Kürtlerin sosyalist sola ihtiyacı var mı?

Kürtlerin sosyalist sola ihtiyacı var mı?
Kürtlerin sosyalist sola ihtiyacı var mı?
Vatan gazetesi yazarı Ruşen Çakır, bugünkü yazısında HDP'yi masaya yatırarak "Kürt siyasi hareketinin sahiden sosyalist sola ihtiyacı var mı?" sorusuna cevap aradı.

Başbakan Erdoğan‘ın Siyasi Başdanışmanı Yalçın Akdoğan’ın, 27 Ekim’de kongresi yapılan HDP’nin bir ‘ Türkiye partisi’ olamayacağı yönünde başlattığı tartışmaya Vatan gazetsi yazarı Ruşen Çakır da katıldı.

Çakır, bugünkü köşesinde “Kürt hareketinin sahiden sosyalist sola ihtiyacı var mı?” diye sorarken, HDP özelinde Kürt hareketinin solla dansının tarihsel ve Gezi ekseninde analizini yapıyor.

İşte Ruşen Çakır’ın bugünkü yazısında bir bölüm:

Ortada çok ciddi bir uyum sorunu olduğu muhakkak. Şöyle ki, PKK 1970’li yılların sonlarına doğru Marksist-Leninist bir örgüt olarak doğdu, bu doktrine sahip kadrolar tarafından yönetildi ancak en büyük gelişimini solculuktan Kürt milliyetçisi çizgiye doğru yönelerek gerçekleştirdi. Sonuçta bugün Kürt siyasi hareketinin, büyük ölçüde sosyalist düşünceye sahip kadrolar tarafından yönetildiğini ama tabanda ezici çoğunluğu oluşturanların temel motivasyonunun Kürtlük ve Kürt kimliği olduğunu söyleyebiliriz. Dolayısıyla hareketin tavanı Kürt olmayan solcularla bir şekilde beraber yürümek isterken, taban bunu çok fazla dert edinmiyor, hatta böyle bir ihtimalden, kendi yürüyüşünü zora sokabileceği için uzak durmaya çalışıyor.

GEZİ FAKTÖRÜ
Eğer HDP ilk kongresini, örneğin geçen yıl yapmış olsaydı belki üzerinde konuşmaya bile kalkmaz, “nasıl olsa fos çıkacak” der ve geçerdik. Ancak Gezi direnişiyle birlikte Türkiye’nin bütün siyasi kalıpları altüst olduğu için “Bu daha başlangıç...“ sloganıyla yola çıkan HDP için “acaba...“ ile başlayan sorular soruyoruz. Çünkü HDP içindeki solcuların “Gezi ruhu“nu partiye taşıyabilmeleri durumunda marjinallikten sıyrılmaları ve onu “dışı Türk, içi Kürt“ bir parti olarak algılanmaktan kurtarmaları ihtimal dâhilinde.

Peki bu ne kadar mümkün? Şahsen çok mümkün olduğunu sanmıyorum, çünkü HDP içinde yer alan (dışında kalanların çoğu da öyle aslında) sosyalist soldan isimlerin Gezi’ye büyük ölçüde eski kalıplarla baktıklarını düşünüyor ve görüyorum. Örneğin, eğer “Gezi ruhu” denilen olguyu anlamış olsalardı, büyük bir kısmı yeni bir partide bu kadar ön plana çıkmaz, yerlerini genç ve yeni isimlere bırakırlardı.

İNENLER VE ÇIKANLAR
Şu notu mutlaka düşmek lazım: Genç Abdullah Öcalan, başta Mahir Çayan olmak üzere 1970’li yılların Türk sosyalistlerinden esinlenerek yoktan bir Kürt siyasi hareketi yarattı. Buna karşılık, Mahir Çayan’ın, Deniz Gezmiş‘in, İbrahim Kaypakkaya‘nın ve diğer devrimci liderlerin takipçisi olma iddiasındaki solcular bir zamanların güçlü sol hareketinin adım adım yok olmasının önüne geçemediler.

O zaman önümüzde şu sorular duruyor: Sosyalist solun yeniden güçlü bir şekilde varlık göstermesi mümkün mü? Mümkünse nasıl? Kendi Öcalan’ını çıkartarak mı? Değilse, sosyalistlerin tek seçeneği Kürt hareketine küçük bir parça olarak eklemlenmek midir?

Ve tabii ki esas soru: Kürt siyasi hareketinin sahiden sosyalist sola ihtiyacı var mı?

YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN…