Kuzay Irak'ta eski DTP'li vekillere eleştiri yağmuru

Kuzay Irak'ta eski DTP'li vekillere eleştiri yağmuru
Kuzay Irak'ta eski DTP'li vekillere eleştiri yağmuru
Kapatılan DTP'li milletvekilleri Erbil'de sert eleştirilerle karşılaştı: 'Apo böyle dedi' diyorsunuz, iradenizi niye ortaya koymuyorsunuz




Ramazan YAVUZ

ERBİL - Kapatılan DTP’li milletvekilleri ve belediye başkanları, Irak'ın Erbil Kenti'nde akademisyenler, yazarlar ve gazetecilerin katıldığı bir toplantıda, sert eleştirilerle karşılaştı. DTP’lilere Abdullah Öcalan’ın isteğiyle Meclis’te kaldıkları hatırlatılarak, “Kendi iradenizi niye ortaya koymuyorsunuz. Hep Apo şöyle dedi, Apo böyle dedi diyorsunuz. Üç ülkeyle savaş halindesiniz. Bizi de mi bu savaşa dahil etmek istiyorsunuz?” eleştirileri yöneltildi.
Türkiye’den göç edenlerin yaşadığı Mahmur Kampı’nda dün miting düzenledikten sonra geceyi kampta geçiren kapatılan DTP’nin Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır, Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Binici, Van Milletvekili Özdal Üçer ile Şırnak Belediye Başkanı Ramazan Uysal, Uludere Belediye Başkanı Şükran Sincar, kapatılan DTP’nin eski MYK üyesi Hatice Çoban, Erbil’de Stratejik Araştırmalar Merkezi tarafından düzenlenen bir toplantıya katıldı.



-BİZ KÜRTLER BİRLİK OLMALIYIZ-



Kuzey Irak’tan akademisyenler, yazarlar ve gazetecilerin katıldığı DTP’nin kapatılması, Türkiye-Kuzey Irak ilişkilerinin değerlendirildiği toplantıda Kürtçe konuşan Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır, Ortadoğu’da sınırlar çizildiği zaman Kürtlerin 4 parçaya bölündüğünü söyledi. Bayındır, şöyle dedi:
“Kürtlerin sınırlarla birlikte Kürtlerin yüreği de dörde bölündü. Kürt milleti zulüm altında kaldı. Suriye sınırına mayınlar döşendi. Kürtleri birbirlerinden uzaklaştırmak istediler. Ancak Kürtler kendilerini unutmadılar. Türkiye’deki Kürtler yüzyıldır haksızlığa karşı isyan ettiler ancak bu isyanlar katliamlarla bastırıldı. Kürtlerin her zaman birlik olması gerekiyor. Kürtler özgürlük ruhundan asla vazgeçmez, Kürtlerin tarihi hepsi birbirine bağlıdır. Türkiye’deki Kürtler direnerek bir yerlere geldiler. Kürtler kendi iradeleriyle Parlamentoda ikinci kez yeraldı. Ama, Kürt sorununun çözülmesini isteyen partileri kapatıldı. Dünya alem içindeki sorunlarını barışla, diyalogla ve akılla çözüyor. Türkiye’de bu ülkeleri örnek almalı. Sadece konuşmakla bu işler olmuyor. Bizler Kürt sorununun çözümü için her zaman çalışmalarımızı sürdüreceği. Biz Kürtler birlik olup birbirimizin hakkını savunursak Bütün dünyada bizi dinler ve bahseder.”



