere göre sanığını konuşulanları anlamadığı takdirde ve yine Lozan’a göre, gayrimüslim azınlık olmak kaydıyla tercüman hakkından yararlanabileceğini, KCK’lı sanıkların Türkçe bildiklerini, dolayısıyla bu hakkın onlar için geçerli olmadığını bildirdi. Bu karar üzerine avukatlar duruşma salonunu terketti. Avukatları sanıklar ve izleyiciler alkışladı.

BDP ve CHP vekillerin de izlediği KCK davasında tutuklu Prof. Dr. Büşra Ersanlı dün ilk kez yargıç karşısına çıktı.