Kurtuluş Savaşı'nın tek tanığı kaldı

1899 yılında, Konya'nın Sarayönü eşrafından Abdülkadir Bey'in oğlu olarak dünyaya geldi. Sonra savaş patlak verdi. Kurtuluş Savaşı'na 1'inci Tümen Hücum Taburu'nda süvari olarak katıldı.

KONYA - 1899 yılında, Konya'nın Sarayönü eşrafından Abdülkadir Bey'in oğlu olarak dünyaya geldi. Sonra savaş patlak verdi. Kurtuluş Savaşı'na 1'inci Tümen Hücum Taburu'nda süvari olarak katıldı. Dumlupınar, Sakarya ve 2'nci İnönü savaşları ile Büyük Taarruz'da cephedeydi. Tarihi kaynaklara göre Mustafa Kemal, iriyarı bu askere, savaş alanındaki şehitleri taşıması emrini vermişti. Turan'ın, cephelerde 300'den fazla şehidi savaş alanında sırtında taşıdığı biliniyor.
Türkiye, Kurtuluş Savaşı'nın son iki tanığından, 108 yaşındaki Konyalı Veysel Turan'ı kaybetti. Üç asır görmüş Turan'dan geriye aslında anlatmaktan çok da hoşlanmadığı savaş anıları kaldı. Savaşlardaki başarısı Üstün Hizmet Madalyası'yla ödüllendirilen Turan, yaptıklarını anlatırken, böbürlenmekten hoşlanmadığını söylemişti:
"Vazifemizdi yaptık. Bunda övünülecek bir şey yok. Şimdi kudretim olsa, memleketimiz bir tehlikeyle karşılaşsa, yine aynı şeyleri yaparım. Afyon'da, Sakarya Meydan Muharebesi'nde, Eskişehir'de, 2. İnönü Savaşı'ndaydım. Büyük Taarruz'da bozguna uğrayan Yunan kuvvetlerini İzmir'e kadar takip ettik. Bazen 100 atlıyla başlardık savaşa, 8-10 kişi kalırdık geriye. Ölülerimizi defnetme fırsatı bile bulamadan, yeni bir cepheye doğru sürerdik atımızı."
Zaferden sonra savaş, Veysel gazinin peşini bırakmamış, geceleri kâbusla uyanmıştı: "Geceleri gözlerime uyku girmezdi. Ya bu savaşı kaybedersek, ya elimizdeki bu son toprak parçası da giderse, ya teslim olur da esaret içinde yaşarsak diye kâbuslar görürdük. Şimdi hasta, yaşlı ve yorgun bir adamım. Ama hiç olmazsa başımı yastığa koyduğum zaman rahat uykulara dalıyorum. Mustafa Kemal Paşa'yı defalarca gördüm. Hep yorgun ama dimdik ayaktaydı, keşke bu dünyadayken o da birazcık dinlenebilseydi."
Savaş sonrası Sarayönü'nde çiftçiliğe başlayan Turan, en çok istediği 'komutanların kendisini gelip görmesi' arzusuna kavuşamadan yaşama gözlerini kapattı.
Yedi çocuk, 25 torun sahibi Turan 16 yıl önce eşini kaybetti. O da, kızının Selçuklu ilçesindeki evine yerleşti. Romatizma ve kireçlenmenin yanı sıra, kalp ve böbrek yetmezliği, bronşit, tansiyon, şeker, prostat ve bel fıtığı olan Turan, bir yıldır da konuşamıyordu. Cuma akşamı kalp yetmezliği ve tansiyona bağlı olarak fenalaştı. Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Serum tedavisi uygulandı. Ancak dün sabaha karşı saat 04.00 sıralarında hayatını kaybetti.
Ölümü son gaziye söylenmedi
Turan dün Selimiye Camii'nde Vali Yardımcısı Nevzat Dalkıran, Garnizon Komutanı Tümgeneral Uğur Uzal, Konya 3'üncü Ana Jet Üs Komutanı Tuğgeneral Atilla Özler ile birçok siyasetçinin katıldığı bir cenaze töreniyle uğurlandı. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer başsağlığı mesajında, "Her zaman saygı ve gönül borcuyla anacağız" dedi.
Turan, Üçler mezarlığında toprağa verilirken, ölümü, son İstiklal gazisi 109 yaşındaki Yakup Satar'a söylenmedi. Eskişehir'de yaşayan Satar'ın kızları, haberi üzülmemesi için babalarına duyurmadıklarını söyledi. Satar, son gazi olarak kaldığından habersiz, dün gençlere sesleniyordu:
"Atatürk bize hep sürekli birlik olmamızı söylüyordu. Çünkü düşman bunu istemiyordu. Bu yüzden birlik olun, küsmeyin."