SERT ELEŞTİRİLER ŞOKE ETTİ



Bayındır’ın konuşmasından sonra sorulara geçilen toplantıda, gazeteci ve yazar Hasan Mustafa, “Türkiye’deki Kürtler zorluk çekti bunu biliyor ve hak veriyoruz. Ancak Türkiye’deki Kürtler 3 ülkeye karşı (İran, Suriye ve Türkiye) cephe açmış durumda, savaşıyor. Bizi de mi bu savaşa, bu cepheye dahil etmek istiyorsunuz? Sizin niyetiniz bu mu? Bizim de kendi halkımıza karşı bir sorumluluğumuz var” diye konuştu.
Araştırma merkezinde siyaset bilimi üzerine araştırma yapan Hemin Mirani ise, “Demokratik açılım için 12 Eylül Anayasası’nın değişmesi gerektiğinin farkındayız ve biliyoruz. Ancak bu açılımdan da faydalanmak gerekiyor. AKP de bir açılım yapmak istiyor ve AKP’de sadece Cemil Çiçek yoktur. Ahmet Davutoğlu gibi iyi niyetli kişiler de var. O yüzden sertleşmemek gerekiyor. Siz de sert tutumunuzu biraz yumuşatmanız gerekmez mi? Katı milliyetçilik yapıyorsunuz. Biraz yumuşamanız gerekli. DTP kapatıldıktan sonra Meclis’e istifa dilekçelerini vermeye hazırlanan milletvekilleri Öcalan’ın çağrısı üzerine bundan vazgeçti. Sayın Ahmet Türk de Meclis’te yaptığı konuşmada Öcalan’ın ifadesi üzerine Meclis’te kaldıklarını belirtti. Siz, kendi iradenizi ve milletin iradesini neden ortaya koyamıyorsunuz? Neden hep Apo şöyle dedi, Apo böyle dedi diyorsunuz. Biraz kendi iradenizle hareket etmeniz gerekmiyor mu?” diye sordu.



MİLLETVEKİLLERİ ŞOKE OLDU



Hasan Mustafa ile Hemin Mirani’nin sert eleştirileri üzerine salonda buz gibi bir hava eserken, esi DTP’li milletvekilleri şoke oldu. Milletvekili Sevahir Bayındır, eleştiriler ve soruları cevaplamak için söze Van Milletvekili Özdal Üçer’e verdi.
Kürtçe konuşan Üçer, dünyadaki bütün halkların özgür olmak istediğini, Kürtlerin de bütün isteklerini dile getiremediğini önlerine engeller konulduğunu söyledi. Üçer, daha sonra şunları söyledi:



-TÜRKLÜĞÜ KABUL EDERSEK HERŞEY OLABİLİRİZ-



“Biz özgürlüğümüzü istiyoruz dediğimizde, bize siz kimsiniz diye soruyorlar. Biz Kürdüz dediğimizde bize siz özgür değil misiniz diyorlar. Hayır özgür olmadığımızı söylediğimizde, siz Kürtler her şey olabiliyorsunuz diyorlar. Hayır biz kendi kimliğimizle her şeyi yapamıyoruz. Ancak biz Türklüğü kabul edersek her şey olabiliriz. Biz zaten adil bir şekilde de parlamentoya giremedik. Kendi partimizle giremedik. Eğer Anayasa değişir ve kendi partimizle seçimlere girersek biz, 120 milletvekili bile rahat çıkarırız. Demokrasi diyorlar ama Anayasayı değiştirmiyorlar. AKP diyor biz Türkiye’deki bütün halkları kabul edeceğiz. Bunu söylüyor ama Kürtleri kabul etmiyor. Kürtçe okullara karşı çıkıyorlar, gençlerimizin üniversitede Kürtçe eğitim görmelerini istiyoruz, onlar Kürtçe akademi açarız ama ismini Kürtçe koymayız diyorlar. Sadece yaşayan diller enstitüsü deriz. Çocuklarınız özel kurslara gitsin diyorlar. Biz çocuklarımızın kendi alfabeleriyle eğitim almalarını istiyoruz, onlar ise bize bu hakkı vermiyor.



KÜRT MÜCADELESİ MEŞRUDUR


BDP’siz, PKK’siz, Sayın Öcalan’sız Kürtlerin sorunu çözülemez. Bütün siyasetçiler teröristtir, Mahmurlular teröristtir, çocuklar, gençler teröristtir, PKK teröristtir diyorlar. Biz bunu asla kabul etmeyiz. Kürt mücadelesi meşrudur. Eğer terörizmden bahsedeceksek Devlet teröründen de bahsetmek lazım. Hükümet iki yüzlü bir politika yürütüyor. Bir taraftan demokrasi getireceğiz diyor, diğer taraftan ise partiler kapatılıyor. Gerçekten demokrasiyi isteyenler Anayasayı önce değiştirir ve Kürt varlığını kabul eder.”



AKP’LİLER BURAYA GELİP SİZİ KANDIRIYOR



Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Binici, Kürt sorununun Türkiye’de yüz yıldır bulunduğunu, zaman zaman çözüm konusun da ele alındığı, ancak Kürt siyaseti öne çıktığında bundan vazgeçildiğini ileri sürdü. Binici, “1921 Anayasası Türkiye’yi Türkler ve Kürtler inşa etti diyor. Türkler ve Kürtler o Anayasa’da eşittiler. 1923’te ise Anayasa değiştirildi. Kürt ismi ve hakları kaldırıldı, şimdiye kadar da verilmedi. 2002 yılından beri ise Türkiye’de siyaseti AKP yürütüyor. AKP hükümeti diliyle bir şeyler söylüyor ama yürekleri ise bu dillerini onaylamıyor. Yani yürekten istemiyorlar bu sorunların çözülmesini. Bir kandırmaca vardı ve Kürtler bunu fark etti. 2009 yerel seçimlerinde ise bu politikaya karşı büyük bir cevap verdi. Kürtler artık bizi kandıramazsınız diyor. Haklarımızı verin diyor. Ne zaman ki Kürtler haklarını istemeye başladı DTP’de o zaman sistemin hedefi oldu. Başta 53 görevlimiz gözaltına alınıp hapse atıldı. Bugüne kadar da yargılanmadılar. Bizim için 4 parça Kürdistan aynıdır, birbirinden farklı değildir” dedi.
Şırnak Belediye Başkanı Ramazan Uysal, Kuzey Irak’a gelen AKP’lilerin her söylediğinin doğru olmadığını belirerek, “AKP’liler buraya gelip sizleri kandırıyor bunu bilin. Dilleri ve yürekleri aynı değildir” dedi.



SORU İSTEMEDİLER



Sert eleştiriler üzerine Sevahir Bayındır, Kürdistan Parlamentosu Başkanı Kemal Kerkuki’yi ziyaret edeceklerini belirterek, artık soru sorulmamasını istedi ve toplantıdan ayrıldı.



KÜRT PARLAMENTO BAŞKANINI ZİYARET ETTİLER



Milletvekilleri ve Belediye Başkanlarından oluşan heyet daha sonra Kürt Parlamentosu Başkanı Kemal Kerkuki’yi ziyaret etti. Kemal Kerkuki ile yaklaşık bir saat süren görüşmeye gazeteciler alındı. Görüşmeden sonra Milletvekillerini ve belediye başkanlarını kapıya kadar ugurlayan Kemal Kerkuki, parlamento binası önünde hatıra fotoğrafı çektirdi. Burada gazetecilerin sorularını yanıtlayan Sevahir Bayındır, İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın Irak ziyaretinden sonra “PKK’nın bölgeden tasfiye edilmesine” yönelik yaptığı açıklamayı değerlendirdi. Bayındır, “Bu iş tasfiye ile olmaz sadece projeyle olur” dedi. Mahmur Kampın’daki incelemeleriyle ilgili bir rapor hazırlayacaklarını ve bunu kamuoyuna açıklayacaklarını da söyleyen Bayındır, Stratejik Araştırmalar Merkezi’ndeki toplantıda kendilerine sorulan sorularla ilgili ise yorum yapmaktan kaçındı. (dha)